YAZAN: BURCU ERBAŞ

Neredeyse tüm diğer memeli canlıların belirli bir üreme zamanı varken biz insanlar için böyle bir durum söz konusu değildir. Hem evrimimiz hem de yaşadığımız modern şartların konforu ne zaman istersek cinsel ilişkiye girmemize ve çocuk sahibi olabilmemize olanak tanıyor. Özellikle modern yaşamın tüm gücüyle ilerlediği bugünlerde her ne kadar kendimizi doğadan ve hayvanlardan “üst” bir kategoriye koysak da bizler de günün sonunda memeli canlılarız. Arzularımızın, dürtülerimizin sandığımız kadar tam kontrolünde değiliz. Bedenlerimiz doğanın değişiminden etkileniyor. Mevsimler bizi en çok etkileyen faktörlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Bunu en iyi kendimizden, özellikle kışın ve yazın libidomuzun ne denli değiştiğinden anlayabiliriz. Örneğin, hava soğukken kıyafetlerimizi çıkarmanın zor, sıcakken kolay olduğunu, bu nedenle de cinsel hayatımızın değiştiğini söyleyebiliriz. Ancak gerçek bundan çok daha kompleks. Kış aylarında birçok kişinin yaşayabildiği libido düşmesi oldukça normal ve birçok faktöre bağlı yaşanıyor. Mevsimler cinsel arzumuzu şekillendirebiliyor.


Kış aylarında libido düşmesi neden kaynaklanıyor?

Kış aylarının cinsel arzumuzu negatif yönde etkileme riskinin büyük bir nedeni bu aylardaki güneş ışığı eksikliğinden kaynaklanıyor. Güneş ışığı en önemli D vitamini kaynaklarımızdan birisini oluşturuyor. Kış aylarında eğer yeterince güneş ışığı alamıyor ve bunu dengelemek için bir takviye kullanmıyorsak D vitamini eksikliği yaşama riskimiz de o denli büyüyor. Hele ki kadınlar D vitamini eksikliği yaşamaya çok daha yatkın oluyor. Erkeklerde ise D vitamini eksikliği cinsel yaşamda erektil disfonksiyona neden olabiliyor!

D vitamini eksikliği kronikleşirse Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (MDB) ortaya çıkabiliyor. Majör depresyonun mevsimsel bir alt tipi olan bu rahatsızlık her kış, toplumun yüzde 10’u gibi büyük bir kısmını etkileyebiliyor. Serotoninin ani düşüşü ile kendini depresif ruh hali, enerjisizlik, uyku ve iştah sorunları, sosyal geri çekilme ve tabii ki düşük libido ile gösteren bu durumu hafifletmenin yolu güneş ışığı maruziyetini arttırmaktan, D vitamini takviyesi kullanmaktan ve bir uzman desteği almaktan geçiyor.

Daha basit bir perspektiften yaklaşacak olursak kışın hepimiz çok daha kalın ve kat kat giyiniyoruz. Bu da cildimizi daha az gösterdiğimiz anlamına geliyor. Her ne kadar birçoğumuza yüzeysel gelse de biyolojik olarak etkilendiğimiz kişinin cildini görmek veya cildine temas etmek libidomuzun yükselmesine katkıda bulunabiliyor. Nitekim bunun tam tersini yani cildin daha az görünmesinin insan zihninde gizem ve merak uyandırarak cinsel isteği uyandırdığını söyleyen araştırmalar da bulunuyor!

Kış ayları aynı zamanda bedenlerimizin daha yorgun olduğu anlamına da geliyor. Metabolizmamızın bizi soğuk havaya karşı sıcak tutmak için daha çok çalışması dışarıda geçirilen bir günün sonunda daha bitkin olmamıza neden olabiliyor.

Libido ile en yakından ilişkili hormon olan testosteronun doğal salınım düzenine bakarsak da sonbaharda en yüksek olup giderek düşmeye başladığını görüyoruz. Aynı şekilde östrojen de kış aylarında yılın en düşük seviyelerinde seyrediyor. Bu iki hormonun doğal döngüleri göz önüne alındığında cinsel arzuların düşmesi, kadınların kış aylarında daha zor orgazm olmaları hiç de şaşırtıcı değil!

Mevsimlerin libido üzerindeki etkileri neler?

Yukarıda sayılan faktörlere ek olarak mevsimlerin cinsel arzumuzu şekillendirmesine üç faktör daha katılıyor: Melatonin üretimi, egzersiz miktarımız ve sosyal hayatımız.

Güneş ışığının tavan yaptığı zamanlar bedenimizin doğal melatonin üretimi daha düşük seyrediyor. Bu nedenle yaz aylarında kışa göre daha az uyku uyuyarak da enerjik olabiliyor, yorgunluk hissetmeden uyanabiliyoruz. Yapılan birçok araştırmaya göre melatonin, özellikle kadınların cinsel yaşamları için önemli bir hormonal faktör oluşturuyor. Nitekim kimi araştırma kışın doğal olarak yüksek seyreden melatoninin cinsel yaşam için daha iyi, kimisi ise yazın düşük seyreden melatoninin daha iyi olduğunu söylüyor. Bu durumda kişisel olarak kendi deneyimlerimize bakmamız libidomuzu anlamamıza daha yardımcı olabiliyor.

Düzenli egzersiz yapmaksa bir diğer fiziksel aktivite olan cinselliğin daha keyifli geçmesine katkıda bulunuyor. Kan akışını iyileştirmeye, dayanıklılığı arttırmaya ve öz güveni beslemeye yarayan egzersiz birçok kişi için havanın daha güzel ve sıcak olduğu zamanlarda daha düzenli ve disiplinli şekilde yapılıyor.

Sosyalleşmek, bağ kurmak sağlıklı bir cinsel yaşamın zeminini hazırlıyor. Kış aylarında soğuyan havanın beraberinde getirdiği sosyal izolasyon birçok kişinin, özellikle düzenli partneri olmayan kişilerin cinsel yaşamlarını ciddi ölçüde etkileyebiliyor. Havaların ısınmaya, günlerin uzamaya başlaması ise sosyalliğin artmasına, toplulukların yeniden canlanmasına yardımcı oluyor. İnsanlarla bir araya gelmek, bağ kurmak da libidomuz üzerinde pozitif etkiler bırakıyor!

Kış aylarında cinsel hayatınızı canlandıracak ipuçları

Şunu mutlaka belirtmek gerekiyor: Kış ayları herkeste libido düşüşü yaratmıyor. Aksine birçok kişi için tam tersi etki bile gösterebiliyor. İstatistiksel olarak dünya çapında en çok gebeliğin yaşandığı gün 11 Aralık olarak kayıtlara geçiyor! Buna sperm üretiminin en fazla kış aylarında yaşanması da etki edebiliyor. Nitekim eğer siz veya partneriniz diğer mevsimlere kıyasla libidonuzda bir düşüş tespit ediyorsanız, deneyimlediğiniz durum çok normal! Aşağıda listelenen küçük dokunuşlar cinsel hayatınızı yeniden canlandırmaya yardımcı olabilir:

  • Yaşadığınız libido düşüşünün tamamen normal olduğunu unutmayın ve kendinize, partnerinize saygı ve şefkatle yaklaşarak dilediğiniz kadar zaman tanıyın.
  • Bu durumun altında yatabilecek bir besin değeri eksikliği olup olmadığını görmek için düzenli olarak doktor kontrolünden geçin, kan değerlerinize baktırın.
  • Üzerinizde herhangi bir baskı hissetmemek ve partnerinizi karanlıkta bırakmamak adına açık iletişim kurmaya gayret edin.
  • Samimiyeti cinsellik ile sınırlamadan farklı dokunuşlar, bir araya gelme şekilleri ile yeniden keşfedin.


Burcu Erbaş

Burcu Erbaş, 2024 yılında Domus Academy Milano'da Visual Brand Design alanında yüksek lisansını, 2020 yılında ise Galatasaray Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi lisansını tamamladı. Live to Bloom'da dört yıldır içerik ve proje yöneticisi olarak görev yapan Burcu platformun görsel iletişiminde de aktif olarak rol alıyor. İyi yaşam alanında yazdığı içeriklerinde özellikle bütünsel...



BLOOM SHOP