RÖPORTAJ: ALEYNA TEPE İPER

Güneş lekesi yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda cildimizin bize gönderdiği bir uyarı mesajı olabilir. Peki cilt lekeleri neden oluşur? Hangi alışkanlıklarımız bu lekelerin oluşumuna zemin hazırlar? En önemlisi, cilt lekeleri nasıl önlenir? Aklımızdaki soruları gidermek için Eczacı Ece Bayram Çayırlı ile güneş lekelerini, mevsimsel etkileri, leke karşıtı cilt bakım rutinlerini ve içeriden dışarıya koruyucu yaklaşımın önemini konuştuk. Bilinçli bir cilt bakımı rutini oluşturmak isteyen herkes için yol gösterici niteliğindeki sohbetimizde güneş koruyucu kullanımından antioksidan takviyelere, retinol uygulamalarından doğru içerik tercihine kadar tüm detaylara değindik!


Güneş lekesi nedir ve nasıl oluşur? Hangi faktörler ciltte renk eşitsizliğine veya lekelenmeye yol açabilir?

Ben güneş lekelerini hep şöyle anlatıyorum: Cilt aslında kendini korumaya çalışırken bize renk eşitsizlikleriyle sinyal veriyor. Melanin dediğimiz pigment, cildimizi korumak için daha yüzeye yani epidermise yaklaşıyor ve bu yüzden daha görünür hale geliyor. Eğer melanin fazla üretilirse -ki bu genellikle güneşe maruz kalan bölgelerde olur- o zaman lekeler oluşmaya başlıyor.

En büyük neden korunmasız güneş maruziyeti tabii ama sadece güneş değil… Hormonal değişiklikler (özellikle gebelikte “pregnancy mask” dediğimiz durum), bazı ilaçlar, genetik yatkınlık, hatta cilde fazla müdahale etmek (mesela sivilceyi sıkmak gibi) bile bu renk dengesini bozabiliyor.

Güneş ışınlarının mevsimsel etkileri nasıl değişiklik gösterir? Lekeler yalnızca yazın mı oluşur yoksa kış aylarında da UV ışınları ciltte leke oluşumuna neden olabilir mi?

Çok sık duyuyorum: “Yazın güneş koruyucu kullanıyorum, kışın bırakıyorum…” Ama işte lekenin mevsimi yok! Hatta bence eskiden bu konuda pek farkındalık da yoktu. Benim annem babam da eczacı, yani bilinçli ebeveynlerim olmasına rağmen onlar bile UVA ışınlarının bu kadar güçlü ve sinsi olduğunun farkında değildi.

Ama artık biliyoruz ki UVA ışınları camdan da geçiyor, bulutlu havada da aktif ve bu ışınlar sadece lekeye değil, yaşlanma belirtilerine ve uzun vadede cilt kanserine bile sebep olabiliyor. Ben kışın bile sabah yüzümü yıkayıp nemlendiricimi sürdükten sonra mutlaka SPF uyguluyorum. Çünkü ciltteki hasar birikerek geliyor. Biz o lekeyi yazın fark ediyoruz ama aslında o süreç çok daha önce başlamış oluyor.

Adı üstünde “koruyucu”; sadece güneşe karşı değil, çevresel etkenlere karşı da cildimizi savunuyor ve aslında en basit ama en etkili anti-aging adımı da bu! O yüzden benim için yaz-kış güneş koruyucu olmazsa olmaz. Herkese de aynı şeyi söylüyorum: Cilt tipinize uygun güneş koruyucunuzu bulun ve dört mevsim kullanın.

Güneş lekesi oluşmasını baştan önlemek için günlük hayatta nelere dikkat etmeliyiz?

Benim için en temel alışkanlık: sabah güneş kremi, öğlen mutlaka yenileme. Özellikle dışarıda olacaksam şapkam, gözlüğüm, hatta bazen fiziki koruyuculu ürünlerim bile yanımda oluyor.

Günlük cilt bakım rutinimde C vitamini gibi antioksidan içerikleri de eksik etmiyorum. Çünkü bu içerikler hem cildin savunmasını çok güzel destekliyor hem de kullandığımız güneş koruyucunun etkisini artırıyor. Cildimde aktif bir leke olmasa bile, lekeye eğilimi azaltmak için profilaktik (önleyici) yaklaşımla niasinamid gibi çok agresif olmayan içerikleri rutinime dahil ediyorum. Bir de mümkünse cildi fazla kurutan ya da tahriş eden içeriklerden uzak durmaya çalışıyorum çünkü hassaslaşan cilt çok daha kolay lekeleniyor.

Çok yoğun güneşin olduğu saatlerde (özellikle öğlen 11:00–16:00 arası) direkt güneşlenmekten kaçınıyorum. Kullandığım SPF her zaman 50 ve geniş spektrumlu oluyor. Yaz aylarında retinol ya da kuvvetli asitler gibi soyucu içeriklere karşı da ekstra dikkatliyim. Eğer kullanacaksam, mutlaka güneş koruyucumu ihmal etmeden ve gün içinde yenileyerek devam ediyorum.

Bir de çok önemli bir detay: Eğer doğum kontrol hapı gibi hormonal bir ilaç kullanılıyorsa, güneş koruyucu kesinlikle atlanmamalı. Çünkü hormonlar cildi lekeye daha yatkın hale getiriyor.

Takviyeler bu süreçte destekleyici olabilir mi?

Kesinlikle! Ben dıştan uygulama kadar içten desteğe de çok inanıyorum. Cilt sağlığına hep bütünsel bakmaya çalışıyorum. C vitamini, kolajen, glutatyon gibi takviyeleri dönem dönem kullanıyorum. Çünkü topikal olarak kullandığımız koruyucu içerikler kadar, vücudumuzda oluşan serbest radikalleri içeriden azaltmak da çok önemli.

Son zamanlarda eğrelti otu ekstresi gibi takviyeleri de çok önemsiyorum. Çünkü bu içerik, vücudumuzdaki pigmentasyonu dengelemeye yardımcı oluyor. Güneşin zararlı ışınlarına karşı içeriden destek olan antioksidan takviyeler mevcut ama tabii ki mutlaka bir uzmana danışarak ve kendi ihtiyacımıza göre kullanılmalı.

Ben antioksidan içeriklerin cildi güneş hasarına karşı içeriden de güçlendirdiğini bizzat gözlemliyorum. O yüzden sadece dışarıdan krem sürmek değil, içeriden de desteklemek bana çok önemli geliyor.

Var olan güneş lekeleri için hangi içerikleri kullanıyorsun, ne önerirsin?

Kendi rutinimde en çok faydasını gördüğüm içerikler arasında traneksamik asit, niasinamid ve C vitamini var. Özellikle sabah C vitamini, akşam traneksamik asit bazlı serumlar benim için çok etkili oldu.

Bir dönem azelaik asit de kullandım, o da hem lekeye hem de hassasiyete çok iyi geliyor. Eğer daha güçlü bir yaklaşım gerekiyorsa, dermatoloğa danışarak profesyonel destek almak da çok işe yarayabiliyor. Örneğin kimyasal peeling ya da lazer gibi uygulamalar fayda sağlayabiliyor. Ama her şeyden önce: sabır! Leke açıcı ürünlerde sonuç almak zaman alıyor. Leke tamamen yok olmasa da görünümünün azalması, cilt tonunun daha dengeli hale gelmesi kesinlikle mümkün.

Bu süreçte güneş koruyucuyu ihmal etmemek çok önemli. Hatta lekeli ciltlere özel geliştirilmiş güneş koruyucular tercih etmek daha da etkili olabiliyor. Yazın retinol kullanımına da dikkat ediyorum. “Kesinlikle kullanılmaz” demiyorum çünkü iyi korunduğuma eminsem ve cildimi çok iyi nemlendiriyorsam, düşük dozlarla kullanılabiliyor. Ama yine de yaz aylarında ekstra dikkatli olmakta fayda var.

Leke karşıtı ürünleri yıl boyu kullanmak güvenli mi, yoksa içerikleri mevsime göre değiştiriyor musun?

Bir önceki soruda da biraz bahsetmiştim. Özellikle retinol ya da çok soyucu etken maddeleri, güneşin yoğun olduğu dönemlerde daha dikkatli kullanmak gerektiğini düşünüyorum. Ben içerikleri mevsime göre biraz dönüştürüyorum açıkçası. Mesela yazın retinol gibi cildi hassaslaştırabilecek içerikleri daha seyrek kullanıyorum, konsantrasyonunu düşürüyorum ve güçlü nemlendiricilerle mutlaka destekliyorum. Onun yerine niasinamid, azelaik asit gibi daha nazik ama etkili içeriklere yöneliyorum.

Kış aylarında ise C vitamini, retinol gibi aktiflerle biraz daha derin çalışabiliyorum. Cilt toleransı arttıkça bu içeriklerden daha fazla verim alınabiliyor. Ama ne olursa olsun, her mevsim, her içerikle birlikte güneş koruyucu kullanmak şart.

Son olarak şunu da hep hatırlıyorum: Nasıl ki tıpta “hastalık yoktur, hasta vardır” denir, cilt bakımında da bence aynısı geçerli. Her cildin ihtiyacı farklı; bu yüzden rutinleri de mevsime, cilt tipine ve o anki duruma göre şekillendirmek çok önemli.



Aleyna Tepe İper

1997 yılında İstanbul’da doğan Aleyna, Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, insanı anlama tutkusunu pazarlama, marka yönetimi, yazarlık ve içerik üretimi gibi yaratıcı alanlara taşıdı. Bugün psikoloji bilgisini yaratıcı üretim süreçleriyle harmanlayarak, marka ve içerik yöneticisi olarak çalışıyor. Aynı zamanda yazıları aracılığıyla ilham vermeye, deneyimlerini paylaşmaya ve keşfetmeye devam...



BLOOM SHOP