YAZAN: DİLA ATTEPE

Etrafımızda sürekli bir uyaranın olduğu yaşamlarımızda mutluluk arayışımız hiç bitmeyen bir serüven haline geldi. Bu arayışta farkındalık ve bilimin kesişimi ise bizler için umut veren bir yol gösterici olarak ortaya çıktı. Fonksiyonel Tıp alanında dünyanın önde gelen isimlerinden Dr. Mark Hyman’ın podcast’i The Doctor’s Pharmacy‘e katılan ünlü gazeteci ve 10 Percent Happier kitabının yazarı Dan Harris, mutluluk arayışına çıktığı macerasını, tecrübelerini ve önerilerini bizlerle paylaşıyor. Peki Dan Harris’e göre yüzde 10 daha mutlu olmanın sırrı ne?


Dan Harris kimdir?

Amerikalı eski bir gazeteci ve sunucu olan Dan Harris, yazdığı 10 Percent Happier kitabında zihnini eğitme yolculuğunu okuyucuyla paylaşıyor. Harris, bir gazeteci olarak birçok savaş alanında bulunmuş ve döndükten sonra sağlıklı olmayan yöntemlerle kendi kendini iyileştirmeye çalışmış. Ancak canlı yayında geçirdiği panik atak deneyiminden sonra bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünerek farkındalık ve meditasyonla tanışmaya karar vermiş. Harris, bu kitabında meditasyon deneyimlerinin zihnini nasıl olumlu yönde geliştirdiğini ve hayatını değiştirdiğini anlatıyor.

Yüzde 10 daha mutlu olmanın sırrı nedir?

Zihnimiz, günlük hayatımız ve benliğimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Zihnimizin güçlü olması büyük değişimleri beraberinde getirebiliyor. Peki zihnimizi nasıl kontrol edebilir ve mutlu olabiliriz? Ünlü gazeteci Dan Harris, meditasyonu günlük hayatımıza dahil etmemizin hayatta yüzde 10 daha mutlu olmamızın anahtarı olduğunu söylüyor. Harris meditasyonun stresli ve kaygılı anlarımızda bize yardımcı olmasının yanında genel sağlığımıza da etkisi olduğunun altını çiziyor. Meditasyon yaptığımızda, vücuttaki kan basıncını düşürmüş ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmiş oluyoruz. Buna ek olarak meditasyon, beynimizde şefkatle ilişkili önemli kısımları yeniden yapılandırabilir bir güce sahip.

Dan Harris, Hindistan’a yaptığı ziyarette Tibet Budizm’inin lideri olan Dalai Lama ile ufuk açıcı bir sohbet gerçekleştiriyor. Dalai Lama’ya göre diğer insanlarla olan bağımız, bizi daha mutlu bir hale getiriyor. Dan Harris, uzun ve sağlıklı bir yaşamın özü olan ilişkilerin, mutlu olma haline bizi yaklaştıran en etkili unsurlardan biri olduğunu ve dünyadaki en uzun ömürlü, en neşeli insanların hepsinin ortak özelliğinin topluluk duygusu olduğunu öğreniyor. Desteğini ve sevgisini aldığımız bir topluluğa sahip olduğumuzda, bu bize bir ait olma, bağlantı kurma ve kendimiz dışında bir değer duygusu veriyor.

Bu sohbetin detayları doğrultusunda konuşurken mutluluğun sırrıyla birlikte mutsuzluğun sebebine de değinen Harris ve Hyman, dikkat dağınıklığının adeta bir salgın haline geldiğini söylüyor. Onlara göre mutsuz olmamızın sebeplerinden biri de dikkati dağılmış bir zihnimizin olması. Dijital dünyanın da etkisiyle gittikçe yalnızlaşan hayatlarımızda, daha izole bir duruma düşüyoruz. Bu da kaygı, depresyon, bağımlılık, yalnızlık ve intihar vakalarında artışlara yol açıyor.

“Bilge bencillik” kavramı ve mutluluk

İnsan doğasında bencillik ne kadar negatif bir anlama sahip olsa da Harris bu kavrama farklı bir bakış açısından bakmamızı sağlıyor. Çoğu zaman eylemlerimizi ve kararlarımızı etkileyen, zihnimizde yerleşmiş bir negatifliğe sahip olan bencillik, mutlu olmaya yaklaşmamızda büyük önem taşıyor. Bencillik, Harris’e göre bir noktaya kadar kabul edilebilir ve deneyimlerimiz için gerekli bir unsur. Dalai Lama’ya göre kişinin kendine iyi bakması, başkalarına yardım eli uzatabilmek için bir koşul. Etrafımızdakilere olan şefkatimizi ve empati yeteneğimizi pekiştirmek için de bencillik bize yol gösteriyor.

Bencilliğimizi bilgelikle kullandığımızda, başka bir deyişle, hayatımızın odak noktasına önce kendimizi koyduğumuzda, kendi mutluluğumuzun yanında başka insanlara da mutluluk yolculuklarında yardım edebiliriz. Ayrıca başkalarına yardım etmemiz mutluluk hormonu salgılamamıza da yardımcı oluyor. Başkalarını düşündüğümüzde veya yardım ettiğimizde beynimizde salgılanan kimyasallar, şeker yediğimizde çalışan alan ile aynı yerde bulunuyor.

Harris, bu bakış açısının bir vaaz değil, insan tasarımının bir yansıması ve tatmin edici bir yaşam için rehber olduğunu vurguluyor.

Öz eleştiri ve mutluluk

Öz eleştiri, negatiflikle birleştiğinde motivasyonumuzu düşürebiliyor ancak bununla birlikte bize yardım edebilecek potansiyeli de bulunuyor. Hakkımızda negatif konuşan iç sesimizi bizi motive eden pozitif bir ses ile değiştirebilirsek, başarı ve mutluluk olasılığımız artıyor. Arkanızı kollayan, sizi ezip geçmeyen ve her seferinde değersiz olduğunuzu söylemeyen bir ses öz şefkatiniz için önem taşıyor. Öz şefkati geliştirmek içinse pek çok yöntem bulunuyor. Bunlardan biri ise iç ve dış dünyamızla olan konuşma şeklimizi fark edebilmek. Çocuğunuzla veya sevdiğiniz bir arkadaşınızla konuşmanız, kendinize davrandığınız ve konuştuğunuz gibi mi? Dan Harris dışarıya sunduğumuz şefkati, kendimize de verebilmemizin mutluluğumuz için büyük bir adım olduğunu vurguluyor. Ayrıca elinizi göğsünüze veya kalbinize koyarak destekleyici bir şekilde kendi kendinize konuşma yapmanın iç huzuru ve mutluluğu desteklediğini de söylüyor.

Meditasyon ve şefkat yüzde 10 daha mutlu bir yaşama nasıl katkı sağlayabilir?

Dalai Lama, daha mutlu bir yaşam için meditasyonun yanında kendimize ve etrafımızdakilere şefkati aşılamamız gerektiğini savunuyor. Dan Harris, Dalai Lama’dan öğrendiği bilge bencillik ve meditasyonun birleştiği öğretiyle zihnimizi daha mutlu bir hale kavuşturma yolunda şu önerileri paylaşıyor:

Sabah rutininize meditasyonu dahil edin.

Dalai Lama’ya göre gün içinde kısa bir zaman ayırarak meditasyon yapmak bile adanmışlık ve tutarlılığı teşvik ediyor. Lama, meditasyonları sabahın erken saatlerinde, etrafın sessiz ve zihnin açık olduğu bir zamanda yapmanızı öneriyor. Her gün kısa bir vaktinizi meditasyona ayırmak ve bunu adım adım uzatmak, zihninizin katmanlarını keşfetmenize yardımcı oluyor. Unutmayın, düzenli pratik yapmak, daha mutlu bir yaşama yönelik iç huzurunuzu bulacağınız yolculuğunuzda size yardımcı olacak en önemli unsurlardan biri.

Zihninizin farkında olun.

Dalai Lama’nın meditasyon öğretisi, dikkati içimize yönlendiren bir uygulamayla başlıyor. Bu ilk adımda, etrafımızdaki uyaranlardan etkilenmeyecek bir farkındalık alanına girerek zihindeki kaosu susturmak öğretiliyor. Dan Harris’e göre çevremizdeki karmaşadan uzaklaşmak bizi saf bilincimize bir adım daha yaklaştırarak varlığımızın özünü keşfetmemize yardımcı oluyor. Lama’nın meditasyon öğretisi zihnin sadeliğini anlamaya açtığımız bir kapı görevi görüyor.

Nezakete odaklanın.

İçsel farkındalığınızı kazandıktan sonra, etrafınızdakilere aşılayacağınız şefkat de yolculuğunuzda dönüştürücü bir etkiye sahip. Dan Harris’e göre kökleri evrensel sevgi ahlakına dayanan bu uygulama, bizleri tüm varlıkların birbirine bağlı olduğunu kabul etmeye teşvik ediyor. Dalai Lama, kendi huzurumuzu bulmamızın yolunun başkalarına nezaketle davranmamızdan ve onlara vereceğimiz değerden geçtiğini vurguluyor.



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP