Hayatının büyük bir bölümünü diyetle geçiren, hızlı sonuç garantisi vadeden sporları kovalayan, sıkılaştırıcı kozmetik ürünlerinin çoğunu bilen ve kullanan kişilere hepimiz hayatımızın bir döneminde rastlamışızdır.

Kendi çevremden bu kişiyi bende çok iyi tanıyorum, tanıştırayım “ben”!

Son iki yıldır ideal kilomda olmama rağmen bu konuyu çok büyük bir takıntıya dönüştürdüğümü fark ettim. Hemen hemen her gün tartılıp, gram değişikliklerden bile moralimin bozulduğunu gördüm.

Ancak yaklaşık 6 ay önce diyetisyen Elvan Odabaşı’nın tavsiyesi ile tartılmayı bıraktım. Çünkü diyetisyenim, sağlıklı ve fit olmak için pil ile çalışan bir cihazın bana rehber olamayacağını, dengeli ve düzenli beslenme rutinime sporu da dahil edip uzun yıllar istediğim görünümde olabileceğimi anlattı.

Her gün tartılmanın rejimimi olumsuz etkilediğini ve bu konuyu obsesyona dönüştürmeme sebep olduğunu belirtti. Bu nedenle tartıda yazan rakamlara takılmadan aynada gördüğüm ve hissettiğim kişiden memnun olmadığım zaman beslenme tarzımı değiştirmem gerektiğinden bahsetti.

O günden itibaren bu tavsiyeyi severek benimsedim. Tartılmadan ve ölçülmeden sadece hislerime ve vücudumun tepkilerine güvenerek hareket etmeye başladım.

Yazın yaklaşmasıyla birlikte vücudumu daha fit bir görünüme kavuşturmak için kendimi 3 haftalık bir maratona sokmaya karar verdim. Sakın yanlış anlaşılmasın, çünkü bu süreçte acı yok aksine bedeni bir bütün olarak ele alan sağlıklı ve keyifli bir deneyim var.

Maratonumu 3 aşamadan oluşturdum. Sevgili diyetisyenimiz Ayça Alara Aycan’dan metabolizmamı ve yağ yakımımı hızlandıracak besinler ile ilgili tavsiyeler aldım. Haftada en az 3 gün yapmaya çalıştığım spor rutinime, Live To Bloom’un Youtube kanalında paylaştığı pilates eğitmeni Aysun Düz’ün bacak, popo ve karın egzersizlerini ekledim. Egzersiz sonrası ise sıkılaştırıcı kozmetikler kullanarak hızlı sonuç almayı hedefledim.

Bloom TV: Kalça ve Bacak Sıkılaştırma Egzersiz Önerileri

3 haftanın sonunda vücudumda incelme ve toparlama gözlemledim. Selülit görünümüm de azalmalar oldu. Yemeklerimi sebze ağırlıklı besinlerden seçtiğim için daha hafif hissetmeye başladım.

Dar gelen kıyafetlerim tam olmaya ve duruşunu beğenmediğim elbiseler üzerimde iyi durmaya başladı.

Aldığım tavsiyeleri ve kullandığım ürünleri aşağıda sizler için derledim.

Sağlıklı kilo verme öneriler- Diyetisyen Ayça Alara Aycan:

“Yağ yakan besinler” günümüzde bu kelimeyi ne kadar sık duyuyoruz değil mi ? Özellikle önümüzde yaz varken mutlaka siz de merak etmişsinizdir. Acaba yağ yakan besin diye bir şey var mı, yoksa her şey bir efsaneden mi ibaret?

Bu konuda size “evet, yağ yakan besinler gerçek!” diyebilmeyi inanın ben de çok isterdim; ama gerçek hayatta maalesef yağ yakan sihirli bir besinimiz yok. Hemen üzülmeyelim; çünkü bazı besinler sahip oldukları özellikler ile yağ yakımına destek olabiliyor.

Hadi onları biraz tanıyalım;

1. Yeşil çay

Ben söze yeşil çay ile başlıyorum. Yeşil, beyaz, ya da siyah çay aslında aynı yapraktan elde edilir; ama fermentasyon işlemleri farklıdır. Mesela yeşil çayın fermentasyon ile siyah çaya dönüştürülme işlemi sırasında yapısal özelliği değişerek kompleks bir yapıya dönüşür. Bu nedenle yeşil çayın içeriğinde bulunan ve kafeinle birlikte yağ yakıcı etki gösteren epigallokateşin gallat (EGCG) etkili bileşeni siyah çayda bulunmuyor.

Fakat yeşil çayın muhtemel etki şeklinin, metabolizmayı hızlandırması, enerji harcaması ve yağ oksidasyonunu artırmasına bağlı olduğu düşünülüyor.

Beden Kitle İndeksi (BKİ) 25 kg/m2 üzerinde olan 60 Taylandlı (42 kadın + 18 erkek) katılımcı ile gerçekleşen bir çalısmada, katılımcılara 12 hafta süresince yüzde 65 karbonhidrat, yüzde 15 protein ve yüzde 20 yağ içeren standart bir diyet listesi uygulandı.

Gönüllüler iki gruba ayrıldı. Bir gruba sabah, öğle ve akşam yemeklerinden sonra 250 mg’lık yeşil çay yaprağı kapsülü verilirken diğer gruba boş ilaç olarak aynı görüntüye sahip selüloz kapsülleri verildi (plasebo).

Çalışma sonucunda yeşil çayın iki aylık süre içerisinde en yüksek etkisini göstererek 5 kg kaybı sağlarken diğer grupta ise diyete bağlı olarak 2 kg kaybı gözlemlendi.

Yapılan bir başka araştırma ise yeşil çayın kilo kaybına olumlu etkilerinin oldukça az olduğunu söylerken egzersiz, spor yapmak gibi sağlıklı alışkanlıkların metabolizmaya faydalarının daha fazla olacağını söylemektedir.

Benim tavsiyem ise yeşil çay severlerin günlük beslenme ve spor rutinlerinin yanına (ve herhangi bir rahatsızlığımız yoksa) 1-2 fincan yeşil çay ekleyebilecekleri.

Unutmamamız gereken bir nokta ise; kalp hastalıkları ya da tansiyon problemleri olanların doktoruna danışmadan yeşil çay içmemesi gerektiğidir.

2. Kırmızıbiber

Kırmızıbiberin içeriğindeki “kapsaisin” isimli maddenin vücudumuzdaki yağ metabolizmasını artırarak zayıflamada yardımcı olabileceği bilimsel çalışmalarda gözlemlendi. Kapsaisin yemek sonrası alındığında sempatik sinir sistemini uyararak enerji ve yağ metabolizmasını hızlandırmaktadır. Aynı şekilde iştahı da baskıladığını gösteren çalışmalar mevcut.

Kırmızıbiberin fazla kullanımı sindirim sisteminde tahrişler ve beraberinde ciddi sağlık sorunlarını getirebilir. Bu nedenle tüketiminde aşırıya kaçılmamalı.

3. Zerdeçal

Yapılan araştırmalar ile zerdeçalın etkili bileşenleri olan fenolik yapıdaki kurkuminlerin yağ metabolizmasını destekleyici özelliği olduğunu söylemektedir. Kendisi aynı zamanda çok önemli bir anti enflamatuardır. Günlük önerilen tüketim dozu 6-8 gramı aşmayarak taze rendesini veya dilimini yoğurt, ayran veya yiyeceklerinize keyifle ekleyebilirsiniz.

Dikkat: Hamileler, kan sulandırıcı ilaç kullananlar veya ameliyata girecek bireylerde zerdeçal kullanımı önerilmemektedir.

4. Ananas

Ananas deyince benim için akan sular durur! İçeriğindeki bromelain bileşeni ile enflamasyonlarla savaşır, vücuttaki ödemlerin atımına yardımcı olur ve yağ metabolizmamızı destekler. Özellikle ödemli kalktığınız sabahlar kahvaltınıza 1 ince dilim ananası ekleyebilirsiniz. Ayrıca tatlı isteğini de bastırmaya yardımcı bir meyvedir.

Kullandığım kozmetik ürünler:

Bu aşamada en büyük silahım at kılı fırçası oldu. Sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kere fırçalamaya özen gösterdim. Ancak yoğun olduğum günler sadece 1 kere uygulayabildim. Teknik çok basit. At kılı fırçasını, özellikle selülitin çok olduğu üst bacak ve kalça bölgesine önce dairesel hareketlerle, daha sonra ise yer çekiminin tersi yönde yani aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirmek.

Kuru vücuduma en az 5 dakika fırça uygulamayı tercih ettim. Daha sonra kan akışı hızlanmış gözenekleri açılmış olan vücuduma sıkılaştırıcı kremimi sürdüm. Krem ilk birkaç dakika vücudumu karıncalandırıp yaksa da geçici ve güzel bir his bıraktı.

Kokusunu ve etkisini sevdiğim bir sıkılaştırıcı krem olan The Body Shop Sea Of The World serisinden Ethiopian Coffee kremini kullandım. Ancak başka ürünleri de araştırdım ve aşağıda listeledim.

  • The Body Shop-SPA OF THE WORLD ETHIOPIAN COFFEE – SIKILAŞTIRICI KAHVE ÖZLÜ KREM (350ml- 132.90TL)
  • Darphin Anti-Cellulite Contouring Gel (500ml- 360TL)
  • Logona Sıkılaştırıcı Vücut Yağı – Organik Nar ve Q10 (200ml- 99.50TL)