Ekonomi ile olan parçalı bulutlu ilişkimiz neticesinde, tasarruf ve para biriktirme yöntemleri herkes gibi benim de kişisel gündemimde yerini buldu.

Her gün dışarıdan kahvesini alan, okuyacak dağ gibi kitabı olmasına rağmen kitap alışverişine karşı koyamayan ve ay ortasına geldiğinde maaşının yüzde 80’ini tüketen biri olarak, yaşam standartlarımı çok fazla etkilemeden ve kişisel alışkanlıklarımdan ödün vermek durumunda kalmadan nasıl bir tasarruf yöntemi uygulayabileceğimi uzun uzun düşündüm ve araştırdım.

Deneyimlemekten büyük bir keyif ve geri dönüş aldığım yöntemim ise: No Spend Month Challenge oldu!

Kitap alma isteğine karşı koymak zor olsa da, kendimi engelledim ve hali hazırda elimde olan kitaplarımı okumaya devam ettim.

Başlığın kulağa fazla iddialı geldiğinin farkındayım. Hepimiz hayatta kalmak için para kazanmak, dahası para harcamak zorundayız. Kendi dilimize “Hiç Para Harcamama Ayı” olarak çevirebileceğimiz No Spend Month Challenge ise, tam olarak hayatta kalmamız için gereken parayı harcadıktan sonra, bizi geri kalan harcamalarımızı yeniden düşünmeye itiyor.

Ev kirası, çocukların giderleri, sağlık harcamaları ve market alışverişi hepimizin hayatındaki temel harcama noktaları. Bunlardan vazgeçmemiz mümkün değil. Bu yüzden de tasarrufa başlamadan önce kendi kurallarınızı belirlemeniz gerekiyor. Hangi harcamalar sizin için vazgeçilmezse, öncelikle bunların bir listesini yapıyoruz. Ardından diğer kurallarımızı belirliyoruz.

Benim kurallarım şu şekildeydi:

  • Öncelikle kendi harcama istisnalarımı belirledim. Ödenmesi gereken faturalar, köpek maması ve veteriner masrafları, market alışverişi ve sağlık giderleri uygulama dışıydı.
  • Yol harcamalarımı kıstım. Taksiye binmeyi zaten uzun zaman önce bırakmıştım. Benzin ve park yeri masraflarından kurtulmak için araba yerine toplu taşıma kullandım.
  • Yeni kitap almadım. Benim için en zor kısmı belki de buydu. Okuyacak 20 tane kitabım olsa da her ay mutlaka yeni kitaplar alırım. Kitap alma isteğine karşı koymak zor olsa da, kendimi engelledim ve hali hazırda elimde olan kitaplarımı okumaya devam ettim.
  • Yemek harcamalarıma çok dikkat ettim. Ofise giderken yemeğimi evden götürdüm. Market alışverişine çıkmadan önce liste yaptım ve bu listenin dışına çıkmadım. Besleyiciliği olmayan, zevk için yediğim gıdalardan uzak durdum. Olabildiğince dışarıda yemek yemedim. Evde kendi yemeğimi hazırladım.
  • Dışarıda vakit geçirmek istediğimde bir kafede oturmak yerine kendi sandviçimi ve içeceğimi hazırlayıp sahilde oturdum. Havanın güzel olması da keyfime keyif kattı.
  • Kesinlikle kıyafet, dekoratif aksesuar, küçük bir kokulu mum bile almadım. Temel ihtiyaçlar dışında kalan, zevk için yapılan harcamaları tamamen kestim.
  • Her gün dışarıdan kahve almayı bıraktım. Kahvemi sabahları evde yapıp termosuma koydum. Böylece çevreye de zarar vermemiş oldum.
  • Aylık ödeme yaptığım gereksiz üyeliklerimi sonlandırdım.

Neler öğrendim?

Zorlandım mı? Evet, zorlandım! Ancak sonucun oldukça tatmin edici olduğunu söylemeliyim.

Normal şartlarda ayın ortası geldiğinde maaşımın büyük bir kısmını bitirmiş olurum ve ay sonuna kadar paramı denk getirmek için büyük zorluk çekerim. No Spend Month Challenge uygulaması yaptığım ayın sonunda, paramı arttırmıştım.

Herkesin kendine göre alışkanlıkları, lüksleri var. Benim en çok zorlandığım kısım, kitap ve kahve alışverişini bırakmak oldu. Bu durumun beni gerçekten mutsuz ettiğini fark ettim. Satın almak istediğim bir kitabı rafa geri bırakmak, canım istediğinde dışarıdan kahve almak yerine eve gidip kendi kahvemi hazırlamak beni zorladı. Ama bunların dışında, aslında çok keyif almadan da bir sürü gereksiz harcama yaptığımı fark ettim.

Dolapta bekleyen hiç giyilmemiş kıyafetler, zamanında çok fazla aldığım için durduğu yerde bozulan krem ve losyonlar, buzdolabında küflenen yiyecekler, hiç izlemediğim video portallarının her ay ödediğim üyelik paraları… Bu konularda özellikle büyük bir aydınlanma yaşadım.

Sonuç olarak, kendimizi mutlu etmek, yeri geldiğinde şımartmak hepimizin hakkı, ancak bunu yaparken dünya gerçeklerinden de uzaklaşmamak gerekiyor. Yaşadığımız dünyada her şey parayla yapılıyor ve para insana güvende olduğu duygusunu veriyor. Bu yüzden sizin de bundan sonraki dönemde kendi harcama kurallarınızı belirleyip sınırlarınızı çizerek, finansal düzeninizi dengeye oturtmayı denemenizi öneririm.  

İlginizi çekebilir!