YAZAN: BURCU ERBAŞ

2022 yazı fazlasıyla sıcak geçiyor. 21 Haziran yani yaz gün dönümünden bu yana özellikle Avrupa, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri eşi benzeri görülmemiş sıcaklar, orman yangınları ve can kayıpları yaşıyor. Ekstrem sıcak hava dalgaları sonucu yaşanan bu çevresel problem aslında çok daha büyük bir krizin ön izlemesi niteliğinde: İklim krizi. Bilim insanlarının senelerdir uyardığı geri döndürülemez küresel ısınma eşiğinin artık dakikalar uzağındayız. Peki şimdi ne olacak ve bir çıkış yolu görünüyor mu?


Yaşanan sıcaklar neden “ekstrem”?

Şans eseri ülkemizde daha hafif geçen yaz dönemi dünyanın geri kalanında gündelik hayatı direkt ve negatif olarak etkiliyor. Amerika popülasyonunun yaklaşık yüzde 70’i, 32 derecenin üzerinde seyreden sıcaklıklar ile boğuşuyor. Milyonlarca insan devlet tarafından verilmiş sıcak hava izninde, evlerinde sıcakların geçmesini bekliyor.

Avrupa ise özellikle İtalya, Fransa ve Portekiz’de çok yüksek sıcaklıklara bağlı ortaya çıkan ve milyonlarca hektar ormanlık alanı kavuran yangınlar ve can kayıpları ile mücadele ediyor. Sıcaklıkların 45 derecenin üstüne çıktığı Portekiz’de 3 bin hektar orman alanı şimdiden kaybedildi.

Sıcak hava dalgası nedir?

Meteorolojide bir dönem boyunca, en az iki gün, ortalama sıcaklığın üzerinde seyreden derecelere ve beraberinde artan hava basıncına sıcak hava dalgaları deniyor. Giderek ısınan yeryüzü, atmosferdeki havayı daha da ısıtıyor, yüksek basınç ise sıcaklığın dağılmasını engelleyerek ısının havada asılı kalmasına neden oluyor. Oluşan bu sıcak hava kubbesi de uzun bir süre boyunca yaşam yerinin üzerinde kalırsa, insan ve diğer tüm canlıların hayatı tehlikeye giriyor.

Sıcaklığa daha hassas olan çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlıların metabolik sağlıkları çok zorlanırken çalışan sınıf sıcak yorgunluğu; motivasyon ve verimlilik kaybından veya “sıcak inmesi”nden muzdarip. Sıcak aynı zamanda zihinsel ve ruhsal sağlık problemleri; anksiyete ve depresyonun ağırlaşmasına, suç oranlarının ise artmasına neden oluyor.

Doğada ise vahşi hayvanlar ekstrem sıcaklıklara dayanamıyor. Denizlerin aşırı ısınması birçok deniz canlısının da ölümüne, ekosistem dengesinin ise bozulmasına yol açıyor. Kuraklaşan tarım alanları ise tüm dünyayı dönemsel açlığa bile sürükleyebilecek küresel gıda krizlerine neden olabilir.

Ekstrem sıcak hava dalgalarının nedeni: İnsan aksiyonları

Bilim insanları ve meteorolojistler, yaşanan tüm bu hava durumu krizlerinin suçlusu olarak insan aksiyonlarını yani fosil yakıt kullanımına bağlı artan sera gazı salınımlarını öne sürüyor. İklim krizi olarak adlandırılan bu küresel ısınma trendi, insan aksiyonlarının gündelik yaşamı direkt ve negatif olarak etkileyebileceğini yüzümüze çarpıyor.

NASA iklim bilimcisi Peter Kalmus‘un belirttiği gibi: “Bu yaz yaşanan tüm iklim felaketleri sadece bir başlangıç. Fosil yakıt kullanımı tamamen bitene kadar tüm felaketler çok daha katastrofik seviyelere ulaşarak kötüleşecekler. İnsanlığın yaptığı her şey ise yaşanılabilir bir iklime dayanıyor. Fosil yakıt kullanımı hemen şimdi eşitlikçi biçimde sona ermeli ve hepimiz alarm moduna girmeyiz.”

Daha sık, daha uzun ve çok daha sıcak

Sıcak hava dalgaları giderek daha sıcak, uzun süreli ve sık olmaya başlayacak.

Endüstriyel devrimden bu yana her yaz diğerinden daha ağır geçiyor. Sıcak hava dalgalarının trendleri de aynı paralelde ilerliyor. 1960’lı yıllarda çok daha nadir, kısa süreli ve hafif geçen sıcak hava dalgaları günümüzde ve gelecekteki pek çok yazda, çok daha ağır, çok daha sıcak ve uzun süreli geçecek.

Bu esnada gündelik yaşam iklim krizini körükleyen fosil yakıt kullanımına tam gaz devam ediyor. Gezegenin geri döndürülemez ısınma eşiğine ulaşmasına dakikalar kala ne günümüzdeki ne de önümüzdeki yakıcı yazlar adına önlemler alınıyor. Özellikle gelişmekte olan, çok nüfuslu ülkelerde neredeyse hiç bir yapı ağır sıcaklıkları kaldırabilecek sistemlere sahip değil. Hastanelerin, gıda muhafaza etme sistemlerinin, eğitim ve çalışma hayatının riske girmesi dünyanın pek çok yerinde yaşamın durmasına ve ağır can kayıplarına neden olabilir.

Ne yapabiliriz?

Konu iklim krizi ve buna bağlı yaşanan çevresel felaketler olunca umutsuzluğa, atelete ve endişeye kapılmak çok mümkün olabiliyor. Aksine gezegenimizi kurtarmanın tek yolu aktif, kolektif, kapsayıcı ve iyimser (!) aksiyonla mümkün! Sıcak hava dalgalarının yeni normalimiz haline gelmemesi için bireyselden uluslararası kuruluşlara kadar herkesin hareket geçmesi gerekiyor.

  • Küresel ısınma teriminin iklim krizi ile değiştirilmesi gibi medyanın durumun vehametini vurgulamak için sıcak hava dalgaları “yaz sıcakları” olarak değil “hayati tehlike” olarak anlatması gerekiyor.
  • Sıcak hava dalgaları ve iklim krizi maalesef ağaçlandırma ile aşılabilecek krizler değil. Bulunduğumuz eşikten tek çıkışımızın fosil yakıtı tamamen ve hemen bırakmak olduğunu kabul etmeli, yaşamlarımızı bu doğrultuda uyarlamaya çalışmalıyız.


Burcu Erbaş

1997 yılında Antalya’da doğan Burcu, İstanbul Saint Joseph lisesinde eğitim gördü. 2020 yılında Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Erasmus programı ile bir sene boyunca eğitim aldığı Sciences Po Paris’te çevre politikaları, sürdürülebilirlik ve ekoloji üzerine dersler aldı. Öğrendiklerinden çok etkilenen Burcu yaşam tarzını çevreye duyarlı olacak şekilde...

DAHA FAZLASINI OKU


BLOOM SHOP