YAZAN: DİLA ATTEPE

Ailedeki en büyük kızlar, toplumdaki kültürel normların da etkisiyle birçok sorumluluk altında kalır ve tüm ailenin yükünü sırtlanmak durumunda olabilirler. Psikologlar bahsettiğimiz bu kadınların muzdarip olduğu duruma resmi olmayan bir terim olan Büyük Kız Kardeş Sendromu adını vermişler. Peki bu sendrom nedir ve nasıl ortaya çıkar?


Büyük Kız Kardeş Sendromu nedir?

Büyük kız kardeş sendromu duygusal zekaya ve yaş avantajına sahip oldukları için kadınlara genç yaşlardan itibaren aile dinamiğini yönetme konusunda resmi olmayan roller ve beklentiler dayatılmasıyla çıkmıştır. Bir psikolojik rahatsızlık ya da tıbbi sorun olmayan bu olgunun kökleri geleneklere, kültürel normlara, aile dinamiklerine ve bireysel deneyimlere dayanır. Ailedeki en büyük kız, bu anlayışın ışığında sorumluluk sahibi, aile içinde barışı sağlayan ve karışıklığı çözen kişi olarak atanır.

Doğum sırası teorisi ve en büyük kız olmak

1900’lerin başında, Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler tarafından ortaya konan doğum sırası teorisi, çocukların doğduğu sıranın kişilikleri ve karakteristik özellikleri üzerinde etkili olduğunu savunur. Bu, doğum sırası veya cinsiyet ön yargısı nedeniyle ebeveynlerin bilinçaltında sizden neler bekleyebileceğini veya beklemeyeceğini kapsar. Bu teoriye göre ailede ilk doğan çocuklar nevrotik, muhafazakar ve görev bilincine sahip olma eğiliminde olurlar. Ailedeki en büyük çocuk lider olarak görülür ve diğer kardeşlerine göre daha sıkı bir yetiştirilme süreci yaşayabilir.

Cinsiyet rolleri ve büyük kız kardeş sendromu arasındaki ilişki

Geleneksel toplumlarda evdeki roller hep kesin ve değişmez olmuştur. Büyük Kız Kardeş Sendromu’nun kadınlar arasında bir “sendrom” olarak tanımlanması da tam olarak toplum ve aile içerisindeki cinsiyet rollerinin küçük yaştan itibaren çocuklara empoze edilmesiyle kendini gösterir. Ataerkil bir aile dinamiğinde yaş fark etmeksizin ev işlerini yapması beklenen bütün kızlar geleneksel anlayışın altında ezilen bir toplumun çağ dışı normlarının bir mağdurudur. UNICEF’in yaptığı bir araştırmaya göre, kız çocuklar erkek çocuklara göre %40 daha çok ev işi yapıyorlar.

Kadınların üzerindeki sorumluluklarla ebeveynleştirildiği ev ortamında, en büyük kız çocuk da ikinci bir anne rolünü üzerinde taşıyor. Annenin sağ kolu olarak görülen büyük kız, küçük kardeşlere bakma, ev işlerini yapma, tartışmalar arasında orta yolu bulma görevlerinin altında kalıyor. Büyüyememiş ebeveynlerinin duygusal yükleri de büyük kızların üzerinde oluyor ve adeta tüm aileye ebeveynlik yapmak durumunda kalabiliyorlar. İşte böylesine baskı dolu bir aile ortamında en büyük kızlar, bazı kısımları eksik bir yapbozun içine sığmaya çalışırlar. Yapbozun eksiklerinin tamamlanması da onlardan istenir, yanlış parçaların düzeltilmesi de.

Büyük Kız Kardeş Sendromu kendini nasıl gösterir?

İlk kız çocuklar genellikle üzerlerindeki baskıyı fark etmeden yetişkinliğe erişirler ve bu sendromu geçmişte yaşadıklarının veya yaptıklarının kendileri üzerindeki kötü etkilerini gördüklerinde anlarlar. Büyük kız kardeş sendromuna sahip olduğunuzu gösteren işaretleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Güçlü bir sorumluluk duygusu.
  • Kontrol ihtiyacı hissetmek.
  • Mükemmeliyetçilik.
  • Aynı yaşta insanlarla ilişkilerdeki sorunlar.
  • Aileye karşı kırgınlık hissetmek.
  • Daima başkalarını kendilerinin önüne koymak.
  • İnsanları memnun etme dürtüsü.
  • Kaygı bozukluğu.
  • Depresyon.

Peki kendinizi nasıl iyileştirebilirsiniz?

Kendinize gereken sevgiyi ve bakımı gösterin.  

Etrafınızdakilere kendinizden daha çok öncelik verdiğiniz, onların ihtiyaçlarına yanıt verip kendinizi göz ardı ettiğiniz bir çocukluktan sonra elbette kendine sevgi göstermek, bakım vermek uzak ve yabancı bir terim gibi geliyor. Kişisel bakım herkese göre değişebilir, fiziksel veya ruhsal olabilir. Kendinizi karşınıza alıp sorun: Bana ne iyi gelebilir? Yalnız başına bir gün geçirmek, kendine hediye almak, istemediğiniz bir şeye hayır demek ve dahası, bu sorunun cevabı olabilir. Burada asıl vurgulanan şey, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi dikkate alıp harekete geçmeniz gerektiğidir.

İçinizdeki çocuğa kulak verin.

Büyük kız kardeş olarak birçok travma ve acı verici olayla karşılaşmış olabilirsiniz. İçinizde bu yaraları taşıyan çocuk haliniz hala iyileştirilmeyi bekliyor olabilir. Çocukken ihtiyaç duyduğunuz ne varsa kendiniz için sağlamak öncelikle yaralarınızla iletişim kurmaktan geçer. Yaralı ve ihmal edilmiş taraflarınızla yüzleşmek sizler için zorlayıcı olabilir. Bu yüzden bu yolculuğunuzda bir uzmandan yardım isteyebilirsiniz.

Sınırlarınızı belirleyin.

Çocuklukta sınırları göz ardı edilmiş bir büyük kız kardeş olarak dış dünyaya sınır çizmek çok zor gelebilir. Ancak sınırlarınızı bilmek ve bunları ifade etmek kendiniz için yapabileceğiniz en yararlı şeylerden biridir. Aile içerisinde sorumluluğunuz olmayan şeylere hayır demeyi ve hakkınızı savunmayı öğrenin.



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP