Çoğumuz, hayatımızın bir aşamasında masum başlamış bir sevgiyi ekşitmişizdir. Kavgalar, o duvardan bu duvara fırlatılan küçüklü büyüklü eşyalar, içerde kopan çeşitli şiddetlerde fırtınalar ve her şeye rağmen ayrılamamalar…

Büyük aşklarla başlayan ilişkiler bile, bir yerden sonra bozulmaya başlayabiliyor… İlişkileri eskitmek ve ekşitmek çok kolay ve genellikle olan da bu! Ya ayrılamadığı için ite kaka devam eden bir süreç; ya sıradanlaşan ve sıkıcılaşan bir ilişki ya da kaçınılmaz hazin son: Ayrılık!

Aşık olduktan sonra kaçınılmaz olan, bir süre sonra aşık olduğun Tanrı’nın/Tanrıça’nın insani yanlarıyla karşılaşmak ve yeryüzüne doğru inişe geçiş süreci. Bu aşama birbirini suçlamayı bırakma, iki taraf için de doğru bir iletişim yolu yakalama, karşındakini anlamaya çalışma, kendini her geçen gün yeniden programlama ve duygusal zekâyı yükseltme süreci… Esas beceri, aşkı yaşatmak adına ilişkiye başladıktan sonraki bu zahmete katlanmak bana sorarsanız.

Nitelikli ilişkileri, nitelikli duygular ve nitelikli davranışlar yaratır. Bu yüzden, her şeyden önce kendi duygularımızı tanımamız, hangi duyguların hayatımızı domine ettiğini fark etmemiz ve o duyguları nasıl yönetebileceğimizi iyi anlamamız çok önemli.

İlişkilerin yıpranması engellemek için hangi kuralları benimsemeliyiz?

1. Meditasyon yapın

Huzurlu bir ilişkiyi, huzursuz ve dolu bir zihinle kuramazsınız. Dolu bir zihin negatiflik üretmeye hazırdır. Negatif yanınız ilişkinizi olumsuz yönde etkiler. Meditasyon, zihni boşaltmanın en sade yoludur. Zihniniz rahatlarsa, olayları çok daha net ve objektif bir biçimde değerlendirebilir, normal şartlarda tepki vereceğiniz konularda soğukkanlılığınızı koruyarak daha rahat iletişim kurabilirsiniz. Düzenli meditasyonun pek çok sayısız faydasından biri de bu.

2. Değişime ve eleştiriye açık olun

Değişime ve eleştiriye açık olmak ilişkinizi taze tutar. Kendini yenilemek, olumsuz yanlarının farkında olmak ve değiştirmeye yönelmek kolay olmasa da sağlam bir ilişkinin püf noktası. Biz Özev’ler olarak ayda bir kere yuvarlak masa yapar, herkesin birbirinden memnun olmadığı konuları konuşurduk. Küçükken bu toplantıların değerini haliyle çok anlamaz, üzülerek o masadan ayrılırdım. Fakat şimdi ne kadar önemli bir şey yaptığımızı anlıyorum…

Eleştiriye açık olup, eleştirileri duyup, değiştirme olgunluğunu göstermek sanırım en zoru… Örneğin, ilişkilerde çoğu zaman taraflar birbirlerini kendi istedikleri kalıplara sokmaya ve kendilerine benzetmeye çalışırlar. Aslında bunu yaparken ne kadar anlayıştan uzak olduklarını fark edemez ve karşılarındakini suçlamaya devam ederler. Bu davranış biçimi genellikle tarihin tekerrür etmesine sebep olur.

3. Rutininizin dışına çıkın

Günlük rutini kırıp, şaşırtmak da ilişkinize can katar. Çıkarken çantasına aldığı muzun üstüne onu ne kadar sevdiğinizi yazmak veya bilgisayarına post-it’le bir not bırakmak bile onu gülümsetmeye yetecektir… Burada dikkat etmeniz gereken, kendinize yapılmasını istediğinizi değil, onu mutlu edecek sürprizleri ayırabilmek… Çünkü genellikle hediye alırken de sürpriz yaparken de bu konuda yanılabiliyor ve karşımızdakine yaşatmak istediğimiz sevinci gözlerinde göremeyince üzülüyoruz.

4. Birbirinizin topraklarına fazla girmeyin

Her insan evladının kendi alanına ihtiyacı var. Fazla müdahaleci olmayın. Aşk birliğe sürüklediği için insan sevgilisiyle bir olmak istiyor haliyle. Fakat zaman içinde bu sıkıcı bir hal alıyor. Aşırı yaklaşmak ve iki ayrı birey olduğunu unutmak haliyle tartışmalara sebep oluyor. Sınırlarınızı belirleyin ve sınırlarınızın tehdit edildiği zaman (müdahale etmek gibi) onu kibarca uyarın. Onu da kendisi olmaya bırakın.

5. Tartışın

Duygularını ifade edemedikleri için Finlandiya’da birçok erkek ortada hiç bir sorun yok gibi görünürken evlerini bir anda terk ediyorlar. Konuşmak, tartışmak, kendini gizlememek önemli. Bazen “nasıl olsa anlamaz” diye düşünerek tartışacak gücü bulamıyor insan. Ama tartışmak, üstünü örtüp halı altına ittirmekten, tolere etmekten çok daha iyi sonuç veriyor. Duygularınızı dile getirirken, tartışmalarınızı hakarete çevirmemeye özen göstermeniz çok önemli. Çünkü ilişkide saygıyı yitirdiğiniz anda geri dönüşü zor bir yola giriyorsunuz…

6. Finansal açıdan özgür olun

Ben, finansal olarak her iki tarafın da özgür olmasının, kaliteli bir ilişki ve aşkı yaşatmak açısından çok önemli bir etken olduğuna inanıyorum.

7. Romantizmi ihmal etmeyin

Uzun soluklu birliktelikler, bir süre sonra rutine dönüyor. Hele ki çocuklar da varsa!.. Her ne kadar uzun zamandır birlikte ya da evli olsanız da, bu romantik bir yemeğe veya baş başa bir tatile çıkmanıza, flört ederken yaptıklarınızı yapmanıza engel olmasın.

İlişkiler, uzun soluklu bir konu. Onun için, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Yaşama sevinciyle dolduğunuz, hem ikili, hem sosyal ilişkilerinizi iyileştirmeye kendinizden başladığınız mükemmel bir hafta sonu diliyorum! 🙂

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz: