”Bu şehir insana tuzak kuruyor, bu şehir insanı uzak kılıyor, bu şehir insanı hayli yoruyor…” diyor Candan Erçetin.

Yorgun ve isteksiz uyanılan sabahlar, işe giderken karşılaşılan tahammülü azalmış, yarış halindeki insanlar. Bizi birbirimizden uzak kılan şehirler değil, bizleriz aslında.

Bizi özgürleştirecek olan ve daha iyi hissetmemizi sağlayan şey, hepimizin bir bütünün parçaları olduğunu anlamak. Bu duyguyu deneyimlemek için insanlara -ya da kendinize- bir şans vermeye ne dersiniz?

İlk adımı atmaktan korkmayın, kaybedecek hiçbir şeyiniz yok

Etrafınızdaki mutsuz yüzlere rağmen tanımadığınız insanlara göstereceğiniz gülen bir yüz veya söyleyeceğiniz bir “merhaba” büyük bir değişim yaratacak, inanın! Çünkü kendinizi değiştirmeden etrafınızın değişmesini hayal etmek pek de gerçekçi değil.

Şikâyet etmek yerine harekete geçin

Şikâyet kelimesinin TDK’daki karşılığı “birinin yaptığı yanlış bir iş veya davranışı ilgili makama veya daha üst makamdakine bildirmek’’ şeklinde. Bu anlamıyla şikâyet işlevsel bir davranış biçimiyken, çözüm üretmeden şikayet etmek enerji düşüren bir harekete dönüşüyor. Şikâyet ettiğiniz konuyla ilgili çözüm üretmeye çalışmak, çözümsüz bir durumla karşı karşıyayken ise bakış açınızı değiştirmek daha mantıklı ve enerji verici bir yaklaşım.  

Müzik ruhun gıdasıdır

Ruhumuza dokunan -kimi zaman mutlu, kimi zaman melankolik ve mutsuz hissettiren- müziklere ihtiyacımız var. Müzik, bir parça psikolojimizi etkileyip bizi günlük stresimizden uzaklaştırabilir ve bizi kaygılandıran düşüncelerin değerlerini yitirmesini sağlayabilir. Kendinizi müziğin akışına bırakın ve anın tadını çıkarın.

Önceliklerinizi belirleyin

Öncelikleri belirlemek ve hayatınızı buna göre planlamak günlük hayat akışınızı rahatlatmak için güzel bir yöntem. Örneğin önceliğinizin “aile” olması, aileye daha çok, işe daha az zaman ayırmanız anlamına geliyor.

Öncelikleri sosyal ilişkilere ayırmak benim için pozitif bir seçim haline geldi çünkü duygusal geri dönüşler ruhumu daha çok besliyor. Sizin önceliğiniz nedir, hiç düşündünüz mü? Unutmayın bir seçim yapmak, başka bir şeyden feragat etmek anlamına geliyor. Her şeye aynı anda yetişmeye çalışıp, yarım yapmaktansa öncelik verdiğiniz konuları tam yapmak daha doyurucu oluyor.

Kendinizi şaşırtın

Alışkanlıklar belli bir zamandan sonra bizi köreltmeye başlıyor. Her zaman olmasa da arada beyninizi şaşırtma egzersizleri yapmak, hayata bakış açınızı değiştirmenizi ve genişletmenizi sağlıyor. Yürürken farklı güzergahlar kullanmak, yaptığınız işleri farklı yöntemlerle yapmak, hiç bilmediğiniz bir müzisyeni dinlemek gibi alternatifler alışkanlık kırıcı olarak kullanılabilir ve hayatınıza farklı renkler katabilir.

Tüm bunlara sizler de yeni yöntemler ekleyebilirsiniz. En önemlisi benliğinizi tanımak için kendinize vakit ayırmanız. Kendinizi tanıdıkça sizi nelerin mutlu edeceğini daha kolay bulacak ve enerjinizi daha doğru kullanacaksınız. Ruh haliniz genellikle negatifse öncelikle bir profesyonelden destek alabilir ve sonrasında kendinizi tanıma yolculuğuna çıkabilirsiniz. Unutmayın öncelik hep sizsiniz, oksijen maskesi önce kendinize.

Stresle yoğurulmuş benliğimize gelecek bir zamanda sunacağımız sanal, sıkıştırılmış rahatlama anlarının hayali değil, yaşadığımız “an” bize keyif vermeli.

İlginizi çekebilir!