Ayurvedik yaşamda hamilelik dönemi, ilk üç ayı başta olmak üzere, anne ve bebek için çok önemlidir. Bu nedenle hamilelik dönemini zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı tamamlamak gerekir. Sağlıklı bir hamilelik süreci geçirmenin püf noktalarını, Ayurvedik yaşam bilgilerinden yola çıkarak sizler için sıraladım.

Hamilelik sürecinde ilk üç ay başlangıçtır. Üçüncü ayda bebeğin kalbi oluşur ve annenin kalbi ile bağ kurar. Dördüncü ayda ruh kalbe yerleşir. Beşinci ayda zihin uyanır. Altıncı ayda zeka gelişir, yedinci ayda fiziksel ve zihinsel gelişim devam eder. Sekizinci ayda anne ve bebek arasındaki plasentada Ojas (yedi dokunun özü) anne ve bebek arasında gider gelir; kan, kas, kemik, dokular yağ ve ilik gelişmeye devam eder.

Hamileliğin ilk aylarında mide bulantısı normaldir. Bulantıyı önlemek için öğünlerin sayısını arttırmak, daha hafif yiyecekleri su eşliğinde tüketmek gereklidir. Kısa aralıklarla sıvı tüketimi, hamilelik sırasında asiditeyi ve bulantıyı hafifletmek için kullanılan bir yöntemdir. Kadınların çoğunluğunda bu iki durum genellikle sabahları meydana gelir.

İlginizi çekebilir: Anne Adayları İçin Ayurvedik Yaşam Önerileri

İlk üç ay

İlk üç ay fetusun tutunması için önemlidir. Bu nedenle anne beslenmesine azami dikkati göstermelidir. Tatlı, serin, sindirilebilen, hafif yiyecekler yemelidir. Soğuk süt, tatlı lezzetler, sıvı besinler, haşlanmış pirinç suyu, Hindistan cevizi suyu ve meyankökü önerilir.

Döllenmeyi takip eden ilk ay, “Kalal” oluşur. Kalal burun mukozasına benzer, yapışkan, yarı katı, sümüksü, tezahür ettirilmemiş ve görünmezdir. Ama tüm organ, sistem ve bedenin yapı taşlarına sahiptir. Daha sonra tezahür edecek olan hayatın ultra mikro versiyonudur. Beş elementin özelliklerini taşır.

İkinci ay embryo sağlamlaşır. Üç Dosha tarafından “Garbha” üretilir ve bebeğin cinsiyeti belli olur. Garbha cinsiyeti belirler, Pinda erkek, Peshi kadın ve Arbuda cinsiyetsizdir.

İlk aylarda rahat bir hamilelik geçirmek için, 8 gr darülfülfül, 8 gr kuşkonmaz tozu ve 8 gr meyankökü tozu 100 ml süt ve 200 ml su ile kaynatılıp çeyrek seviyeye indiğinde ılıkken içilmesi tavsiye edilir.

Üçüncü ay ve sonrası

Üçüncü ayda eller, ayaklar, kafa yapısı ve tüm vücut parçaları minyatür formda oluşur. “Charak” denen tüm organ bütünü, duyular ve sistemler çiçek açmaya başlar.

Bebeğin kalbi oluşur ve annenin kalbi ile bağ kurar, artık annenin duygularıyla birebir etkileşim başlamıştır. Anne sakin, huzurlu ve sukunetli bir yaşama devam etmelidir. Fetus kalbi anneden gelir ve plasenta kordonu ile beslenir. Fetal kalp anne kalbi ile ilk bağı kurduğunda annenin tüm istek ve düşüncelerini kopyalamaya başlar.

İlk üç aylık beslenme ve yaşam düzeninde aşağıdaki uyumsuz kombinasyonlardan kaçınılmalıdır çünkü Dosha artışına sebep olurlar:

  • Meyve süt ya da yoğurt ile karıştırılmamalıdır,
  • Beklemiş fermente gıda yenmemelidir,
  • Kuru sebze ve gdo’lu ürün tüketilmemelidir,
  • Donmuş et yenmemelidir,
  • Acıkmadan ve sindirim tamamlanmadan tekrar yemek yenmemelidir.

Ayrıca ham ve olgunlaşmamış meyveler asiditeyi arttırır bu nedenle tüketimine dikkat edilmelidir. Susam ve şeker karışmamalı yani tahin ayrı, pekmez ayrı tüketilmelidir. Saat 18:00-19:00 arası akşam yemeği yenmiş olmalı ve akşam yemeğinde yoğurt tüketilmemelidir çünkü saat 18:00 sonrası blokajlar artar. Akşam yemeğinde yoğurt tüketimi ayrıca asiditeyi ve Pitta’yı da arttırır, kan asidik hale gelir.

Şarap ve etin birlikte tüketilmesi tavsiye edilmez, agresyonu arttırır. Her gıda mevsiminde yenmelidir. Doğudan gelen rüzgara maruz kalınmamalı ve dağ eteğinde oturulmamalıdır. Üçüncü aydan itibaren sütlü pirinç lapası, gee, bal, meyve suyu her öğünde tüketilmelidir.

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya Göre Anneliğe Hazırlık Süreci Nasıl Olmalı?

Anne adayları için meditasyon neden önemli?

Anne adayının psikolojisi bebeğin gelişimini etkiler, zihinsel ve ruhsal sağlığın temeli anne karnında yapılanır. Anne adayları stresten uzak ve huzurlu yaşamalıdır çünkü fetus, anne sesi frekansından her şeyi algılar. Annenin sesi rahat ve sakin olunca bebek de bu sinyalleri alarak kendini güvende  hisseder. Ama eğer anne strese içinde ise bebeğin de kalp atışları hızlanır, kan basıncı yükselir, bağışıklığı sağlıklı gelişemez. Hamilelik döneminde meditatif çalışmalar anneyi sükunette tutar.

Düzenli meditasyon bebekte derin rahatlama yaratarak anne ile güven ve sevgi dolu bir ilişkini kurmasına yardımcı olur. Anne karnında konuşma, dinleme ve öğrenme kapasitesi yüksek gelişir.

Meditasyon sırasında aşağıdaki mantra tekrarlanabilir:

Yavaşla annem, yavaşla ve duy beni

Hisset ve şimdi de sadece beni dinle,

Dünya senin bedeninde, ben senin bedenindeyim,

Sadece yavaşla

Sadece bana odaklan.

Anne adayları için toksin karşıtı yüz maskesi tarifi

Her birinden 40 gram alınan kişniş tozu, meyankökü tozu, çemen tozu, kil ve mercimek unu bir kapta azar azar su ekleyerek macun gibi pişirilir. Ilıması beklenir. Gül suyu ile temizlenmiş ve kurulanmış cilde maske şeklinde uygulanır. 15 dakika beklenir ve yıkanır.