Doğumdan sonra her anne birçok duygu değişimi yaşar. Yüzde 10’u ise “postpartum depresyon” (PPD) olarak adlandırılan doğum sonrası depresyondan muzdarip olur. Peki doğumdan sonra ruh sağlığınızı ve mutluluğunuzu koruyabilmeniz için neler yapabilirsiniz? 

Önce postpartum depresyonunu tanıyın

Dokuz ay boyunca büyük bir heyecanla bebeğinizin dünyaya gelmesini beklediniz. Doğal olarak yeni yaşamınızın size sonsuz mutluluk yerine mutsuzluk getireceğini hiç hayal etmediniz. Çünkü yazılanlar, çizilenler ve etrafınızda görüp deneyimledikleriniz size aksini söylüyordu. Gerçek şu ki bu kaygı ve mutsuzluk hali lohusa kadınların yüzde 80’inde yaşanıyor. Doğum sonrası depresyon ise her on kadından birinin yaşadığı bir sorun. Bu yüzden kendinizi yalnız hissetmeyin.

Önlenebilir

Yaşadıklarınızın büyük kısmı hormonlardan kaynaklı olsa da her şeyi yalnızca kimya ile açıklamak doğru olmaz. Eğer öyle olsa her kadın aynı sorunları yaşardı. Geçmişte var olan depresyon öyküsü, kadınların postpartum depresyonuna meyilli olduğuna dair ipucu veriyor. Hamilelik sürecinde yaşanan duygusal işaretler doğum sonrası depresyonunun sinyallerini verebiliyor. Atlanta’daki Emory Üniversitesi Gebelik ve Postpartum Duygudurum Bozuklukları Programı Direktörü Zachary Stowe “Doktorlar PPD yaşaması muhtemel olan kadınları tespit edebilir ve bu durumu önleyebilir.” diyor.

Sorunları baştan çözmeye odaklanın

Yaşadığınız her şeyi hem doktorunuz hem de terapistinizle konuşun. Bununla beraber ancak ve ancak gerçekçi beklentilerle PPD’yi aşabilirsiniz. Bazı kadınlar bu durumu ezici ve yıpratıcı bulduğu için sorunların kaygı ve depresyona dönüşmesi kaçınılmaz oluyor. Eğer sorunlarınız baştan itibaren bu kadar ilerlemeden çözülürse PPD’ye yakalanmadan annelik hüznünü atlatabilirsiniz.

Dinlenin ve kendinize zaman ayırın

Son yıllarda yapılan birçok çalışma sakin anneler ile bebeklerinin daha bağlı ve uyumlu olduğunu gösteriyor. Her gün en az 15 dakika dinlenin. Kendinize zaman ayırın. Bu zaman diliminde ev işini ya da başkalarına karşı olan sorumluluklarınızı değil sadece kendinizi düşünün. Kitap okuyun, manikür yaptırın, meditasyon yapın ya da dinlenin. Sadece kendiniz için 15 dakika ayırarak daha mutlu, stressiz ve iyi bir anne olabilirsiniz. Unutmayın, mutlu anne mutlu bebek demektir.

Bebeğiniz uyurken siz de uyuyun

Uykularınızın bölünmesi normal. Size her şeyiyle ihtiyaç duyan bir bebeği emzirmek için uyanıyorsunuz. Diğer ihtiyaçları konusunda eşiniz tüm sorumluluğu alsa da uyku gibisi yok… Siz de tüm uyku fırsatlarını değerlendirin. Iowa Üniversitesi’nden, Postpartum Depresyon: Nedenler ve Sonuçları adlı kitabın yazarı Dr. Michael O’Hara, uykusuzluk sorununu çözebilen annelerin PPD’ye kapılma ihtimallerinin azaldığını söylüyor. Bunun için eşinizden ve ailenizden destek alabilirsiniz.

Egzersiz için zaman yaratın

Yaklaşık 1000 anne arasında yapılan bir araştırma, doğumdan önce veya sonra egzersiz yapanların duygusal olarak daha iyi hissetme eğilimi gösterdiklerini ortaya koyuyor. Sosyalleşen kadınlarda ise genellikle postpartum depresyonu bulgusuna rastlanmadığı yine aynı araştırmada yer alıyor. Psikolog Karen Rosenthal, “Yürüyüşe çıkmak, temiz hava almak ve doğanın tadını çıkarmak bakış açınızı geliştirebilir” diyor. Yorucu fiziksel aktiviteler için kendinizi zorlamayın. Amacınız biraz terlemek, biraz kalori yakmak ve biraz da kaslarınızı toparlamak olmalı.

Anneliği kariyer değişimi olarak düşünün

Rosenthal, “Çiftlere ebeveynliğin 24 saat süren bir iş olduğunu sık sık söylüyorum” diyor. Her insan yeni bir işe girdiği zaman ilk birkaç ayın stresli geçeceğini tahmin eder ancak anneler her nedense yeni doğan bebekleri ile geçirecekleri mesainin yorucu ve biraz da stresli olabileceğini hesaba katmıyor. Siz bunu hesaba katın ve bu durumu yeni bir kariyerin başlangıcı olarak düşünerek keyif alın. New York’ta yaşayan ikiz annesi Denise Madison, “Bebeklerim benim işim” dediğinde kendini çok mutlu hissettiğini söylüyor ve ekliyor: “Gazete okumak dahil her iş beni bekleyebilir.”

Mükemmel ebeveyn olmak için uğraşmayın

Her anne gömleğinin düğmelerini yanlış ilikleyerek dışarı çıkabilir ya da bebeğiyle ilgili komik unutkanlık hikâyeleri anlatabilir. Bu yaşadıklarınız yalnızca sizin başınıza gelmiyor. Kendinizi mükemmel anne olmak için paralamayın. Her anne çocuğu için elinden gelenin en iyisini yapar. Siz de öyle. Biraz rahatlayın ve anneliğin tadını çıkarın. Postpartum depresyonuna sahip birçok kadın mükemmeliyetçidir ve bu durum anneler üzerinde ciddi bir baskıya dönüşür. Her şeyi düzgün yapamamanız o kadar normal ki… Amacınız her şeyi mükemmel yapmak değil mutlu bir ebeveyne dönüşmek olmalı. Yinelemek gerekiyor; mutlu anne mutlu bebek demektir.

Esnek olun

Hayatı akışına bırakın, rutinlerinizi yavaş yavaş geri getirin. Sabah kahvesi belki tam istediğiniz zamanda içilemeyecek ve belki de siz uygun olduğunuzda o kahve buz gibi olacak. Yine de bu eylem için zaman ayırın. Kendinize yapılacaklar listesi hazırlayın ve bu listeye uymaya çalışın. Öngörülemez durumları da kızgınlık ya da mutsuzlukla karşılamak yerine akışına bırakacak kadar esnek olun.  

Yeni annelerle tanışın, sosyalleşin

Kendinizi soyutlamanız size sadece mutsuzluk getirir. Oysa sizin gibi saçları bakımsız kalmış, gözlerinin altı yorgunluktan hare hare olmuş birçok annenin varlığını bilmek, onlardan güç ve destek almak, onların da sevinip üzüldüğünü bilmek sizi mutlaka rahatlatacaktır. Sosyalleşin. Yetişkin insanlarla temas kurmaya ihtiyacınız olduğunu asla unutmayın.  

Sizi güzel bir gelecek bekliyor

Kendinize ait güzel bir geleceğin hayalini kurun. Hasta değilsiniz, sadece hormonal değişimden biraz fazla etkilendiniz. Bu günler de geçecek. Bunu bilerek geleceğe umutla bakabilirsiniz. Yakında bebeğiniz büyüyecek, emzirme ikinci planda olacak. Dünyayı keşfedecek. Annelik yıllarının ilk aylarını özleyeceksiniz ya da belki hiç özlemeyeceksiniz. Geçmişe değil geleceğe bakarak mutlu olun. Tünelin sonunda ışık var!