“Analitik” ve “meditasyon” kelimeleri yan yana garip duruyor farkındayım. Tibet geleneğinde fazlaca yer tutan analitik meditasyon, derin farkındalıklar sağlamak ve değişim yaratmak için oldukça etkili bir yöntem. 

Bu teknik, belli bir konuda derin farkındalık ya da bilgelik kazanmak amacıyla uygulanır. Belirlenen bir konuda kişi zihninde değişim yaratmak istiyorsa, düzenli yapacağı analitik meditasyonlar ile bu değişimin yavaş yavaş gerçekleştiğini görebilir. 

Analitik meditasyonu konuşmadan önce öğrenmekten derin farkındalığa yani ustalığa giden yola bakalım. Bilmekten idrak etmeye giden yolda Tibetliler Go, Nyam ve Tok şeklinde üç adımdan bahseder. 

İlk adım: Go

Bu adım bilişsel öğrenmeyi temsil eder. Teorik bilgiyi, bilgi olarak öğrenmektir. 

Değişimin başlaması için gereklidir ancak değişimin ilk adımıdır ve tek başına yeterli değildir. Bunu hayatımızda da görürüz. Hepimiz biliriz ki öfke zararlıdır, stresin fazlası hasta eder, şefkat ve hoşgörü önemlidir, sevgi ve iyilik yaşamın özüdür. Bu bilgiler çoğumuzun bildiği ve kabul ettiği gerçeklerdir. Ancak bunları bilişsel düzeyde bildiğimizde, bilen kişi oluruz fakat bilge kişi olmayız. “Biliyorum ama yapamıyorum.” cümlesini sık kullanmamızın asıl nedeni budur. 

İkinci adım: Nyam 

Bu adım tecrübe etme ya da deneyimlemedir. Bildiklerimizi, pratiklere dökerek yavaş yavaş deneyimleme, test etmek demektir. Tibet geleneğinde bu adım analitik meditasyonla yapılır. Yani bilişsel olarak bilinen bir konuda, muhakeme yaparak, mantık yürüterek, zihni bu konuya alıştırmak demektir.

Canlandırmalar yaparak, senaryolar üreterek ve onların üzerinden kişinin kendi hayatında, düşünce ve davranışlarında, geçmişinde bu tür senaryoların nasıl sonuçlandığını sorgulayarak farkındalık sağlanır. Kişi kendine, düşüncelerine ve davranışlarındaki örneklere döner. Bu durumlarda başka alternatifler olabilir miydi sorusu üzerinden yine canlandırmalar ve senaryolar uygulanır. 

Üçüncü adım: Tok 

Önce bilişsel öğrenen zihin, meditasyonla tecrübe eder ve bunu o kadar sık tekrarlar ki, artık zihin bu konuda derin farkındalığa erişir. Bizim tanımımızla kişinin karakteri değişir. Nyam adımında denediği, tecrübe ettiği şeyleri, spontane bir şekilde kendiliğinden hisseder ve uygular hale gelir. Yani bilinçsiz usta olur. Bu adım derin farkındalığın gerçekleşmesidir. Bilginin kişinin özüyle birleşmesidir. Bilgeliktir.

Analitik meditasyon nedir? 

Analitik meditasyon tekniği Tibet Budizmi’nde geniş yer tutar. 

Bu meditasyon türü özünde “reasoning” yani “muhakeme-mantık” içerir ve zihnin alışık olduğu düşünce ve duyguları düzenlemek için kullanılır. 

Tibet Budizmi’nde zihin ve zihnin doğası ile ilgili binlerce yazılı kaynak ve pratik vardır. En nihai amaç aydınlanmak yani uyanmaktır. Yani zihni saf, temiz, bilen ve kendiliğinden farkında haline doğru evirmektir.

Bu kaynaklara göre; “Zihin alışkanlıklar edinir ve hayatı bu alışık olduğu düşünce ve duygularla deneyimler. Zihin şefkate alışıksa, şefkatin avantajlarını içselleştirip onu sıklıkla kullandıysa, kişi benzer durumlarda kendiliğinden şefkat gösterir.

Zihin öfkeye alışıksa, zihinde öfkenin dezavantajları kuvvetli, sabrın avantajları zayıfsa, yine bu alışkanlıkla hareket eder ve öfkeyi sık deneyimler. Oysa düzenli analitik meditasyon yapıldığında, zihni daha fazla deneyimlemek istediğiniz duygu ve düşüncelere alıştırmak mümkündür. Yine daha az deneyimlemek istediğiniz duygu ve düşünceleri ise zayıflatmak mümkündür”. 

Peki bu değişim nasıl olacak? 

Aslında analitik meditasyon ruhani bir çalışma değildir. Mantık temellerinde çalışır. 

Örneğin, ben öfkeli bir insansam demek ki öfke duygusu zihnime yerleşmiş ve güçlü. Ve ben bu duyguyu sık kullanıyorum. Çünkü zihnim öfkeye alışık ve benzer durumlarda alışık olduğu duyguyu bana yaşatıyor. Oysa ki öfke duygusunun dezavantajlarını parçalara bölüp (öfke anında alınan kararlar genellikle hatalı olur, öfke sık deneyimlendiğinde beden sağlığını olumsuz etkiler, öfke ilişkileri kötü etkiler, öfke kin ve nefret duygularına zemin hazırlar) her gün bir parçayla ilgili meditasyon yaparsam, zamanla zihinde öfkenin zararları konusunda bir bilgelik oluşmaya başlar. Zihin yavaş yavaş öfkeyle ilgili dayandırdığı yanlış inançları değiştirir. 

Mesela şefkat üzerinde çalışıyorsa, çalışmaya başlamadan önce şefkat hissetmediği bir durumda kendiliğinden, içinde düşünsel bir süreç olmadan şefkat hissetmeye başlar kişi. Ya da eskiden onda öfke uyandıran aynı durumda, kendiliğinden, çabasızca sabır göstermeye başlar. “Tok” artık çalışılan konuda idrakın gerçekleştiği anlamına gelir. Kişinin geri dönüş yaşamaması için bu bilgeliği koruması gerekir. Yani analitik meditasyonlara, eski sıklıkta olmasa da devam etmesi, zihnin bakımını yapması gerekir. 

Nasıl analitik meditasyon yapacağım? 

Öncelikle çalışmak istediğiniz konuları belirlemeniz gerekir. Genelde konular bir çok kişi için benzerdir ve bunlar için hazır analitik meditasyonlar vardır. Öfke, endişe, stres, minnet, şefkat, hayatın kıymeti gibi hazır meditasyon konularından yararlanabilirsiniz.

Analitik meditasyon pratikte bir meditasyon eğitmeni ile birebir ya da hazır ses kayıtlarından yararlanarak yapılabilir. Çünkü kendi kendinize bir konuda derinleşmek isteseniz de “şimdi neyi düşüneceğim” sorusuyla karşılaşırsınız. Tek bir soru üzerine meditasyon yapmak isteseniz bile zihin dağılacaktır. 

Birinin size dışarıdan bir ses ile yönlendirme yapması daha etkilidir. Siz sadece dinlersiniz. Dış ses, zihninizin düşüncelere dalması, konudan uzaklaşması durumlarında da sizi ana ve meditasyona geri getirmeye yardım eder. 

Analitik meditasyon öncesinde kısa bir mindfulness meditasyonu ya da konsantrasyon meditasyonu yapmak önemlidir. Zihin sakinleştiğinde, beden gevşediğinde ve dikkatin kalitesi yükseldiğinde, muhakeme ve derinleşme yeteneği de artar. 

Küçük bir not

Yazının sonuna gelirken bir not bırakmak istiyorum. Mindfulness da dahil olmak üzere bir çok çalışmada ve terapide “Hoşumuza giden ya da hoşumuza gitmeyen tüm duygular normaldir ve yaşanmalıdır” der. Bu yazıda verdiğim örneklerde öfke, endişe gibi hoşa gitmeyen duyguları yok etmeye yönelik çalışmadığımızı bilmenizi isterim.

Bu duygular da gereklidir ve insan olmanın hallerindendir. Ancak fazla ve kronik yaşanması hepimizin bildiği üzere ruh sağlığını ve hayat kalitesini etkiler. Analitik meditasyonda da amacımız bu duyguları bastırmak değil, onlarla yeni ve sağlıklı ilişkiler kurabilmektir. 

Evet, bilmekten idrak etmeye giden yol Tibet’te Analitik meditasyondan geçiyor. Belki bize de bilen kişiden bilge kişiye evrilme konusunda ilham verir bu yazı.