Fiziksel aktivite, bazal metabolik hızın üzerinde yapılan hareketlerdir. Egzersiz ise planlı, yapılandırılmış, fiziksel uygunluğun bir veya bir kaç öğesini geliştirmeyi amaçlayan tekrarlı ve sürekli aktivitelerdir. Egzersizi fiziksel aktiviteden ayıran özellikler temelde bunlardır.

Düzenli egzersiz yaparak neleri değiştirmek mümkün?

Düzenli yapılan egzersizin, fizyolojik ve psikolojik açıdan pek çok fayda sağladığı ve olumlu değişimlere sebep olduğu kanıtlanmıştır. Kas ve yağ kitleleri oranlarındaki değişim, esneklik artışı, ciğer kapasitesindeki artış gibi fizyolojik etkiler bedendeki değişimleri; hedef belirleme, sosyal bağlar, kaygının azalması, mod (ruh hali) değişimleri gibi psikolojik değişimler de psikolojik etkiler de psiko-sosyal değişimleri yaşamlarımıza taşır.

Son yıllarda egzersizin önemi daha çok konuşulsa da, yaşamlarımıza olan olumlu etkileri uzun yıllardır bilinmekte. Bunu Hipokrat’ın “Yemek tek başına bireyi zinde tutmaz, kişi aynı zamanda egzersiz de yapmalı!” sözü de ile de desteklemek mümkün.

Sadece fiziksel değişimlerden bahsetmek doğru mu?

Egzersiz genellikle fizyolojik değişimler çerçevesinde ele alınsa da, psikolojik etkileri bireyin yaşamında göz ardı edilmeyecek kadar önemli! Psikolojik etkileri açısından bakıldığında, yapılan bilimsel çalışmalar, egzersizin iş verimliliği, duygusal denge, kendine güven, bellek, zindelik ve öz-kontrol üzerine olumlu etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Kaliteli bir yaşam sürebilmemiz için yalnızca olumlu özelliklere odaklanmak doğru değil. Aradığımız kaliteli yaşamda bazı olumsuz durumları da azaltmak gerekmektedir. Bu doğrultuda yapılan çalışmalar düzenli egzersizin, bireylerde alkol bağımlılığı, kaygı, depresyon, baş ağrısı, fobiler ve iş hataları ya da devamsızlıklarının azaldığını göstermekte.

Egzersiz, hem akut hem de kronik etkileri ile psikolojik zindeliğimizi artırmamızda kendini gösterir. Akut etkiler, egzersiz seansının hemen ardından oluşan, geçici etkilerdir. Kronik etkiler ise, uzun süreli katılım sağlanan egzersiz sonucu oluşan etkilerdir. Genellikle kaygı, depresyon ve fiziksel benlik algısı üzerindeki değişimlere odaklanır.

Psikolojik zindelik açısından büyük önem taşıyan kavramlar; mod, kaygı ve depresyon olarak sıralanabilir. Mod genellikle duruma ve ortama özgü, çabuk değişebilen ve sürekli olmayan duygular olarak tanımlanır. Kaygı, subjektif endişe, artan uyarılmışlık ile birlikte oluşan sıkıntı ve gerginlik durumu olarak tanımlanır. Depresyon ise, pek çok duygu ve düşünceyi (çökkünlük, derin üzüntü, durgunluk, değersizlik… vb) barındıran ve beraberinde fizyolojik (konuşma, hareket… vb) ve psikolojik (karar verme, algılama… vb) yavaşlama belirtileri olan olumsuz bir sendromdur.

Sağlıklı bir yaşam için önerilen egzersiz reçetesinin, ortalama değerleri haftada 3 gün, orta şiddette ve en az 30 dakika olarak belirlenmiştir. Bu şekilde yapılan egzersizin kronik etkileri egzersiz katılımcılarında kendini göstererek yaşamlarını psikolojik olarak daha zinde bir şekilde devam ettirmelerine olanak sağlar.

Düzenli yapılan egzersiz, sağladığı fizyolojik değişimler ile fiziksel benlik algısı ve kilo kontrolü ile daha sağlıklı bir yaşama geçişi kolaylaştırır. Bilinçli yapıldığında odaklanma, algılama, öz-kontrol gibi bilişsel becerileri yanında yeterlilik, mutluluk ve güven gibi duyguları da besleyecektir. Dolayısıyla zinde bir psikolojik duruma sahip olarak daha kaliteli, sakin ve sağlıklı bir yaşama adım atmış olabiliriz. Egzersiz dolu, fiziksel olarak sağlıklı ve psikolojik olarak zinde günler dileğiyle!



Selen Kelecek

1988 yılında doğan Selen, Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümü'nden mezun oldu ve Başkent Üniversitesi Spor Bilimleri Egzersiz ve Sportif Performans Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. Hacettepe Üniversitesi, Sporda Psiko-Sosyal Alanlar üzerine doktorasını bitiren Selen, Başkent Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmakta. Yarışmacı olarak yer aldığı aktif spor hayatının ardından, farklı...



BLOOM SHOP