Bu ay bireysel sorumluluklarımıza globali de iliştiriyor, “Plastic Free July” (Plastiksiz Temmuz) hareketi için tek kullanımlık plastiklere geçit vermiyoruz. Günden güne büyüyen Zero Waste” (Sıfır Atık) akımının ılımlı kollarından “Plastiksiz Temmuz”, hayatımızdan plastiği tamamen çıkaramasak da en azından bir yerden başlamanın hiçbir adım atmamaktan çok daha iyi olabileceği görüşünü savunuyor ve herkesi temmuz ayı boyunca sürecek bir meydan okumaya davet ediyor.

2011’den bu yana dünya çapında 150 ülkeden milyonlarca katılımcı, plastiğin doğaya miras bıraktığı hasarı reddederek tek kullanımlık plastikleri önce otuz günlüğüne ve sonra da ömür boyu olmak üzere hayatından çıkarmayı hedef almakta.

Kampanyaya dahil olmak ücretsiz ve çok basit. Ben de platformun kendi sitesi üzerinden kaydımı gerçekleştirdim ve plastik kullanımına karşı ilk adımımı atmış bulundum. Bir ay boyunca çeşitli uyarı ve tavsiyeler alarak binlerce insanla birlikte çözümün bir parçası olmak isteyen herkese, temiz bir başlangıç adına birkaç plastiksiz önerim var.

İlginizi çekebilir: #PlastiksizTemmuz

1. Tekrar doldurulabilir su şişeleri ve mataralar

Fotoğraf: Ayşegül Yüksek

Sıcak havada kolay olan, olabildiğince az eşya taşımak ve marketten su alıp bittiğinde şişeyi çöpe atarak yük hafifletmek tabii ki. Her köşe başında pet şişe sularına erişim imkanımız varken dışarıda geçirdiğimiz tüm gün boyunca ortalama 3 pet şişe su aldığımızı düşünelim. Sonra bu oranı tüm dünya geneline yayalım. Ciddi bir pet şişe atığıyla karşı karşıyayız.

Bir pet şişenin doğada zararsız hale gelmesi 450 yıl alırken çantamızda tekrar doldurulabilir su şişeleri ve mataralar bulundurmak gitgide devleşen pet şişe yığınının karşısında artık çevresel bir görev niteliğinde.

2. Tek atımlık olmayan mutfak malzemeleri

Aralık 2016’da, Kanada’da bir sahilde denize vuran küçük bir yoğurt kabına rastlandı. İşin ilginç kısmı, kabın Montreal’de düzenlenen 1976 Olimpiyat Oyunları’na ait olmasıydı. 40 yıldır okyanusta salınmaya devam eden, henüz karşımıza çıkmamış yüzlerce başka yoğurt kabı, plastik tabak ve bardak belki de 400 yıl daha okyanuslarda var olmaya devam edecek.

National Geographic verilerine göre yapılan araştırmalarda, neredeyse her deniz kuşu türünün midesinde plastik kap, bardak gibi plastik atık örneklerine rastlanıyor. Uzmanlar, 1960’larda hayvanların plastik tüketiminin %5 olduğunu belirtmiş ve 1980’lerde bu oranın %80’lere dayandığını açıklamıştı. Şimdilerdeyse durum çok daha vahim.

Plastik kapların yanı sıra doğada 500 yıl boyunca kimyasal aktivitesini koruyan plastik pipetler ve bu küçük cisimlerin ciddi ölçülerde zarar verdiği deniz kaplumbağaları var. 2015 yılında yayımlanan habere göre, 35 kiloluk bir deniz kaplumabağısının burnunda plastik pipet bulan veterinerler, kaplumbağaya nasıl müdahale edecekleri konusunda hayrete düşmüşler.

Tüm bu örneklerin ışığında; plastik pipet, bardak, kap, tabak, kaşık, çatal, bıçak gibi tek kullanımlık mutfak malzemelerinin hem doğaya hem de doğadaki canlılara verdiği zarar inkar edilemeyecek ölçüde.

Bu plastik ürünleri hayatımızdan olabildiğince çıkarabilmek için; kahve bardağımızı yanımızda taşıyabilir, piknik sepetimizden plastik alışkanlığını komple çıkarabilir, saklama kaplarını günlük rutinimize dahil edebilir, pipet kullanmayabilir veya kullanacaksak da metal pipet tercihinde bulunabiliriz.

3. File, hasır veya bez alışveriş çantaları

Fotoğraf: Ayşegül Yüksek

2019 itibariyle market poşetlerinin ücretlendirilmesi kullanım oranlarını azalttı ama hala markete elimiz boş gittiğimizde fırın bölümlerinde ve meyve, sebze reyonlarındaki şeffat poşetlere veya fark ödediğimiz büyük market poşetlerine ihtiyaç duyuyoruz.

Bu ihtiyacın önüne geçmenin yolu belki de eski usül market arabalarını hatırlamak. Belli ki poşet kullanımı bu kadar yaygın değilken alışverişe tedarikli çıkmak şarttı. Peki şimdi neden aynı şey geçerli olmasın? Günlük hayatta ve markette kullanabileceğimiz çeşit çeşit file, hasır ve bez çanta var. Ayrıca elde taşımaktansa omuza asıp taşıması da çok daha kolay oluyor.

4. Karton, kağıt ambalajlı ürünler

Fotoğraf: Ayşegül Yüksek

Kullandığımız çoğu ürünün ambalajı plastik. Yediğimiz peynirden plastik ambalajlarda muhafaza edilen makarna, pirinç, kuru yemiş gibi dayanıklı gıdalara kadar tükettiğimiz besinlerin çoğunluğuna plastik teması var. Mikro parçalara bölünerek sadece okyanuslara ve toprağa zarar vermekle kalmayan plastikler kanserojen etki göstererek insan sağlığına da ciddi ölçüde etki ediyor.

Karton ve kağıt ambalajlı ürünleri tercih edip plastik ambalajdan olabildiğince uzak durarak hem dünyaya, hem doğadaki hayvanlara, hem de bedenimize iyilik yapmamız mümkün.

5. Plastik içermeyen bakım ürünleri

Fotoğraf: Ayşegül Yüksek

Duş lifi, ıslak mendil, diş fırçası, banyo jileti gibi bakım ürünleri plastik malzemelerden elde edilmekte. Her biri, diğer örneklerde olduğu gibi doğaya hasar bırakmasının yanında cildimize, ağız ve diş sağlığımıza da zararlı etkilerde bulunuyor.

Plastik diş fırçalarını bambu fırçalarla değiştirerek, plastik jiletler yerine başlığı değiştirilebilen çelik jiletler kullanarak, duş lifinden vazgeçerek duş süngeri kullanmayı alışkanlık edinerek, ıslak mendilin yerine yıkanabilir kumaş alışkanlığını koyarak plastik içeren bakım ürünlerini hayatımızdan uzaklaştırabiliriz.

İlginizi çekebilir: Plastik Okyanus

6. Geri dönüşüm kutuları

Bir de işin çöp kısmı var elbette. Çöp olarak elden çıkarmak istediğimiz ürünlerin bile plastik poşetler içinde biriktirildiğini düşündüğümüzde içinden çıkması zor bir kısır döngüde bulabiliyoruz kendimizi. Bu noktada, çöpleri sınıflandırarak geri dönüşüm kutularına teslim etmek ardımızda iz bırakmamak adına yapabileceğimiz en olumlu hareket.

Çevremizde cam, metal, plastik ve kağıt atıklarını toplayan geri dönüşüm kutuları var. Geri dönüşüm bilinci arttıkça bu kutuların erişilebilirliğinin ve sayısının da artacağını umuyorum.

Kaynak: plasticfreejuly.org, greenmatters