Moda ve güzellik endüstrileri iklim krizi yaşıyor olmamızın en büyük nedenleri olarak gösteriliyor. Kullandıkları doğaya zararlı içeriklerden, üretim aşamalarına ve plastik içeren paketleme tercihlerine kadar tüm süreçlerde ciddi ve geri döndürülemez çevresel etkilere neden oluyorlar. Toplumlarsa, giderek artan ekolojik bilincin sonucu olarak, bu kısır döngüyü yaratan dev markalardan sorumluluk almalarını ve daha geç olmadan dünya adına önlem almalarını bekliyor.

Devasa kaynakları olan, ayrıca bilim insanlarıyla çalışan bazı büyük markalar iklim krizi karşısında giderek büyüyen ekolojik farkındalığa uygun adımlar atmaya başladı. İşte moda ve güzellik sektörlerindeki dünya devlerinin ekolojik kriz karşısındaki önlemleri!

İlginizi çekebilir: Plajda: Sürdürülebilir ve Doğa Dostu Ürünler

P&G (Procter & Gamble)

Yapılan araştırmalara göre 1950 yılından beri üretilmiş olan plastiklerin sadece yüzde 9’u geri dönüştürülmüş. Plastik üreten ve tüketenlerin uzun zamandır güvendikleri ve “çevre dostu” bir çözüm olarak öne çıkan geri dönüşümün verimli şekilde işleyememesi, plastik kullanımının acilen azalması gerektiğini işaret ediyor.

P&G’nin başını çektiği uluslararası inisiyatif de plastik geri dönüşümünün verimini arttırmayı amaçlıyor. Bu insiyatif geri dönüştürülebilen plastiklerin gözle görünmeyen bir işaretle damgalanmasını ve atık tesislerde daha doğru sınıflandırma yapılmasını sağlıyor. Bu şekilde geri dönüşüm oranı artıyor ve ekonomi daha döngüsel bir hale geliyor. Bu inisiyatifin ise gelecek sene Avrupa’da yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Unilever

Unilever, Love, Beauty & Planet markası ile daha konsantre ürünler üretip, ürünlerin tüketim hızını “daha az miktar, aynı sonuç” vizyonu ile yavaşlatmayı amaçlıyor. Daha az tüketimle beraber daha az enerji, hammadde ve plastik tüketimi sağlanıyor.

Kısaca karbon ayak izlerini küçültüyor, aynı zamanda kullanılan şişeler geri dönüştürülmüş plastikten yapılıyor. Tüm bunlara ek olarak ürünlerde kullanılan kimyasal içerikleri de değiştiriliyor. Suya karışıp mercan resiflerini yok eden sert kimyasallar yerine yenilikçi, çevre dostu, doğal ve çözünebilir içerikler tercih ediliyor.

İlginizi çekebilir: Plastik Kullanımı: Gezegenimiz İçin Büyük Bir Tehdit

Estée Lauder

Lüks güzellik markası, Paris Çevre Anlaşması’na uyarak karbon salınımını azaltmayı ve sürdürülebilir enerji kaynağı kullanımını arttırmayı planlıyor. Yakın gelecekte üretim tesislerinin bütün enerjisini rüzgar türbinleri ve güneş panellerinden üretiyor olmayı hedefliyor.

L’oréal

Yemek ve güzellik sektöründe senelerdir kullanılan palm yağı, üretildiği Malezya ve Endonezya’da ciddi boyutlarda karbon salınımına neden oluyor. Sonuç olarak da ormanlar başta olmak üzere tüm ekosistemler çok büyük hasarlar görüyor.

L’oréal, 2020 senesi sonuna kadar ürün içeriklerinden orman tahribatına neden olan tüm hammaddeleri, palm yağı ve türevleri de dahil olmak üzere, çıkarmayı hedefliyor.

Inditex

Bünyesinde birçok hızlı moda markasını barındıran Inditex, kullandığı pamuk, keten, polyester vb. materyallerin 2025 yılına kadar yüzde yüz organik ve doğada çözünebilir olmasını hedefliyor. Aynı zamanda tüm tesislerini (fabrikalar, mağazalar vb.) tek kullanımlık plastiklerden arındırmayı, sıfır atık vizyonuna uygun ve sürdürülebilir enerji ile çalışan doğa dostu tesisler oluşturmayı planlıyor.

Endüstri devleri tarafından açıklanan sürdürülebilirlik hedefleri her ne kadar umut verici olsalar da her zaman greenwashing yani doğa ile göz boyama trendinin farkında olmalıyız. Bu noktada tüketici olarak üstümüze düşen görev, tercih ettiğimiz markaların üretim süreçlerini ve çevreye duyarlı stratejilerini takip etmek.

Burcu Erbaş kimdir?

1997 yılında Antalya’da doğan Burcu, İstanbul Saint Joseph lisesinde eğitim gördü. 2020 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Erasmus programı ile bir sene boyunca eğitim aldığı Sciences Po Paris’te çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve ekoloji üzerine dersler aldı. Öğrendiklerinden çok etkilenen Burcu yaşam tarzını çevreye duyarlı olacak şekilde değiştirirken, ulaşabildiği herkese de ekolojik yaşamı tüm yönleri ile tanıtmak istiyor.