YAZAN: CEYLAN ULUSOY

Daha sağlıklı gıda tercihleri yapmak, yeme ataklarının önüne geçmek ve bedeni gerektiği gibi beslemek için yeme farkındalığı ile alışkanlık döngüsü kırılabilir!


Thich Nhat Hanh bir adam ve at hakkında bir Zen hikâyesinden bahseder. At dörtnala gitmektedir ve binici aceleyle önemli bir yere doğru yol alır gibi görünmektedir. Yol kenarında duran biri bağırır: “Nereye gidiyorsun?” Binici yanıtlar: “Bilmiyorum! Ata sor!”

Birçoğumuzun hayatı bu akışta ilerlemektedir. Atın üzerinde dörtnala giderken, ne atı durdurabiliriz ne de nereye gittiğimizin farkındayızdır. Bu bir otomatik pilot halidir. Bu moddayken alışkanlık döngüsü halinde yaşarız. Bu döngü yemek alışkanlıklarımız ile de birebir ilişkilidir.

Alışkanlık döngüsü

Bir parça çikolata ya da lezzetli bir dondurma yemek sizi nasıl hissettirir? Beyniniz der ki: “Bunu yemek beni iyi hissettiriyor. O zaman bir parça daha çikolata daha yiyebilirim.”

Çünkü çikolata yediğinizde iyi hissedersiniz ve iyi hissetme halinizin kaybolmasını istemezsiniz. Ve böylelikle döngü başlamış olur. Çikolatayı her yediğinizde iyi his devam eder ve beyniniz bu davranışı hafızaya kaydeder. Kendini iyi hissetmek ve çikolata arasında bir ilişki kurar. Tekrar kendinizi iyi hissetmek istediğinizde ya da bir çikolata gördüğünüzde, aç olmasanız bile onu yemek için büyük bir arzu duymaya başlarsınız.

Bu davranışı tekrar ettiğiniz her seferinde, alışkanlığı pekiştirmiş olursunuz. İşte biz buna alışkanlık döngüsü diyoruz.

Üzgün olduğumuzda neden bir şeyler yemek isteriz?

Aynı alışkanlık döngüsü süreci negatif duygular için de geçerlidir. Gün içerisinde patronunuzla, eşinizle, sevgilinizle, arkadaşınızla tartıştığınızı düşünün. Sonrasında, kendinizi pek iyi hissetmezsiniz değil mi? Eğer güzel, hoş hisler içerisindeyseniz bu duyguların devam etmesini, kötü duygular içerisindeyseniz bir an önce ortadan kaybolmalarını istersiniz.

Ne zaman stresli, sıkıntılı, üzgün olsak çikolata yeriz ve kendimizi iyi hissederiz. Bunu tekrar ettikçe bu durum daha da büyük bir alışkanlık haline dönüşür. Ne kadar çok bu davranışı tekrar ederseniz bu davranışın o kadar kendiliğinden oluşma gücünü artırmış olursunuz. Sanki otomatik pilota geçmiş gibisinizdir, uçağı kullanan siz değilsinizdir. Eylemlerinizi artık bilinçli olarak seçmiyorsunuzdur. Duygusal beslenme döngünüz uçağı uçurmaya başlamıştır.

Otomatik pilotta yaşamak

Genelde yemek yerken sürekli başka şeylerle ilgileniriz. Televizyon izleriz, sosyal medya hesaplarımızı kontrol ederiz ya da düşünürüz. Yemek yerken tüm bunlarla meşgul olduğumuzda ne yediğimizin hatta ne kadar yediğimizin farkına bile varmayız. Zihnimiz orada değildir. Zihnimiz orada değilken bakar ama göremeyiz, dinler ama duyamayız, yer ama yediğimizin farkına varamayız. Otomatik olarak yeme eylemini gerçekleştiririz. Zihniniz düşünmekle ya da bizi ele geçiren duygu ile meşgulse dikkat diye bir şey kalmaz.

Aklınız geçmişte ya da gelecekte olmamalı. Yemek yerken çiğnediğiniz şey endişeleriniz, korkularınız ya da öfkeleriniz olmasın.

Thich Nhat Han

Ancak tüm varlığımızı, dikkatimizi o ana verebildiğimiz zaman beslenme tarzımız bir farkındalığa dönüşür ve ne yediğimiz, ne kadar yediğimiz hakkında bilgiye sahip olabiliriz.

Otomatik pilota karşı mindfulness

Mindfulness yolunuzu tekrar bulmanıza, uçağı tekrar uçurmanıza yardımcı olabilir. Bulunduğunuz an içerisindeki halinize ya da duruma bilinçli olarak, eleştirmeden, nazik bir tavırla yaklaştığınızda ortaya çıkan hal farkındalıktır. Ancak ne yediğinize, nasıl yediğinize, sizi o şeyi yemeye doğru yönlendiren duygu, düşünce, alışkanlık haline farkındalıkla bakabildiğinizde bir seçim şansına sahip olabilirsiniz.

Neden, neyi ve nasıl yediğimizle ilgilenmek, alışkanlıkları değiştirmek için gerçekten önemlidir. Yeme alışkanlıklarımızın nasıl oluştuğunu ve onlardan gerçekte ne aldığımızı net bir şekilde görebilirsek, bu alışkanlıklar gerçekten kendi kendilerine değişmeye başlar.

Siz de dört hafta boyunca mindfulness tutumlarıyla, kendinizi yargılamadan, açık bir bakış açısıyla, arkadaşınıza destek olduğunuz gibi kendinizin yanında durarak bir yemek günlüğü tutabilirsiniz.

Eylemlerinizi inceleyerek, onların size gerçekte ne sağladığını gördükçe, davranışlarınız değişmeye başlar. Alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirirseniz bir dahaki sefere o tatlıyı, cipsi yeme konusunda daha az heyecanlanırsınız. Kendinizi, onları yememeye zorlamak zorunda olduğunuz için değil, sadece geçen sefer ve ondan önceki sefer ve ondan önceki seferi hatırladığınız için.





BLOOM SHOP