YAZAN: BURCU ERBAŞ

Longevity odaklı tıbbın önde gelen isimlerinden Dr. Frank Lipman‘a göre mitokondrilerimizi korumak, yaşam enerjimizi korumak demek. Konu sağlıklı ve uzun bir yaşam olunca hücrelerin enerji üretim merkezi olan mitokondrilere özel bir anlam yükleyen Lipman’a göre bu organeller beden için sadece enerji üretmekle kalmaz, aynı zamanda kronik hastalıkların önlenmesi ve yaşam kalitesinin korunmasında da kritik bir rol oynarlar. Nitekim bedenimizdeki çoğu değer gibi mitokondrilerin sayısı da bizler yaş aldıkça giderek azalır. Peki bedenimizin en ihtiyaç duyduğu anda düşen mitokondri sağlığımızı nasıl koruyup yükselteceğiz? Dr. Lipman’ın önerdiği, bilimsel araştırmalarla desteklenen aşağıdaki 10 takviye kısa vadede enerji seviyelerimizi yükseltmek uzun vadede ise iyi yaş almak için elimizdeki en etkili araçlar olabilir.


Dr. Frank Lipman kimdir?

Dr. Frank Lipman, longevity alanında uzmanlaşan klinik doktor, fonksiyonel ve bütünsel tıp uzmanı, çok satanlar listelerine pek çok kez giren 7 sağlık kitabının yazarı ve konuşmacıdır. 40 yılı aşkın kariyerinde hastalıkları sadece iyileştirmekle yetinmeyen, kök nedenlerine inerek kesin bir çözüm sunmayı hedefleyen bütünsel ve kişiselleştirilmiş bir sağlık anlayışı geliştirmiştir.

Geliştirdiği uzun yaşam odaklı tıp anlayışının üç kolu ölçme, müdahale etme ve kontrol etmedir. Biyo-belirteçlerin yüksek teknolojiler ile ince detayına kadar ölçülmesi güncel sağlık durumunu gözler önüne serer. Sonuçlar doğrultusunda alınan yaşam tarzı, beslenme ve gerekiyorsa ilaç müdahaleleri ise genel sağlık durumunu iyileştirmeye yöneliktir. Sonuncu etap ise iyileştirilen sağlık durumunun düzenli aralıklarla kontrol edilmesi, gerekli değişimlerin yapılarak iyi olma halinin uzun yıllar boyunca korunması üzerinedir.

Birçok biyo-belirteç arasından mitokondriler Dr. Lipman için özel bir yere sahiptir çünkü bu minicik organeller enerji üretiminin yanı sıra yaş alma ve kronik hastalıkların gelişim sürecine de aktif olarak katılırlar.

Mitokondri sağlığı neden uzun yaşamın anahtarı?

Mitokondriler her hücremizde bulunur ve ana görevleri yediğimiz besinler ve soluduğumuz havayı kullanarak bedenimizin ihtiyaç duyduğu enerjiyi yani ATP’leri (adenozin trifosfat) üretmektir. Bunun yanı sıra mitokondriler, hücrelerin onarım ve yenilenme süreçlerine, gerektiğinde bir bağışıklık yanıtı oluşturma yetilerine aktif olarak katılırlar. Bu nedenle bütünsel sağlığın yapı taşlarını oluştururlar.

Yaş aldıkça mitokondrilerin sayıları da işleyişleri de giderek düşmeye başlar. Bu da kendini azalan enerji seviyeleri, yükselen hücresel hasar, bedensel enflamasyon ve sıkça karşılaşılan kronik hastalıklarla gösterir. Yaşlanma ile mitokondri sağlığındaki düşüş el ele gider. İyi haberse bedenimizin ne kadar hızlı veya ne kadar yavaş yaşlandığını bir nebze de olsa kontrol edebileceğimizdir. Bu da mitokondriler üzerinden yapılabilir.

Daha sağlıklı mitokondriler için 10 takviye önerisi

Dr. Lipman’a göre daha sağlıklı mitokondriler için pazarlık konusu olmayan bazı alışkanlıklar bulunur. Bunlar sağlıklı, gerçek gıdalardan oluşan bir beslenme izlemek, rafine şekerden uzak durmak, bolca hareket etmek, derin ve kesintisiz uyumak, stres seviyelerini kontrol altında tutmak ve arada bir günlük rutine sıcak ve soğuk terapilerini dahil etmektir. Peki tüm bu sağlıklı alışkanlıkları bir adım ileriye taşımak ve mitokondrilerimize bir “bonus” vermek istersek ne yapmalıyız? Burada devreye Dr. Lipman’ın daha sağlıklı mitokondriler için verdiği 10 takviye girer. İhtiyaç ve isteklerimize göre kendimiz için en uygun olanı seçebileceğimiz bu takviyelerin hepsi, sağlıklı alışkanlıklarla buluşunca enerji seviyelerini, zihinsel netliği, bedensel sağlığı yükseltmeye yardımcıdır.

1. Acetyl-L-Carnitine (ALCAR)

ALCAR, kan dolaşımında gezen yağ asitlerinin mitokondriye taşınarak enerji üretimi için kullanılmasında çok önemli bir rol oynar. Araştırmalara göre özellikle ileri yaşta olan, kronik hastalıklara sahip kişilerde ALCAR takviyesi bedensel gücü ve enerjiyi arttırmaya yardımcı olmuştur. Lipman’a göre beslenmesinde yeterince hayvansal protein olanlar ALCAR takviyesini pas geçebilirler. Nitekim özellikle hayvansal proteinlerden, süt ve süt ürünlerinden uzak duran kişilerde ALCAR takviyesi kendini belirgin şekilde yükselen enerji seviyeleri ile gösterir.

2. Alfa-Lipoik Asit (ALA)

ALA, bir tür antioksidandır. Mitokondrilerin işlevleri boyunca yan ürün olarak yaratabildikleri serbest radikalleri kontrol altına almaya yardımcı olur. Bu şekilde mitokondriler etkili şekilde çalışmaya devam edebilirler. Genellikle CoQ10 ve L-Carnitine ile beraber alınır. Bedenimiz ALA sentezini kendisi yapabilir ancak yaşın ilerlemesi ile bu üretim de artan serbest radikal hasarı karşısında yetersiz kalır. Bu boşluğu doldurmak için ALA takviyesi almak bedensel enflamasyonu düşürmeye, kan şekerini dengelemeye, ağır metallerin bedenden uzaklaştırılmasına yardımcı olur.

3. Apigenin

Bir flavonid olan apigenin hücresel seviyede aynı ALA gibi hücrelerdeki serbest radikalleri nötralize etmek, oksidatif stresi düşürmek için çalışır. Bedenin geneline baktığımızda ise apigenin çok güçlü bir antienflamatuardır. Kronik hastalıkların gelişimi ile ilişkilendirilen kronik bedensel enflamasyona karşı sahip olduğumuz en güçlü silahlardan biridir. Apigenin aynı zamanda hücrelerin yeni mitokondriler oluşturmasına da yardımcıdır. Hücrelerin yıkılıp yeni hücrelerin yaratıldığı otofaji sürecinin de önemli bir parçasıdır.

4. Koenzim Q10 (CoQ10)

Koenzim Q10, kısa ismi ile CoQ10’da hücresel seviyede oksidatif stresi azaltmaya ve mitokondrilerin işlevini desteklemeye yardımcıdır. CoQ10 özellikle kalp rahatsızlıkları gibi kronik hastalıklar nedeniyle düşen enerji seviyelerini yükseltmede başarılıdır. Dr. Lipman bu takviyeyi 40 yaşın üzerinde olan, kronik hastalıklara sahip tüm danışanlarına önermektedir.

5. Magnezyum

Bedendeki yüzlerce kimyasal tepkiye bir kofaktör olarak katılan magnezyum DNA sentezinden sinir sistemi regülasyonuna, nörolojik işlevlerden tabii ki enerji sentezine kadar her hayati sürece dahil olur. Diğer takviyeler gibi magnezyum da hücresel seviyede bir antioksidan olarak davranır ve mitokondrileri oksidatif stresten korur ve ATP üretimini destekler.

6. Urolithin A (UA)

Nar, ceviz ve bazı meyvelerde bulunan ellagik asitlerin bağırsak bakterileri tarafından dönüştürülmesiyle Urolithin A (UA) oluşur. Ancak herkesin bağırsak florası UA üretmeye uygun değildir. Bu nedenle dışarıdan takviyelendirilmesi gerekebilir. UA mitokondriler için otofaji yani “mitofaji” sürecine katılarak yaşlanmış mitokondrileri ortadan kaldırmaya, yerlerine yeni ve sağlıklı mitokondriler koymaya yardımcıdır. Sonucunda bedensel enerjiyi, dayanıklılığı ve kas gücünü arttırmaya yarar.

7. Metilen Mavisi

Mitokondriler seviyesinde nöro-enflamasyonu ve oksidatif stresi düşürmeye yardımcı olan metilen mavisi aynı zamanda ATP üretimini kolaylaştıran alternatif bir elektron taşıyıcısı olarak da görev yapar. Üzerinde yapılan araştırmalar henüz daha erken olsa da Dr. Lipman’a göre metilen mavisi takviyesinin mitokondri işlevini desteklemedeki etkisi özellikle nörolojik hastalıkların tedavisinde çok etkili olabilir.

8. Melatonin

Birçoğumuzun uykuya geçişi kolaylaştırması ile bildiği melatonin mitokondrilerin enerji üretme kapasitelerini attırmaya da yardımcıdır. Bunu da ya iki mitokondrinin birleşmesini sağlayarak ya da yeni mitokondri üretimini tetikleyerek yapabilir. Melatonin aynı UA gibi mitofaji sürecini de destekler. Eski mitokondrilerin yıkılmasını, yenilerininse hücrenin ihtiyacına cevap verecek büyüklük ve sayıda çıkmasını sağlar. Bu rolü ile kardiyovasküler, metabolik ve nörodejeneratif hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.

9. N-asetil sistein (NAC)

N-asetil sistein, kısa ismi ile NAC vücudumuzun en önemli antioksidanı olan glutatyonun öncü formudur. Bedende yeterli ana antioksidan yani glutatyon olmadığında mitokondriler oksidatif stresin etkisi altında kalır ve etkili şekilde çalışamaz. NAC takviyesi, tam da bu anda devreye girerek hücrelerin bağışıklık tepkisini güçlendirmeye yardımcı olur. Aynı zamanda yeni mitokondrilerin oluşumunu da tetikler. Dr. Lipman’a göre mitokondriyal işlev bozukluğuyla ilgili rahatsızlıkları olanlar veya mitokondrileri ileri yaşa bağlı olarak azalanlar için oldukça ideal bir takviyedir.

10. 1-MNA

1-MNA, B3 vitamini, diğer ismi ile niasinden türeyen bir moleküldür. Genellikle B vitaminleri açısından zengin bir beslenme izlemekle yeterli seviyeleri karşılanabilen 1-MNA ileri yaşlarda dışarıdan takviye olarak da desteklenebilir. Dr. Lipman’a göre bu alanda yapılan araştırmalar henüz çok yeni olsa da bu takviyeyi kullanmak mitokondriyal fonksiyonu güçlendirmek ve oksidatif stresi azaltmak için çok etkili olabilir. Vücut geneline baktığımızda ise 1-MNA kardiyovasküler hastalıklara yakalanma riskini düşürmeye de yardımcı bir moleküldür.


 Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Yukarıda bahsedilen hiçbir takviye tek başına bir hastalığı tedavi etmeye veya önlemeye yeterli değildir. Takviye alırken doktorunuza danışmanızı, kendinize en uygun türü ve dozu öğrenmenizi önemle tavsiye ederiz.



Burcu Erbaş

Burcu Erbaş, 2024 yılında Domus Academy Milano'da Visual Brand Design alanında yüksek lisansını, 2020 yılında ise Galatasaray Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi lisansını tamamladı. Live to Bloom'da dört yıldır içerik ve proje yöneticisi olarak görev yapan Burcu platformun görsel iletişiminde de aktif olarak rol alıyor. İyi yaşam alanında yazdığı içeriklerinde özellikle bütünsel...



BLOOM SHOP