İnsanın varoluşunun özünde bir amaca hizmet vardır. Bu amaç, içsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayrılır. İçsel amaç öncelikli amacımızdır; şu anı kapsar ve var olmakla ilgilidir. Dışsal amaç ise ikincil bir öneme sahip olup gelecekle ve eylemlerimizle ilişkilidir. Örneğin, içsel amacınız şu an için okuduklarınızı anlamak, dışsal amacınız ise bu yazıyı bitirmek olarak tanımlanabilir.

Her birey yaşam amacını kendisi bulmalıdır çünkü bu durum herkes için değişkenlik gösterir. Ancak tüm bu fikirlerin ötesinde insanlığın ortak içsel bir amacı vardır ki bu da “uyanmaktır.” İçsel amacı keşfetmek ve onunla uyumlu yaşamak, dışsal amacı gerçekleştirmek için sarsılmaz bir zemin oluşturur. İçsel ve dışsal amaca ulaşırken bir denge yakalamak ve yaşam amacına uygun yaşamak gerçek başarının sırrıdır.

İçinizde yaşam amacınızı bulmaya yönelik oluşan o eşsiz coşkuyu beslemeye yardımcı olacağını temenni ettiğim ve kendi hayatımda işe yaramış 5 yöntemi sizlerle paylaşmak isterim.

Maddeleri çalışmaya başlamadan önce hayat amacınızı bulmaya niyet etmek bu yolda atacağınız güzel bir adım olacaktır.

1. Kendinizi tanıyın

Varoluş ancak insan kendini tanıdıktan sonra nitelik kazanabilir. İnsanın hayatı boyunca kendisini tam olarak tanıması mümkün olmayabilir çünkü karmaşık bir yapısı vardır ve bu karmaşıklık insana belli zamanlarda bilinmezlik hissi verebilir. Bununla birlikte insan, içsel gücüne yoğunlaşarak hayatını bir denge üzerinde sürdürebilecek yetenekler edinebilir.

Kendini keşfeden insan yaşamını anlamlı kılacak şeyler yapmak için yoğun bir arzu duyar. Bu da dışsal amacı temsil eder. Dışsal amacı bulmak için içsel amacınıza uymayan şeyleri keşfetmeniz gerekir. Yaşam amacınıza uygun yaşayabilmeniz için kendinizi tanımanız en önemli adımdır. Bu da kendi içinizde bitmeyecek derin bir yolculuk demektir. Kendini tanıyan bir insan doğru hedefler koyarak ve doğru adımlar atarak yaşam amacıyla arasındaki mesafeyi kapatabilir.

2. Dinginlik alanı yaratarak iç sesinizi dinleyin

İnsan hayatını çoğu zaman düşünerek, inanarak, konuşarak, hareket ederek geçirir. Düşünceleriyle, konuşmalarıyla, davranışlarıyla, inançlarıyla kendini özdeşleştirir ve bu döngünün içindeki kişinin gerçekten kendisi olmadığını fark edemeyerek kaotik çemberin içinde neredeyse kaybolur. İnsan bu otomatik zihin akışı içerisinde iç sese kulak verecek bir alan bulamayıp kendisini duyamaz.

Bu dinginlik alanını yaratmanın yolu ise şimdiyi kaçırmadan yaşamaktır. Düşüncelerden ve dış uyarıcılardan sıyrılıp zihniniz için boş bir alan yaratmayı öğrendiğinizde iç sesinizin dediklerini daha rahat duyabilirsiniz. Unutmayın, iç sesinizin sizi yanıltma olasılığı yoktur ona önce kulağınızı sonra mikrofonunuzu uzatabilirsiniz.

3. Egonun ötesindeki benliğinizi bulun

Egonun bilinmeyen birçok biçimi mevcuttur ve insan çoğu zaman bu biçimlerin içinde sıkışıp kalır. Ego adeta hakimiyetin hep kendisinde olmasını isteyen bir diktatördür, güç kaybetmesine sebep olacak herhangi bir tehdit algıladığı zaman tüm savunma çeşitlerini harekete geçirir. Bu da insanı benliğinden uzaklaştırarak asıl kimliğin ortaya çıkmasına engel olur. Asıl kimliğin ortaya çıkması egonuzu patlatmanızla mümkün olabilir.

Ego bir eleştiri bir hakaretle karşı karşıya kaldığında direkt tepki vermek ister, oysa böyle bir durumda sessiz ve tepkisiz kalmak gerçek benliğinizi deneyimlemeniz için çok sağlam bir alan oluşturur. Bağırıp çağırdığınızda ve sessiz kaldığınızda zihninizi ve bedeninizi saran hissi karşılaştırın. Hangisi size daha iyi hissettiriyor? Egonuzu eğiterek, onu hedefleriniz için iyi bir araç olarak kullanabilirsiniz. Egodan sıyrılarak yapılan işlerin spiritüel boyutta başarıya ulaşması kaçınılmazdır.

4. Mesajlara açık olun

Her gün tepemizde çoğunu fark edemediğimiz işaret balonları dans eder. Bazıları burnumuzun dibine süzülür ama yine de görünmeyi beceremezler. Onları görebilmek için bazen kafayı kaldırıp yukarı bakmak bazen de sadece gözümüzün önüne bakmak gerekir.

Çoğumuz yaşamışızdır, aklımızdan geçirdiğimiz ufak basit bir sorunun cevabı o gün içinde veya yakın bir zamanda farklı yollardan bize verilir ve bu inanılmaz bir deneyimdir. Aslında sahip olduğumuz tüm soruların cevabını içimizde barındırırız. ‘’İçimizde’’ en çok benimsediğimiz mottolardan biri haline gelmelidir çünkü doğru cevaba ulaşmanın yegane yolu onu doğru yerde aramakta yatar ve bunun için en doğru yer de insanın kendisidir.

5. Kalıpların dışına çıkın

İnsan kendini birtakım şeylerle etiketlemeye mütemayildir. Kendini özdeşleştirdiği şeylerle var olduğunu sanır. Kendini fark edebildiği kadar vardır, ötesine sahip olabileceğini düşünmeye cesaret etmek bile istemez.

Çoğu insan hayatının büyük bir kısmını bir vasıf edinmek için harcar ve ömrünün geri kalan kısmını o vasıfla geçirmekten rahatsızlık duymaz. Bu şekilde içinde yatan, onu özel kılan o eşsiz gücün farkına bile varmaz. İnsan eşya değildir, hayatta yapabileceklerini tek bir şeyle sınırlamamalıdır. Sırf kendine biçtiği yafta yüzünden daha iyi yapabileceği şeyleri yapma fırsatını elinden kaçırmamalıdır. Bir insanı, bir düşünceyi, bir davranışı belli kalıplar içine hapsedersek hayatın belirsizliğindeki sonsuz fırsatların elimizden kayıp gittiğini görebiliriz.

Bugün doğru diye nitelendirdiklerinizi yarın yanlış bulabilirsiniz veya tam tersi olabilir. Yapmam, yapamam dediğiniz şeyler bir gün yapmak istediğiniz şeyler olarak karşınıza çıkabilir. Çok dürüst bulduğunuz birinin yarın yalan söylemeyeceğinin garantisi yoktur. Yumurta ile domatesi birlikte yiyemiyor olabilirsiniz, ama ikisinin birlikte kullanıldığı çok leziz bir tarifle karşılaşabilirsiniz. DENEYİN! Denemekten, tecrübe etmekten korkmayın. Gizlenmiş yeteneklerinizi ortaya çıkarın! İstediğiniz her şeyi yapabilecek gücünüz ve cesaretiniz var.. Kalıplarınıza meydan okuyun!

Damla Özgür Kimdir?

Adnan Menderes Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı mezunu. Çalışmalarını kişisel gelişim ve koçluk alanında sürdürüyor ve farklı platformlarda içerik üretiyor.İstanbul İşletme Enstitüsü’nde blog yazarı.Yoga öğrencisi ve dansçı. İnsanlığın bilinçlenmesine katkıda bulunmak hayattaki en öncelikli amaçları arasında. Bu amacını TEDX sahnesinde taçlandırmak gibi bir hayali var!