İçeriğindeki yüksek antioksidan seviyesi nedeniyle popüler olmaya başlayan aronya meyvesi sağlık tutkunlarının yeni gözdesi haline geldi. Ülkemizde de yetiştiriciliğine başlanan bu mucizevi bitkiyi beslenme planınıza eklemeniz için pek çok neden var.

İşte aronya meyvesi hakkında bilmeniz gerekenler!

Besin değerleri

Kökeni Kuzey Amerika’ya dayanan bu meyve, yerliler tarafından soğuk algınlığı semptomlarının tedavisinde kullanılıyor. Oldukça düşük kalorili bir meyve olan aronya yüksek miktarda lif, C vitamini, K vitamini ve magnezyum barındırıyor. Bunlara ek olarak içeriğinde folik asit, demir, A vitamini ve E vitamini de bulunuyor.

Fakat aronyanın bu kadar popüler olmasının nedeni, koyu mavi renginin de kaynağı olan antioksidanlardır.  

Güçlü antioksidan deposu

Vücutta oksidatif stres yaratan, ayrıca kanserin, kronik hastalıkların ve kalp hastalıklarının da temel nedenlerinden olan serbest radikallere karşı vücudumuzu koruyan antioksidanlar sağlığımız için oldukça önemlidir. Tüm mor-mavi besin grubu gibi antioksidan kaynağı olan aronyanın adını bu kadar fazla duyurmaya başlamasının temel nedeni içeriğindeki antioksidanların oldukça güçlü bir gruptan olmasıdır. Fenolik asitlerin, antosiyaninlerin ve flavanoidlerin de dahil olduğu polifenol olarak adlandırılan bu grup antioksidanların, serbest radikallerin aktivitelerini durdurabildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ayrıca vücuttaki oksidatif stresi de azalttığı da benzer çalışmaların sonucunda ortaya çıkmıştır.

Antioksidan etkisinin yanı sıra anti-enflamatuar ve anti-bakteriyel etkileri de vardır.

Kansere karşı etkili

Hayvanlar üzerinde yapılan bilimsel bir çalışmada, aronya özünün ilk 24 saatte kolon kanseri hücrelerini yüzde 60 oranında durdurabildiği ortaya çıkmıştır. Benzer şekilde hayvanlar üzerinde yapılan başka bir araştırmada ise oksidatif stres kaynaklı göğüs kanserinin oluşumunu da yavaşlattığı saptanmıştır.

Kalp sağlığını destekliyor

Zengin antioksidan içeriği nedeniyle kalp sağlığına da olumlu etkilerde bulunuyor. Yüksek kolesterol, tansiyon ve trigliserit oranlarının dengelenmesini sağlayan aronya kalp hastalıkları ve diyabet olasılığını da azaltıyor.  

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Antibakteriyel özelliği de bulunan aronya meyvesi bakterilerin üremesini engelliyor. Ayrıca içeriğindeki enflamasyon karşıtı maddeler de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyor. Buna ek olarak virüslere karşı da etkili. Fareler üstünde yapılan bir deney aronya meyvesinin içeriğindeki maddelerin influenza virüsüne karşı etkili olduğunu ortaya koymuştur.

Nasıl tüketilir?

2012 yılından beri ülkemizde üretilen aronya meyvesinin tadı kekremsidir. Taze, kuru, püre, şurup, çay, şarap ve meyve suyu olarak tüketilebilen aronya meyvesinin özü besin takviyesi olarak da bulunabiliyor. Fakat uzmanlar, aronyadan maksimum fayda sağlayabilmek adına taze halde veya taze sıkılmış meyve suyu olarak tüketmeyi öneriyor.