Meditasyon, bol stresli günlük hayatların imdadına yetişen doğal bir sakinleşme yöntemidir. Yoğun programlarımız içerisinde sürekli koşturuyor, bir şeylere yetişmeye çalışıyoruz. Bu koşturmacanın arasında yavaşlamayı, tüm düşüncelerden arınıp kendi içimize dönmeyi ihmal ediyoruz.

Oysaki an’da kalmalı, derin nefeslerle ruhumuzun derinliklerine inmeliyiz. Bakalım derinlerden ne düşünceler gelecek, hangi korkularla yüzleşeceğiz?

Meditasyon öncesi var olan endişenin, meditasyon sonrası mutlu ve rahat bir yüz ifadesine dönüşmesi muhteşem bir süreçtir. Üstelik bu gerçek mutluluğu sürdürülebilir kılmak da mümkün. Çünkü beyin yeniden şekillendirilerek mutlu olma kapasitesi artırılabiliyor, hatta yeniden mutlu olmayı öğrenebiliyor.

Yaptığımız kısa tatiller gibi küçük kaçamaklar elbette güzel ama bize, karşılaştığımız sorunlara dayanma gücü vermez. Yapılan bir araştırma gösteriyor ki, en rahatlatıcı tatilin etkisi bile yalnızca 2 hafta sürüyor. Oysaki meditasyon, sırf bir plajda güneşlenmek için yapılan onca harcamaya göre çok daha ekonomik bir yol! Ayrıca meditasyonun daha uzun süreli mutluluk verdiğine dair araştırmalar da mevcut.

Psikologların deyimiyle herkesin farklı bir bir mutluluk referans noktası var. Eğer kendinizi mutlu hissetmiyorsanız işte size güzel haber; psikologlara göre düşük olan mutluluk referans noktası değiştirilebilir. Yeni nöronlar üreterek beynimizi, daha mutlu olmak için eğitebiliriz. Meditasyon, size daha fazla mutluluk verebilir. Yani bu harika his için üst limit yok! Muhteşem değil mi?

 Meditasyonun mutluluk verdiğini kanıtlayan bazı araştırmalar:

  • Nörobilimci Sara Lazar’ın çalışması, meditasyonun, beynin endişe ve korkuyu kontrol eden amigdala bölgesini küçülttüğünü gösteriyor.
  • California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma ise; meditasyonun, vücuttaki kortizolu, yani stres hormonunu azaltmada etkili olduğunu gösteriyor.
  • Richard Davidson, John Kabat-Zinn ve Wisconsin Üniversitesi’nden bir grup uzman, stres altında olan birkaç biyoteknoloji uzmanını kendi geliştirdikleri 8 haftalık Kabat-Zinn programına dahil ediyor. Program sonucu ise çok başarılı; programı tamamlayanlarda, tamamlamayanlara göre beynin prefrontal korteksinde yani mutlu ve sakin tarafında daha fazla hareketlilik olmuş.
  • Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada ise, meditasyonun anksiyete ve depresyon semptomlarına karşı antidepresan ilaçlarına benzer bir görev görerek beyinde rahatlama yarattığı açıklanmış.
  • Zihnimiz düşünceler içerisindeyken, genellikle endişe ve kaygı duyar, bu nedenle daha az düşünce içerisinde olmak daha fazla mutluluk ile ilişkilendirilir. Harvard’da yapılan bir araştırmaya göre insanlar an’da kalmayı tecrübe ettiklerinde kendilerini daha mutlu hissettiklerini dile getirmişler. An’da kalmak mutluluğa giden ilk adımda iyi bir yol!




BLOOM SHOP