Kendimizi tanımanın en etkili yollarından bir tanesi de yabancı hayatları gözlemlemek ve kendimize ders çıkartmaktır. Dolayısıyla kendimizi tanımamız ve ihtiyacımız olan bakış açısını oluşturmamız konusunda bizlere yardımcı olan romanlar, bu konuda en az kişisel gelişim kitapları kadar etkili. İşte anlatımları ve bizi kendi dünyamızdan kopartacak olan çarpıcı hikayeleriyle ruhumuza dokunacak 5 kitap önerisi!

Amerikalı sanatçı Frank Zappa’nın da dediği gibi; “Okunması gerken çok fazla kitap, fakat bunları okumak için çok az zaman var.”

Yılanı Öldürseler-Yaşar Kemal

İlk olarak Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan ve her kitap severin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm Yaşar Kemal’in Yılanı Öldürseler kitabıyla başlamak istiyorum. İlk okuduğumda o kadar etkilenmiştim ki bitirir bitirmez bir daha okudum!

Yaşar Kemal’in gerçek bir olaydan esinlenerek özgün kurgusuyla kaleme aldığı bu roman, Çukurova’nın küçük bir köyünde geçiyor. Romanda, Anadolu’da yaşayan eğitimsiz kesimin töreler, intikam ve değer yargıları ile çevrelenmiş hayatlarının hüzünlü hikayesi anlatılıyor.

Esme ve Abbas aşkını, Halil’i ve 6 yaşındaki Hasan’ın hikayesini okurken Anadolu’nun korkunç gerçeklerini tüm çıplaklığıyla karşınızda bulacaksınız!

Çoluk Çocuk-Patti Smith

Bahsetmek istediğim bir diğer kitap ise Chicago doğumlu Patti Smith’in kaleme aldığı Çoluk Çocuk romanı. Eser Patti Smith’in sanatçı olma arzusuyla New York’a gelerek tanıştığı Robert Mapplethorne aşkı ile başlayıp ömür boyu sürecek bir dostluğa evrilen hikayesini anlatıyor.

1960’ların sonu, 1970’lerin başında New York’ta tek amaçları birer sanatçı olmak olan bu iki gencin yaşadıkları bütün zorluklara, fakirliğe ve hastalıklara rağmen, sanata ve birbirlerine nasıl tutunduklarının hikayesinini Smith tüm samimiyetiyle okuyucularına aktarıyor.

Romanda aynı zamanda Patti ve Robert’ın yolunun kesiştiği Janis Joplin, Jimi Hendrix, Andy Warhol, Jim Morrison ve Frank Zappa gibi birçok ünlü isim de yer alıyor.

Simyacı-Paulo Coelho

“Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.” diyen Endülüs’lü çoban Santiago. Rüyasında gördüğü Mısır Piramitlerin’de bulunan hazinenin peşine düşmesiyle, kendi hayat amacını bulma yolcuğu hepimize kılavuz oluyor.

“Bir şeyi gerçekten istediğin zaman, arzunu gerçekleştirmek için bütün evren iş birliği yapar.” diyor Paulo Coelho’nun Simyacı’sı. Aslında hepimiz için öyle değil mi? Yürekten isteyip, uğruna emek verdiğimiz bir şeyin karşılığını mutlaka verir hayat.

Her şey olup bittikten sonra ise aslında sonuçtan çok yolda karşılaştıklarımız ve öğrendiklerimiz yanımıza kar kalır. Çoban Santiago’nun kendi yolunda karşısına çıkan zorluklar, insanlar ve öğretileri okurken yer yer onunla üzülecek, onunla öğrenecek ve en önemlisi ise kitabı başka bir siz olarak bitireceksiniz.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu-Stefen Zweig

“Sana, beni asla tanımamış olan sana.”

Kitap, hayatı boyunca sevdiği adama isimsiz gönderdiği mektuptan oluşuyor. Ana karakteri yalnızca mektubu yazan kadın ve o kadının platonik aşkı olarak tanıyoruz. Kadın aşkını öylesine yoğun, öylesine tek taraflı yaşıyor ki kendi varlığını ve değerini unutuyor. 

Psikoloji üzerine yazdığı kısa öykülerle tanıdığımız Stefan Zweig, bu eserinde bizi aşkı, aşk uğruna yapılabilecekleri ve aşkın sınırlarını düşünmeye itiyor.

“Olgunlaşmışsın, dediği şeyin aslında ruhumda kara bir leke olduğunu bir an farkettiğini sandım.”

Kırmızı Saçlı Kadın-Orhan Pamuk

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’tan aşk ve insani bir suç üzerine kurulu çarpıcı bir roman. 1980’li yıllarda lisede okuyan Cem, maddi sıkıntılar nedeniyle günümüzde kaybolmuş olan kuyuculuğa, Hayri Usta’nın yanında çırak olarak başlar. Başlarda Hayri Usta ile çok iyi anlaşan Cem, kendinden yaşça büyük Gülcihan’a aşık olur ve onu hayatı boyunca kendisini takip edecek olan bir suç işler.

“İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi? Yoksa kaderimizi çizen yalnızca tarihin ve efsanelerin gücü müdür?”; bu sorular ışığında Cem, Gülcihan ve Enver’in hikayesini Orhan Pamuk’un kaleminden bir oturuşta okuyacaksınız.

İlginizi çekebilir: Live To Bloom Yazarlarından Sosyal İzolasyon Günlerinde Okuyabileceğiniz 15 Kitap Önerisi

Nazra Okay kimdir?

1992 yılında Ankara’da doğan Nazra, lisans eğitimini 2017 senesinde Bilkent Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümünde tamamladı. Hilton Bomonti Otelinde pazarlama asistanlığı yaptıktan sonra Dantatsu Reklam Ajansında çalışmaya başladı. Ajansta satış, müşteri temsilciliği ve kreatif alanlarda görev aldı. Ķüçük yaştan itibaren edebiyat, müzik ve dans ile iç içe büyüdü. Halen bu konularda olan ilgisiyle kendini geliştirmeye devam ediyor.