Son yıllarda kış saati uygulamasını kullanmıyor olmak pek çoğumuz için kış mevsimlerinin çok daha zor geçmesine neden oluyor. Soğuk havalara, koronavirüs için alınan karantina önlemleri ve karanlık sabahlar da eklenince pek çok kişi için mevsimsel depresyon, kronikleşen mutsuzluk ve yorgunluk kaçınılmaz oluyor. Neyse ki bu durum için Norveç halkının bir çözümü var: Koselig ile tanışın!

İlginizi çekebilir: Niksen: Sosyal İzolasyon Günlerinde Bilinçli Rahatlama Akımı

Koselig nedir?

Norveç’te kış mevsimleri ne kadar sert geçerse geçsin Norveç halkı, kış mevsimine karşı oldukça olumlu bir bakış açısına sahip. Bunun nedeni ise Koselig adındaki İskandinav akımı!

Kelime anlamı “ortak, güvenli birliktelik” olarak tercüme edilen Koselig; bir evin, durumun, yemeğin, sohbetin veya kişinin karşı tarafta uyandırdığı huzur, sıcaklık, güven ve iyi hissi tanımlamak için kullanılıyor.

Bir dönem herkesin hayatına uyarlamaya çalıştığı ve kültürel bir hareket halini alan Hygge akımına benzer olarak mumlara, şöminelere ve yumuşacık battaniyelere yer veriyor. Hygge akımına göre biraz daha kapsamlı olan bu akım; durum ne kadar kötü olsa da iyiye odaklanmak, şartlar ne olursa olsun fırsatları yakalamak, anı en iyi şekilde deneyimlemek, daha derin anlamlar bulmak ve daha güçlü sosyal bağlar oluşturmak şeklinde tanımlanıyor.

Oldukça yapıcı, farkındalık dolu ve kolay gibi görünen bu akımı hayatınıza uygulamak istiyorsanız, işte size yol gösterecek birkaç tüyo!

İlginizi çekebilir: Mutluluğa Açılan Kapı: Hygge

Samimiyet, sıcaklık ve rahatlık

Norveç halkının oldukça hassas ve özenli davrandığı bu akım bir kupa sıcak çikolata örneği üzerinden anlatılacak olursa, hazır bir paket sıcak çikolata açıp misafirlerinize ikram etmek kesinlikle Koselig değil! Ev yapımı, özenli malzemeler kullanılmış bir içecek, mumlar ve iç ısıtan bir atmosfer Koselig akımını hayata geçirmek için ilk adım. Fakat burada bitmiyor! Samimiyet, sıcaklık ve rahatlık dekorasyonla sınırlı kalmamalı, insan ilişkilerinde de kendini mutlaka göstermeli.

Sosyal bağ kurmak

Everest dağına tırmanan Norveçli ilk dağcı kadın ünvanını taşıyan Randi Skaug, Koselig akımını “yalnız başınayken koselig hissedemezsin, dolayısıyla birliktelik önemli” şeklinde açıklıyor.

Koselig’in sosyal ilişkilere, paylaşıma ve beraberliğe bu kadar önem veren yapısı, Hygge akımının izolasyon ve yalnızlık seven yapısından ayrıştığı noktalardan bir tanesi. Hygge akımı için JOMO, yani bir şeylerin dışında kalmanın sevinci ön plandayken, Koselig tamamen birliktelik ve beraberliğin getirdiği mutluluğu temel alıyor. Bu iletişimin açık ve dürüst olması en önemli şartı.

Yani Koselig uygulamanın ikinci adımı; telefonlardan uzak, samimi ve gerçek bir birliktelikten geçiyor!

İlginizi çekebilir: Sosyal İzolasyonda Yalnızlık Hissiyle Mücadele

Doğa ile bağ kurmak

Havaların sıcaklığı değişse de doğayla bağ kurmanın zihin sağlığı üzerindeki etkisi değişmiyor! Mutlaka doğa ile bağ kurmak ve özümüze dönmek gerekiyor. Parkta koşmak veya dağ tırmanmak hiç fark etmez. Koselig dış mekanlarda temiz havanın tadını çıkarmayı ve doğayı keşfetmeyi şart koşuyor!

Her yerde Koselig hissetmek

Kusursuz bir eve, en sevdiğiniz arkadaşlarınıza, tam ağzınızın tadına göre hazırlanmış bir sıcak çikolataya ihtiyacınız yok. Önemli olan, şartlar fark etmeksizin Koselig uygulayabilmek!

Etrafınızdaki insanlarla kim olursa olsun sosyalleşebilmek konusunda yaratıcı olun! Bir arkadaşınızla dönemin koşullarına uygun olarak ayarladığınız “online” bir kahve buluşmasında veya ailenizle beraber evinizde olmanız hiç fark etmez. Temel amaç aradaki bağlı hissetmek ve samimi bir iletişim kurmak.

İlginizi çekebilir: Kış Mevsiminde Uygulayabileceğiniz Wellness Ritüelleri