Hareket etmek sağlıklı bir ruh ve beden için şart, aksini artık tartışmıyoruz bile. Son birkaç yıldır ise günde 10 bin adım atmamız gerektiği adeta bir fitness mantrasına dönüşmüş durumda. Peki 10 bin adım gerçekten de sağlığımız için gerekli mi? Neden günde 9 bin ya da 15 bin adım değil de 10 bin adım?

Günde 10 bin adım atılması gerektiğinin kökeni tam olarak bilimsel değil. 1960’lı yıllarda bir Japon şirketi tarafından manpo-kei adı verilen bir pedometre geliştirildi. Bu cihaz 10 bin adımı metre cinsinden hesaplıyordu. O dönemde insanların ilgisini çeken bu cihaz, Japon yürüyüş gruplarında popüler olmaya başladı. Daha sonra yapılan bilimsel araştırmalar ise, günde 10 bin adım atan kişilerin daha düşük kan basıncına sahip olduğunu, kandaki glikoz düzeylerinin daha sabit seyrettiğini ve daha iyi ruh haline sahip olduğunu ortaya koydu. Böylece 10 bin adım hedefi hızla yayıldı.

Herkes 10 bin adım atarak hedefine ulaşabilir mi?

Günlük atılması gereken adım sayısı üç nedenden dolayı herkes için farklılık gösterebilir.

Birinci neden: Yorgunluk

Bedensel aktiviteler, çalışma koşulları ve benzeri dinamiklere göre bedenimizin performansı azalabilir ya da artabilir. Yorgunluk performansımızı olumsuz etkiler. Yavaş atılan 10 bin adımla tempolu 10 bin adımın vücudumuzda yaratacağı etki tabii ki aynı değil. Yürüyüş aralarına sadece 60 saniyelik koşularla heyecan katıp yürümeye devam ederek daha fazla kalori yakabilir, nabzımızı yükseltebiliriz. Bu nedenle pedometreler pek de işe yaramaz. Çünkü atılan adımın sayısı değil niteliği önemlidir.

İkinci neden: Yapılan diğer spor aktivitelerin adım sayarlar ile sayılamaması

Yoga ya da pilates yaparak, bisiklet binerek, yüzerek ya da ağırlık kaldırarak kaç adım atmış olabileceğimizi hesaplayamayız, oysa ki haftalık ya da günlük aktivite miktarına bu sporları yaparak da ulaşabiliriz.

Üçüncü neden: Bu rakamların bir kesinliğinin olmaması

Çünkü yapılan araştırmalar 10 bin, 15 bin ya da 9 bin adım atanların, yani kısaca “hareket edenlerin” sağlıklarına olumlu katkılar sundukları yönünde. Ancak bunun bir eşiği yok.

Her insan, kendisi için neyin en iyi işe yaradığını bulmalı. En önemlisi ise, yapılan aktiviteleri belirli aralıklarla artırarak devam ettirmek. Bir öneriye ihtiyacınız varsa, ilk aşamada kendinizi aşırı yormadan hafif tempoyla başlayın. Günde bin adım ile başlayıp, bir hafta sonra bin adım daha ekleyin ve hedefinizi artırmaya devam edin.

Eğer sağlıklı kalmak istiyorsanız özetle spor yapmanız gerekiyor. Yürüyüş, hafif koşu ya da yüzme, buna ancak bedeniniz ve kondisyonunuz karar verebilir. Küçük hedefler her zaman daha motive edicidir. Zamanla hedeflerinizi yükseltin. Sporu bir yaşam biçimi haline getirerek sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Kaynak: livescience.com, huffingtonpost.com

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP