Diyet kültürü hepimizi etkisi altına almış durumda. Yaz aylarının yaklaşmasıyla hayatımıza dahil olan hızlı kilo verme yöntemleri, detokslar, bölgesel zayıflama yöntemleri beslenme düzeni ve kilo seviyesi arasında kurmaya çalıştığımız dengeyi stresli bir hale getirebiliyor. Bunun nedeni ise kendimize koyduğumuz sıkı diyet kurallarının, yemek sonrası pişmanlık hissini tetikleyerek özellikle ufak kaçamaklardan sonra kötü hissetmemize neden olması.

Sağlıksız beslendiğimizi ve kontrolün dışına çıktığımızı hissettiren bu pişmanlığın temelinde ne yatıyor? Kaygı yaşamadan dengeli ve keyifli bir yeme düzenine sahip olmanın yollarını sizler için araştırdık.

İlginizi çekebilir: Yeme Bozuklukları: Anoreksiya, Bulimiya ve Tıkanırcasına Yeme Bozukluğu

Neden suçluluk duyuyoruz?

Suçluluk hissi yanlış bir şey yaptığımızda, kendimize veya başkasına yalan söylediğimizde, fiziksel ya da psikolojik bir hasara neden olduğumuzda ortaya çıkar. Kilo verme sürecindeyken, özellikle de başlarda, motivasyonumuz son derece yüksektir. Kendimize kurallar koyarken uzun vadeli psikolojimizi göz önünde pek bulundurmayız. Bunun sonucunda da ilerleyen günlerde zorlanmaya, koyduğumuz kurallardan sıkılmaya ve kaçamaklara yönelmeye başlarız.

Ama verdiğimiz diyet sözünü çiğnemek, kurala aykırı davranarak yanlış bir şey yaptığımızın farkında olmak ve işin özünde kendimizi aldatmak pişmanlık hissi yaşamamıza neden olur. Yediğimiz bir parça çikolatanın bile çok büyük bir ihanet olduğuna inanarak irademizi kötülemeye başlar ya da yaptığımız diyetten vazgeçmeye yöneliriz.

Sezgisel Beslenme Danışmanı Alissa Rumsey, insanların yiyecekleri “iyi” veya “kötü” olmak üzere iki kategoriye ayırdığını ve iyi olanlarla beslendiklerinde mental açıdan iyi, kötü olanları bir kez dahi yediklerindeyse kendilerini suçlu ve depresif hissettiklerini söylüyor. Ama işin gerçeği, ne bir adet çikolatalı kek ne de bir tabak lazanya sizi mutsuz veya sağlıksız bir kişi haline getiremez. Peki bu duygu ile başa çıkmanın yolları nedir? 3 adımda suçluluk duygusunun üstesinden gelmenin yolları!

1. Bir beslenme günlüğü oluşturun

Sağlıklı beslenme önerileri arasında bir beslenme günlüğü oluşturma tavsiyesini mutlaka duymuşsunuzdur. Ama bu beslenme günlüğü diğerlerinden biraz daha farklı. Burada öğün başına tükettiğiniz yiyeceğin kalorisini değil, o yiyecekle ilgili hissettiğiniz duyguyu not almanız gerekiyor. 

Yemeden önce ne hissediyorsunuz, yerken fark ettiğiniz duygular neler, aldığınız haz hangi boyutta, yedikten sonrası size ne hissettiriyor? Tüm bu soruların cevaplarını gözlemlemenize yardımcı olacak bu günlük sayesinde kendi çizgilerinizi daha net gözlemleyebilir, yiyeceklere karşı takındığınız tutumun inceliklerini keşfedebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Sezgisel Yeme: Bilinçli Beslenmenin Püf Noktaları

2. Diyetinizi toksik düşüncelerden kurtarın

Şimdi de sıra, günlükte yazdığınız duygulara geldi. Yemek sonrası pişmanlık hissetmeniz aslında yeme alışkanlıklarınızla ilgili ters giden bir şeylerin habercisi. Peki kendinize yarattığınız suçluluk blokajının nedeni ve çözümü ne olabilir?

Diyetiniz sırasında bir adet kurabiye yediğinizde kendinizi suçlu hissettiğinizi düşünelim. Bu hissin nedenleri, kurabiyelerin sağlıksız olduğuna ve bir kere yerseniz bundan sonrasında canınızın hep çekeceğine inanmanız. Böylece diyetiniz yalnızca sağlıklı ve sizin için bağımlılık hissi yaratmayacak yiyeceklerden ve kısıtlamalardan oluşmaya başlıyor. Ama aslında canınız belki de sürekli aynı yiyecekleri yemek istemiyor. 

Diyetteki toksik düşünceler aşağıdaki pozitif yaklaşımlarla sağlıklı hale getirilebilir:

  • Yiyeceğim kurabiye sağlığımı, kilomu, psikolojimi alt etmeyecek.
  • Canım çektiği için onu yiyeceğim ve bu andan keyif almaya odaklanacağım.

Bu sayede annenizin yaptığı pastaya hayır derken onu kırmamış, arkadaşlarınızla çıktığınız yemekte kendinize alkol yasağı koyarken kısıtlanmamış, hoş bir film izlerken patlamış mısır yiyemediğinizde filmin keyfini çıkarmaktan geri kalmamış olabilirsiniz. 

Bazen sağlıksız olduğunu bilsek de sadece canımız çektiği için ve o anı daha güzel bir hale getirmek istediğimiz için bazı kuralları esnetebilmemiz ve bunların hayatımızı mahvetmeyeceğini kabul etmemiz gerekiyor.

3. Desteğe açık olun

Yemek yedikten sonra suçluluk duygusuna kapılmak, ileri seviyelere ulaştığında çeşitli psikolojik ve fizyolojik problemlere neden olabilir. Pişmanlık hissiyle yediklerini zorla kusma, daha sonrasında hiçbir şey yememe, depresyon belirtileri gösterme, aşırı spora yönelme gibi davranış bozuklukları ortaya çıkabiliyor. 

Bu nedenle doktor desteğine başvurarak bir beslenme uzmanıyla veya terapistle görüşmek, kısa vadede daha etkili ve pratik bir fayda sağlayabilir. Bu yolculukta yalnız olmadığınızı hatırlamanız, kendinizi cezalandırma ve toksik düşüncelerle yeme alışkanlıkları oluşturma yönelimlerinden uzak kalmanız için oldukça önemli!

İlginizi çekebilir: Kaygı Bozukluğu (Anksiyete) ile Başa Çıkma

Fotoğraf: Designed by freepic.diller / Freepik