RÖPORTAJ: ASLIHAN KESİCİ

Geçtiğimiz günlerde Beslenme Uzmanı Esen Boyacıgiller ile kendi deneyimleri, tıkınırcasına yeme bozukluğu, yemeğe olan bakış açıları ve iyileşme süreci hakkında sohbet ettik. Keyifli okumalar!


Bize kendini tanıtır mısın?

Amerika’da yaşıyorum fakat pandemiden dolayı İstanbul’a geldim. Ünvanım Registered Dietitian Nutrionist (RDN), Türkçeye çevirdiğimizde Beslenme Uzmanı diye geçiyor. Lisans eğitimimi İtalyanca ve Felsefe üzerine University of Southern California’da tamamladım.

Üniversitedeki erkek arkadaşım şeker hastasıydı ve böylece şeker hastalığına hangi besinler iyi gelir neler kötü gelir şeklinde beslenme ve sağlık üzerine ilgili ve bilgili olmaya başladım. Beslenmedeki değişikliklerin mental ve fiziksel sağlımıza etkilerine tanık oldum.

İçinde büyüdüğüm eve değinmek istiyorum çünkü bu da yetişkin yıllarındaki beslenme algısı adına önemli. Ablam uzun senelerdir vegan ve annemde farklı diyetler denerdi. Bu yüzden küçüklüğümden beri ‘diyet’ kelimesi sıkça geçerdi. Ben ise üniversite yıllarında alkol ve şekerli yiyeceklere fazla yöneldim. Bunların hepsinin sonucunda tekrar Amerika’ya dönüp New York University’de klinik beslenme yüksek lisansı yapmaya karar verdim ve diyetetik stajımı Tulane Medical Center’da tamamladım. En başından belirtmek istiyorum ki psikoloji eğitimi almadım bu yüzden yeme bozukluklarının klinik kısmı hakkında bir yorum yapamam. Danışanlarımla çalıştığım konu tıkınırcasına yeme bozukluğu ve devreye girdiğim nokta ise beslenme davranışlarını ve yaklaşımlarını daha pozitif yönde adapte etmek. Beni @eatwithesen hesabından hem Instagram’dan hem de Twitter’dan takip edebilirsiniz!


Çocukluk dönemi yeme alışkanlıkları ve yeme bozuklukları arasında nasıl bir bağlantı var?

Çocuklar, ebeveynlerini ve çevrelerini taklit ederler. Ebeveyn sürekli ‘diyetteyim’ derse çocuk da bunu taklit edebilir, hatta kendi bedenini eleştirmeye başlayıp ‘yeterli’ bulmayabilir.

Bazı ebeveynler de çocuklarına birtakım yiyecek gruplarını yasaklıyor ve sonrasında çocuklar evin dışına çıktıklarında ya da evin içinde gizli gizli yiyorlar. Bir öneri olarak aileler, sebze yemeklerini pişirirken sebzenin temel faydalarından bahsedebilirler. Neden havuç yiyoruz çünkü göz sağlığı için önemli gibi paylaşımlarda bulunabilirler.

Tıkınırcasına yeme bozukluğunda yeme atağının gelişini nasıl yorumluyorsun? Yeme atağım geliyor hissi nedir?

Genellikle yeme ataklarının belirgin özelliği bireyin ertelemek istememesi ve acilen yemek istemesi. Danışanlarımda yeme ataklarını erteleme yollarını çalışıyorum ve ertelemenin yeme atağını hafiflettiğine inanıyorum.

Çoğu zaman fiziksel açlık duygusal açlıktan kaynaklanıyor ve birey yeme atağı sırasında kendini sıktığı, engellediği, bastırdığı ne varsa dışarı çıkartıyor. Bu da rahatlama hissi veriyor. Boşluğu ise yemek ile doldurmaya çalışıyor.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu yaşayanlar ne yediklerini o anda umursamadıklarını hatta tadının farkına bile varmadıklarını söylüyor. Bu yüzden de porsiyonlar büyüyor ve yeme süresi kısalıyor. Herkes bazı anlarda duygusal boşluk yaşayabilir böyle durumlarda benim önerim o yemeği tadına vararak ve paylaşarak uzun uzun yemek.

Yeme ataklarından sonraki saat ve günlerde birey kendine kızıyor, yoğun pişmanlık hissediyor ve bu davranışı telafi etmek için katı diyetlere ya da katı egzersizlere başvuruyor. Bu durumu nasıl yorumluyorsun?

İşte bu noktada kısır döngü oluyor. Ben bireyin kendisini aç bırakmasını tetikleyici buluyorum. Sonuçta vücudumuz her gün kendini yeniliyor ve enerjiye ihtiyacı var. Uzun süre aç kalmak kimi insanda kan şekeri düzensizliklerine yol açıp, öfkelendirebilir veya yorgun düşürebilir.

Birey kendisine kızarak ve utanarak bu durumu yenmek yerine daha da zorlaştırır. Ayrıca çoğu danışanım yeme bozukluğundan dolayı kilo aldıklarında yeme bozukluğunu yendiklerinde ve daha fazla egzersiz yaptıklarında kilo vereceklerini umuyor. Yeme bozukluğunu yenmek demenin kilo vermek olmadığını hatırlatıyorum ve bunun daha da tetikleyici olduğunu belirtiyorum.

O halde birey utanç ve suçlama hisleriyle nasıl başa çıkılabilir?

Kendisi ile konuşarak ile başa çıkabilir. Günlük tutmayı bu durumda oldukça öneriyorum. Kaygılı olduğumda başka ne yapabilirim diye düşünerek yemek yemek yerine günlük tutabilir, açık havada yürüyüş yapabilir, müzik dinleyebilir veya spor yapabilir.

Kilo vermek yerine yemek ile ilişkimi nasıl düzeltebilirim diye düşünmeye başladığı zaman yemek yemekten keyif almaya ve kendisine kızmamaya başlar.

Tıkınırcasına yeme bozukluğunun tedavi süreci hakkında bilgi verir misin?

Öncelikle iyileşme süreci siyah beyaz bir süreç değil. Zaman alıyor ve arada tekrarlandığı zamanlar oluyor. Fakat iyileşme sürecinde -tekrarlandığında bile- birey yeme atağını kontrol edebildiğini ve şiddetini azaltabildiğini gördüğünde iyileşme sürecini daha da benimsiyor ve kendisine inancı artıyor.

“Bu sefer yeme atağımı yeneceğim, yapmayacağım,” dedikten sonra birey kendine olan inancını kaybedebiliyor. Danışanlarınıza bu konuda ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Küçük adımlar ile uzun yollar katetmek mümkün. Küçük adımlar kendi yemeğini pişirmek, günlük yemek ve market listesi yapmak olabilir. Arkadaşlar ile sofra paylaşmak, istenildiğinde pizza veya tatlıları beraber paylaşmak yararlı olabiliyor.

Bir meyve olsan ne olurdun?

Avokado olurdum. Kabuğu var ama içi yumuşak!



Aslıhan Kesici

Aslıhan, Enka Lisesi'nde 2 yıllık International Baccalaureate Programı'nı tamamladı. George Washington Üniversitesi’nden mayıs ayında çift ana dal yaparak Siyaset Bilimi ve Psikoloji bölümlerinden mezun oldu. Şu anda klinik psikoloji stajlarına devam ediyor ve Live To Bloom için içerik üretiyor. Özellikle çocuk ve ergen psikolojisi üzerine uzmanlaşmak istiyor....

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP