Yas dönemi; yaşanan kötü bir olayın ardından ortaya çıkan hüzün ve acıyla birlikte iyileşme, yaraları sarma ve kabullenişe alışmaya çalışma evresidir. Yasın belirli bir tanımı, kuralı ve süresi yoktur. Yas psikolojisi, tamamen kişiye özel olarak gelişen, duygusal ve hassas bir süreci kapsar.

Genellikle çoğu insanın hakkında konuşmayı tercih etmediği bu evreyle ilgili olarak hangi duyguların öne çıktığını ve süreci hafifletmek adına neler yapılabileceğini sizler için araştırdık!

Yas psikolojisinin evreleri

İnkar

Bir kayıp haberini ilk aldığınız an, bunun gerçek olamayacağını düşünebilirsiniz. Girdiğiniz şok sizi reddetme psikolojisine yönlendirebilir. Bu durum, zihnin kendini savunma mekanizması olarak da adlandırılabilir.

Kızgınlık

İnkar evresinin ardından olayın gerçek olduğunu anladığınız an isyan ve kızgınlık süreci başlayabilir. Bunun neden sevdiğiniz birinin başına geldiğini düşünerek etrafınızdaki her şeye büyük bir öfke duyabilirsiniz. Kendinizi hayal kırıklığına uğramış ve çaresiz hissedebilirsiniz ve bu duygular sizi daha da büyük bir kızgınlık psikolojisinin içine sürükleyebilir.

İhtimalleri düşünme

Kızgınlık sürecinin hemen ardından, olayı ve kızgınlığınızı kabul ederek, “Peki ya şöyle olsaydı? Olay bu şekilde gerçekleşse sonuç farklı olur muydu?” şeklinde çeşitli ihtimaller düşünerek yaşanan kayıp olayını zihninizde tekrar tekrar canlandırabilirsiniz. Bu canlandırma ve sürekli olarak düşünme evresi, bir sonraki maddedeki depresyon evresine ortam hazırlar.

Depresyon

Sürekli olarak düşünme hali ve kaybın üzerinden zaman geçtikçe özleme duygusuyla birlikte yas psikolojisi, dördüncü aşamasında depresyon ile karşı karşıya kalabilir. Uyku problemleri, yeme bozuklukları, ağlama hali, hiç kimseyle görüşmeme isteği ve izolasyon gibi etkilerle kendinizi mutsuz, enerjisiz ve de depresif hissedebilirsiniz.

Kabullenme

Belirli bir sürecin ardından, yukarıdaki evrelerin ne kadar süreceği bilinmemekle birlikte, eninde sonunda durumu kabullenme, gerçeklere alışma ve bir şekilde normal hayata devam edebilme evresi kapınızı çalacaktır. Kendinizi hala üzgün hissetseniz ve kaybettiğiniz kişiyi özlüyor olsanız bile hayatınıza devam etmeniz gerektiği bilinciyle yaşanan kötü olayı kabullenebilir ve bu acının altından kalkabileceğinizi hissedebilirsiniz.

Yas sürecinde acıyı hafifletebilmek için neler yapılabilir?

1. Kendinize zaman tanıyın

Yaşadığınız üzücü kaybın neticesinde kendinizi üzgün, kızgın ve haksızlığa uğramış hissetmeniz çok normal. Yas psikolojisinin etkisi olarak depresyonda hissedebilir, kimseyle görüşmek istemeyebilirsiniz. Bu duygular için kendinize yüklenmek yerine, yaşadığınız psikolojiyi kabul etmeye çalışın. İnkar etmek ya da hiçbir şey olmamış gibi davranmaktansa acıyı yaşamak süreci daha sağlıklı atlatmanıza olanak sağlayacaktır.

2. Destek almaktan çekinmeyin

Çevrenizdeki insanlar, aileniz, arkadaşlarınız bu süreçte yanınızda olarak acınızı paylaşabilirler. Onlarla vakit geçirerek, konuşarak, dertleşerek omzunuzdaki yükü hafifletebilirsiniz. Ayrıca kendinizi daha iyi hissetmek için psikolojik destek seçeneğine başvurabilirsiniz.

3. Sağlığınıza özen gösterin

Canınız hiçbir şey yemek istemeyebilir, uyku düzeniniz karışabilir, hatta zararlı alışkanlıklara yönelebilirsiniz. Bu faktörler, uzun vadede sizi daha da olumsuz yönde etkileyerek psikolojinize zararlı darbelerdebulunur. Bu nedenle bedensel ve zihinsel sağlığınıza özen göstererek bu süreci olabildiğince hafif atlatmayı göz önünde bulundurabilirsiniz.

4. Hobilerinize vakit yaratmaya çalışın

Film izlemek, kitap okumak, doğa yürüyüşlerine çıkmak, fotoğraf çekmek bulunduğunuz ruh halinden biraz uzaklaşmanızı sağlayarak size kendinizi daha iyi hissettirebilir. İçinizden gelmese bile en azından ilk etapta kendinizi farklı bir şeyler yapmak için biraz zorlamayı deneyebilirsiniz.

İlginizi çekebilir!