Terapiye gitmenin garipsendiği bir dünyadan; terapi çeşitlerini konuştuğumuz, hangisinin daha iyi gelebileceğini tartıştığımız bir boyuta ulaşmak güzel bir gelişme. Bir ifade etme ve iletişim kurma yöntemi olan sanat, 20. yüzyıldan itibaren tedavi ve değerlendirme alanlarında da kullanılmaya başlandı. Dünyada uzun yıllardır yaygın olan sanat terapisi, esasında Türkiye’de de epeydir uygulanıyor ama sadece bu kadar sık konuşulmuyordu. Son yıllarda birçok sanat terapistinin de çalışmalarıyla bu alandaki çalışmalar dikkat çekmeye başladı.

Sanat terapisi nedir?

Sanat terapisi, diğer pek çok terapi yöntemi gibi psikolojik sorunları tedavi etmek için kullanılıyor. Buradaki en büyük fark, dışavurumcu sanat teknikleriyle insanların sanatı bir iletişim aracı olarak kullanıyor; duygu ve düşüncelerini ifade ediyor olması. İşin içine ‘sanat’ girince sanattan anlamak gerektiğini düşünmeyin, zira bu konuda yetenekli veya eğitim almış olmanıza gerek duyulmuyor. Maksat sanatın farklı dallarını kullanarak, içinizdeki olumsuz duyguları dışarı atmanızı sağlamak.

Sanat terapisini, özellikle kendini sözlü olarak ifade edemeyenlerin tercih ettiğini söylemek mümkün. Bu yüzden psikolojik bozuklukları tedavi etmek ve ruh sağlığını geliştirmek için resim, müzik, yazı ve hareket temelli sanat terapileri sıkça kullanılıyor.

Amerikan Sanat Terapisi Derneği, sanat terapisini, “Her yaştan bireyin fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığı iyileştirmek ve geliştirmek için yaratıcı sanat sürecini kullanan bir ruhsal sağlık alanı” olarak tanımlıyor. Danışanlar sanat terapisiyle problem çözme, kişiler arası becerilerini geliştirme, davranışlarını yönetme, stresi azaltma, öz saygıyı artırma ve içgörü elde etme konusunda kendilerini geliştiriyor.

Sanat terapisinin kullanıldığı alanları kısaca şöyle sıralayabiliriz: Öğrenme güçlüğü olan çocuklar, ağır stres yaşayan yetişkinler, okulda veya evde davranışsal veya sosyal sorunlardan muzdarip olan çocuklar, akıl sağlığı sorunu yaşayan insanlar, beyin hasarı olan kişiler, travmatik bir olay yaşayan çocuklar veya yetişkinler.

Özgür fırça darbeleri

Peki sanat terapisi deyince akla ilk gelen resimle terapi yöntemiyle başlayalım. Resimle terapi yönteminde sanat terapisti; çizim, resim, kolaj, heykel gibi yöntemleri kullanıyor. Burada amaç, kişinin içinden gelen görüntüleri geliştirmesi ve ifade etmesi. Sanat terapisinde içsel dünya; duygular, düşünceler ve fikirler her zaman deneyim için birincil öneme sahip. Resimle terapi tekniğinde, tahmin edileceği üzere her şeyi boyayabilme hissi, danışanlara büyük bir özgürlük hissi veriyor. Başlangıçta kendini tutuk hissedenler ise terapistin yönlendirmeleri sayesinde hızla konuya adapte olabiliyor.

Beden ve ruha yatırım

Hareket temelli terapide, danışanların farklı müzikler eşliğinde herhangi bir koreografiye bağlı kalmaksızın yine özgürce hareket etmeleri ve kendilerini ifade etmeleri hedefleniyor. Hareket, zihni ve bedeni birbirine bağlamaya yardımcı oluyor. Hareket halindeyken endorfin salgılanıyor, her şeye daha iyi konsantre olunuyor ve hayata daha iyi uyum sağlanıyor. Düzenli olarak hareket etmek, beden ve ruha yapılan bir yatırım olarak görülüyor. Hareket temelli terapideki var olan hareketler dans etmekten ziyade bir dil olarak yorumlanıyor. Terapist de, bu hareketleri izliyor, değerlendiriyor ve müdahalesini ona göre yapıyor.

Yazarak iyileşmek

Yazma terapisi, kelimeleri kullanarak kendini ifade etme yöntemlerinden biri. Kişinin duygularını yazarak anlatmasıyla travmaların hafiflediği, araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Yazma terapisi ile kişi kendini geliştiriyor, yaşamı üzerinde bir güce sahip olduğunu kavrayabiliyor ve kontrol duygusuna sahip olabiliyor. Örneğin bir günlük tutmak, sıradan bir etkinlik gibi görünse de uzun vadede kişinin hafızasını geliştirmesi ve günlerini nasıl geçirdiğine dair parçaları birleştirmesi adına oldukça faydalı.

Hafiflemek için müzik terapisi

Müziğin insan psikolojisini ne kadar etkilediğini günlük yaşamda da sık sık tecrübe ediyoruz. Müzik terapisi ile gizli duyguların ortaya çıkması ve yaratıcı bakış açısına sahip olmak mümkün. Natural Standard’ın araştırmasına göre anksiyete ve strese karşı rahatlamak için müzik terapisinin kullanımını destekleyen güçlü bilimsel kanıtlar bulunuyor. Müzik terapisti, danışanlarına; müzik oluşturma, şarkı söyleme, müzik çalma veya dinleme dahil olmak üzere belirtilen tedaviyi uyguluyor. Müzik terapisi ile danışanların yetenekleri güçlendiriliyor ve hayatlarının diğer alanlarına aktarılıyor. Diğer terapi yöntemlerinde olduğu gibi kendini sözel olarak ifade etmekte zorlananlara yardımcı olabilecek iletişim yolları da sağlıyor.

Anlayacağınız üzere sanat, sandığımızdan çok daha geniş alanlarda, hayatımızı düzene sokma konusunda ve özellikle tanı konmuş psikolojik rahatsızlıklarda kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Geriye, hangi sanat dalıyla iyileşmeyi seçmek kalıyor.

İlginizi çekebilir!

Fotoğraf: saatchiart.com