YAZAN: DİLA ATTEPE

Vücudumuzun en büyük organı olan cildimiz, her geçen gün sağlık alanında ilgi çeken bir konu haline geliyor. Dış dünyaya karşı bizleri koruyan bir bariyer görevi gören cildimiz ne yediğimizden ne kadar stresli olduğumuza kadar her şeye tepki gösterebiliyor. Peki genel sağlığımızı korumak ve iyileştirmek için yaptığımız egzersizler, cilt sağlığımızı da etkiliyor mu? Egzersiz yapmak cilt sağlığımız için iyileştirici bir etki gösterebilir mi? Sizler için araştırdık!


Egzersiz yapmak cilde nasıl etki ediyor?

Yapılan birçok araştırma, fiziksel aktivite ile genel sağlık durumumuz arasında doğrusal bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Düzenli fiziksel aktivite yapmak kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, obezite, depresyon, hipertansiyon gibi birçok kronik hastalığı önlemeye yardımcı oluyor. Genel sağlık durumumuzda bu denli önemli etkiye sahip olan fiziksel aktivitenin cildimiz üzerinde de etkili olduğu belirtiliyor. Daha sağlıklı ve canlı bir cilt için egzersiz yapmak cilt sağlığını içten dışa destekleyerek bütünsel bir iyileşme hali sağlıyor. Doğru ve düzenli bir egzersiz rutini, cilt üzerinde harika etkilere sahip! Egzersizin cilt üzerindeki etkilerine bir göz atalım!

Kan akışını iyileştiriyor

Düzenli egzersiz kan akışını iyileştiriyor. Vücudumuzdaki her hücre kan dolaşımı sayesinde besleniyor. Kan dolaşımı yetersizliği, vücudun tüm bölgelerine daha az kanın ulaşmasına ve vücudumuzdaki sistemlerin düzgün şekilde desteklenmemesine yol açıyor. Oksijen kanımıza yeterli şekilde ulaşmadığında, kanımız daha mavi görünüyor ve gözlerin etrafında oluşabilen göz altı morlukları da bu durumdan kaynaklanıyor. Egzersiz yaptıktan sonra yüzünüzün daha kızarık ve parlak olduğunu fark etmişsinizdir. Kalp kaslarımız egzersiz sırasında daha çok çalıştığından vücuttaki oksijen ve kan dolaşımı hızı artıyor. Yüzümüzün daha kızarık olmasının sebebi de kan dolaşımının fazla olmasından kaynaklanıyor. Cilt hücrelerimizdeki dolaşım ve oksijen akışı sonucunda ise canlılık artıyor ve daha etkili bir hücre yenilenmesi ile cilt onarımı sağlanıyor. Sonuç olarak, daha genç ve parlak bir cilt görünümü oluyor.

Stresi azaltıyor

Egzersiz sadece fiziksel sağlığımıza iyi gelmekle kalmıyor, zihinsel olarak da daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Cildinizin kendini adeta bir savaş alanına çevirdiği stresli zamanlarda, yağ bezleriniz fazladan yağ üretiyor ve bu da ciltte bozulmalara yol açabiliyor. Ayrıca, zihnimiz veya bedenimiz sıkıntıya girdiğinde beynimiz adrenal bezlerimizden bir stres hormonu olan kortizolü tetikleyen hormonlar salgılıyor. Kortizol salgılandığında ise cildimizde bulunan reseptörler aktif oluyor ve cildimize olumsuz yönde etki ediyor. Egzersiz yapmak ise vücuttaki stres hormonu seviyelerini düşürerek ciltte yaşanan olumsuz etkilerin önüne geçiyor.

Kolajen üretimini artırıyor

Cildin sağlıklı ve dinç kalması için gerekli bir protein olan kolajen, cildi esnek ve genç tutmaya yardımcı oluyor. Ayrıca ciltteki yaraların iyileşmesinde de etkili bir rol oynuyor. Yaşlandıkça vücuttaki kolajen sentezi düşüşe geçiyor ve bu noktada egzersiz devreye giriyor. Hareket etmek vücuttaki kolajen sentezini artırmaya yardımcı oluyor ve cildinizin daha genç kalmasını sağlıyor. Dolayısıyla egzersiz, mevcut kırışıklıkların görünümünün azaltılmasına katkı sağlıyor ve yenilerinin oluşmasını da önlemeye yardımcı oluyor.

Yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı oluyor

Cildimizin dış katmanının altındaki tabaka olan dermis, özellikle kırk yaş sonrasında incelmeye başlıyor. Kırışıklıklar ve sarkmanın temel sebebi bu incelme olarak karşımıza çıkıyor. Egzersiz yapmak, bu cilt altı tabakanın daha sıkılaşması ve kalınlaşmasına yardımcı oluyor. Cilt, yapılan egzersizler sonucunda daha sıkı ve elastik bir yapıya sahip oluyor. Bu yüzden yaşlı görünmemize sebep olan gevşek ve sarkık görünümü egzersiz yaparak engelleyebiliyoruz. Yaşlanmak doğal bir süreç ve yaşlı görünmekte hiçbir sorun yok ancak egzersiz yapmak fiziksel fonksiyonlarımızı da geliştirdiğinden yaşlanmamızı yavaşlatabileceğimiz, sağlıklı ve uzun bir ömür vadeden bir unsur haline geliyor.

Egzersiz öncesi ve sonrası cilt bakımı rutininde nelere dikkat etmeliyiz?

Düzenli egzersizin cilt sağlığı üzerinde olumlu etkileri olmasına rağmen egzersiz öncesi ve sonrası gerçekleştirilen doğru bir bakım rutini de önem taşıyor. Doğru bakım ile cilt sağlığınızla ilgili maksimum verimi nasıl alabilirsiniz?

Egzersiz öncesi yüzünüzü temizleyin ve güneş kremi uygulayın

Meşguliyetlerimiz arasında egzersiz yapmaya fırsat bulduğumuz küçük bir zaman diliminde, egzersize başlamadan önce, sabah sürdüğümüz maskarayı, fondöteni veya ruju yüzümüzde unutup spora başlayabiliyoruz. Yüzümüzde kalan makyaj malzemeleri ve attığımız ter birleşip gözeneklerimizi tıkayabiliyor. Bu da cildin hava alamamasına neden oluyor. Sonuç olarak enfeksiyon ve enflamasyona neden olabilecek bir zemin hazırlıyor. Egzersizden önce yüzümüzdeki makyajdan kurtulmak, cilt sağlığımızı korumak için önemli bir adım oluyor. Yüzünüzü temizledikten sonra nerede olursanız olun güneş kremi kullanmak güneşin zararlı ışınlarından korunmanızı sağlar. Ayrıca güneş kreminizin suya ve tere dayanıklı olmasına özen göstermeli ve cildinizin nefes almasına olanak veren içeriğe sahip ürünleri kullanmalısınız.

Doğru kumaşları seçin

Cilt sağlığı elbette sadece yüzümüzle sınırlı değil. Egzersiz yaparken giydiğiniz kıyafetler de cilt sağlığınızda büyük bir etkiye sahip. Nefes alan, hızlı kuruyan ve nemi emen kumaşlar, organik pamuk içeren kıyafetler giymek cildinizin terli kalmasını engelliyor. Bu malzemeler hızla kuruyarak gözeneklerin tıkanmasını önlemeye yardımcı olabiliyor. Ayrıca dar kıyafetler giymek ve aksesuar takmak da cildinizde sürtünmeyle oluşabilecek tahrişlere neden olabiliyor.

Egzersizden sonra yüzünüzü doğru temizleyin

Egzersiz sonrasında, vücudumuzdan attığımız terin uzun süre cildimizde kalması farklı olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yüzünüzü çok sık yıkamak ve cildinize uygun temizleyicileri kullanmamak, kuruluğa, tahrişe ve enflamasyona neden olabiliyor. Öte yandan cildi yeterince temizlememek de gözeneklerin tıkanmasına ve akneye yol açabiliyor. Bu yüzden de cilt tipinizi bilmek ve buna uygun bir egzersiz öncesi ve sonrası temizleme rutini oluşturmak, cilt sağlığınızı korumakta etkili oluyor.



Dila Attepe

1999 yılında Ankara’da doğan Dila, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Bitirme tezini kadınlarda beden algısı üzerine yazdıktan sonra kişisel gelişim ve psikoloji alanına yöneldi. Live to Bloom’da editör olarak çalışmaya başlayan Dila, beden algısı ve zihinsel sağlığı geliştirme konusundaki farkındalığı sayesinde sağlıklı yaşam camiasına ilham...



BLOOM SHOP