Pazarlama stratejilerinin oldukça ısrarcı ve etkili olduğu dünyamızda her gün binlerce bilgiye maruz kalıyoruz. Hayatımızı adeta yöneten bu pazarlama stratejilerinde, çoğu zaman algımızı yanıltmaya yönelik birtakım teknikler kullanıyor. Özellikle konu mutfak alışverişi olunca her ne kadar özenli olmaya çalışsak da sunulan ürünlerin çeşitliliği ve ambalajların üzerindeki bilgiler hepimizin kafasını karıştırıyor. Gıda ambalajı okumak, yanıltıcı bilgilerle dolu ambalajların üzerinde doğru bilgileri bulmak ve anlayabilmek, istediğimiz gibi bir mutfak alışverişi yapabilmek için hepimizin kazanması gereken bir yetenek. 

Paketlerin üzerindeki görseller ve renkler genellikle ürün hakkında sağlıklı bir görüntü yaratsa da paketlerdeki bilgileri mutlaka kontrol etmemiz gerekiyor. Peki ama etiketlerin üzerindeki yazılar ne anlama geliyor? 

İşte ambalajların üzerindeki sözcük hilelerinin hedefi haline gelmemek ve mutfak alışverişlerimizde sağlıklı tercihler yapabilmek için bilmemiz gerekenler!

Tam buğday

Lif, protein ve besinlerle dolu olan tam buğday, bildiğimiz beyaz unun rafine edilmemiş hali. Uzmanlar tarafından da önerilen tam buğday ürünlerini alırken daha koyu renk olanları ve üzerinde tam buğday, çok tahıllı, bol tahıllı, 12 tahıllı ve yüzde 100 tam tahıl gibi ifadeler bulunanları tercih ediyoruz. Peki bu ifadelerin birbirinden farkı var mı?

Öncelikle ürünlerin rengini koyulaştırmak için doğal şekerli boyalar kullanmak pastanelerin ve ekmek üreten şirketlerin uzun yıllardır kullandığı bir numara.

Ambalajların üzerinde yazan bol tahıllı, çok tahıllı, 10 tahıllı veya benzer ifadeler tam buğday demek değil. Çeşitli tahıllar kullanılarak üretilen bu ürünlerin içindeki tahılların tam buğday olma zorunluluğu yok. Bu nedenle tam buğday ürünü almak istediğimiz zaman ambalajların üzerinde yüzde 100 tam tahıl, yüzde 100 tam buğday veya tam buğday gibi ifadeleri aramamız gerekiyor.

İlave şeker yok

Birçoğumuzun hayatımızdan uzak tutmak ve minimum miktarda tüketmek istediği şeker, son zamanlarda miktarı ve kaynağı hakkındaki bilgilerle ürün etiketlerinde sıkça karşımıza çıkmaya başladı. “İlave şeker yoktur.” veya “Doğal şeker içerir.” gibi kalıplar satın almak üzere olduğumuz ürünleri sağlıklı gibi gösterse de içeriğindeki şeker miktarına bakmakta fayda var.

“İlave şeker içermez, doğal şeker içerir.” kalıbını kullanan yoğurtlar, meyve suları, sütler ve daha pek çok ürün sağlıklı bir imaj çiziyor. Ancak esas dikkat edilmesi gereken şey içindeki “doğal” şekerin miktarı. 

Ne yazık ki tükettiğimiz şekerin kaynağı doğal olsa bile o şekeri sağlıklı yapmaya yetmiyor. Doğal şeker olarak meyvelerin içindeki fruktoz, tıpkı glukoz gibi basit şeker grubunda. Aynı durum tüm gıda grupları için geçerli. Yani önemli olan şekerin kaynağı değil miktarı.

İlginizi çekebilir: Şekersiz Kakaolu Kek Tarifi

Glütensiz

Glüten intöleransı olanlar, çölyak hastaları veya sadece glüten tüketmek istemeyen bireylerin etiketlerde en çok aradığı bilgi glüten içerip içermediği. Gıda ambalajı okumak ve glüten içermeyen gıdaları anlamak, her zaman bizi sağlıklı alternatiflere götürmeyebilir.

Glütensiz olduğu için patates nişastası veya pirinç unu gibi çok da sağlıklı olmayan malzemelerle hazırlanan ürünler, etiketlerindeki “Glüten içermez.” sembolü nedeniyle sağlıklı bir algı yaratıyor. Satın almak istediğimiz glütensiz alternatiflerin içindeki malzemelere göz atmak, bize daha sağlıklı alternatifler bulmak konusunda yardım edebilir. 

İlginizi çekebilir: Glütensiz Balkabaklı ve Fıstık Ezmeli Turta Tarifi

Yüksek protein

Son zamanlarda yüksek proteinli ürünlerinin marketlerde kendine yer bulmasıyla hepimizin hayatına bir noktadan dahil oldu. Özellikle protein ağırlıklı beslenme programı uygulayan insanlar için oldukça pratik olsa da konsantre protein çok da sağlıklı bir alternatif değil.

Çoğunlukla süt, soya veya buğday proteinlerinin tercih edildiği bu ürünler uzmanlar tarafından özel durumlar veya profesyonel sporcu beslenmeleri haricinde pek önerilmiyor. Bunun nedeni ise konsantre proteinlerin sindirim sistemimizi çok zorlaması ve işlem görmemiş proteinlerin vücudumuz tarafından çok daha rahat işlenmesi.

Protein ağırlıklı beslenen için doğal besinlerle dengeli bir program hazırlamak çok daha sağlıklı ve doğal bir seçenek.

Yumurta

Uzun zamandır çok konuşulan konulardan bir tanesi de yumurtayı nasıl seçeceğimiz. Serbest gezen tavuk, antibiyotiksiz, doğal, organik ve daha pek çok etiketle karşımıza çıkan yumurtalar arasında seçim yapmak imkansız bir hale gelince Türkiye’de yeni bir sistem başladı. 

Barkod sistemine geçen yumurta üretiminde çiftlikler denetleniyor ve tesisin imkanlarına ve tavuk yetiştirme şekillerine göre numaralandırılıyor. Barkodun en başındaki sayı üretimin ne şekilde yapıldığını açıklıyor. Bu sayılar, organik yetiştiricilikte “0”, açık dolaşımda yetişen için “1”, kümeste kafessiz yetiştiricilik için “2”, kafeste yetiştiricilik için “3” şeklinde kodlanıyor.