Hepimiz her yıl yeni kararlar alıyor ama daha ilk günden bazen de bir süre sonra bu kararları unutuyoruz. Temposu yoğun hayatlarımızda bunun olması çok normal. Çünkü zihinlerimiz artık hayatlarımızdan daha da yoğun. Öyle ki araştırmalara göre, her gün zihnimizden 50.000 ila 70.000 arası düşünce geçiyor. Aynı anda birden çok şey yapmaya çalışmak verimliliğimizi düşürüyor. Ancak günümüzde bu, “meşgul” olmanın bir tanımı haline gelmiş durumda ve herhangi bir şeye odaklanmak artık gerçekten güç. 

Odaklanmak için iki şeye ihtiyaç duyuyoruz: Enerji ve zaman.

Modern hayat içerisinde sürekli bu ikisini korumaya ve iyi değerlendirmeye çalışıyoruz. Sürekli bir şeyler için karar vermemiz gerekiyor ve bu sorumluluk altında bazen ezilip karar vermekten kaçınabiliyoruz. O kararı verip üstünü çizmedikçe zihnimizin bir köşesinde bekliyor ve bu kararlar birikiyor, ta ki daha fazla yer kalmayana dek.

İşte o zaman kontrolü kaybettiğimizi düşünüp stres olup paniğe kapılıyoruz. Düşünmek ve odaklanabilmek için ihtiyacımız olan alanı zihnimizde yaratabilmeliyiz. Ama nasıl? Herhangi bir odada alan yaratmak için ne yapmamız gerekiyorsa öyle; içindekileri dışarı çıkararak. Peki bullet journal’ın bununla ne ilgisi var?

Bullet journal nedir?

Bullet journal ya da kısaca BuJo, geçmişinde öğrenme güçlüğü yaşayan Ryder Carroll tarafından odaklanmak ve üretken olmak için alternatif çözümler ararken deneme yanılmayla ortaya çıkmış bir yöntem. BuJo; geçmişi takip etmek, şimdiyi düzenlemek ve geleceği planlamak için ideal bir not tutma yöntemi; hem bir yapılacaklar listesi, hem bir planlayıcı, hem de bir günlük. 

BuJo’yu bir deftere renkli kalemlerle çizimler yaparak veya resimler yapıştırarak kullanabileceğiniz gibi yalnızca bir kalemle yazı odaklı şekilde de oluşturabilirsiniz. Hatta defter bile kullanmadan telefon, tablet, bilgisayar gibi cihazlarınızda da uygulayabilirsiniz.

Ancak şunu belirtmeliyim ki kalem ve defter kullanarak bizzat yazmanız, özellikle de renkleri dahil etmeniz yapmanız gerekenleri daha iyi hatırlamanıza yardımcı olduğu gibi sizi daha çok teşvik edecektir. Yine de seçim tabii ki sizin. Önemli olan zihnimizde dönen düşünceleri düzenleyip kafamızın içinden başka bir yere aktarmak.

İlginizi çekebilir: Günlük Tutma Alışkanlığı Edinerek Stresinizi Dönüştürün

BuJo özelleştirilebilir ve esnek bir not sistemi

Diğer ajandalardan ayrıldığı nokta da bu. Çünkü kişinin hedeflerinin ve görevlerinin kendisine nasıl hissettirdiğini gözden geçirmesini sağlıyor. Bu da BuJo ile mindfulness arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Mindfulness ya da farkındalığın faydalarını biliyoruz hatta belki çoğumuz bunların etkilerini bizzat deneyimliyoruz. BuJo da bu pratiği hayatımıza katmanın bir başka yolu olarak görülebilir. Dikkatimizi dağıtan, işimizi yapmamıza engel olan şeyleri gözden geçirip gerekirse elememizi ya da onları düzenlememizi sağlıyor. 

Tamamen sizin ihtiyacınıza göre şekillendiğinden bir önceki ay işe yaramadığını düşündüğünüz bir bölümü bir sonrakinde çıkarabilir ya da yenilerini ekleyerek değişiklikler yapabilirsiniz. Ay boyunca ya da yıl boyunca genel ruh halinizi görebilir, aklınızdan geçen düşünceleri boşaltabilir, sizi strese sokan ya da kaygılandıran şeyleri yazabilirsiniz. Takip etmek ve devamını sağlamak istediğiniz alışkanlıklarınızı, yapmak istediğiniz şeyleri, gitmek istediğiniz yerleri ve daha pek çok şeyi yazabilirsiniz.

Başta çok hevesli başlasanız da zaman zaman yapamadığınız ya da bitiremediğiniz şeyler olabilir 

Bazen o kadar yoğun oluyoruz ki başka hiçbir şeye vakit bulamıyoruz; cilt bakımımız aksayabiliyor, sporu bırakabiliyoruz, meditasyon yapmayı erteleyebiliyoruz. Önemli olan bu durumları kabullenip geri dönebilmek, bir kere bıraktım her şey boşa gitti gibi düşünmemek. BuJo’nun bu esnek özelliği böyle durumları kabullenebilmemizi sağlıyor ve buna ek olarak yapmamız gerekenlere devam etmek için de bizi motive ediyor.

Youtube ve Instagram’da yüzlerce, binlerce BuJo örneği bulabiliyoruz. Bu örneklere baktığımızda BuJo’nun ne kadar kişiselleştirilebilir olduğunu; anksiyetesi olanlardan tutun da öğrencilereannelerden kendi işinin patronu olanlara kadar herkesin kendi sorunlarına yönelik nasıl uyarlandığını görebiliyoruz. Bazı kişiler çok minimal kullanırken bazı kişiler defterlerini adeta birer sanat eserine dönüştürüyor. Bu tasarımlar kimimizi başlamak için teşvik ederken kimimizin gözünü korkutabiliyor. 

İlginizi çekebilir: Dilek Defteri ile 2020 Enerjisini Arttırmanın Yolları