Mükemmeliyetçilik, tanımlaması ve teşhis etmesi en zor kavramlardan birisidir. Araştırmacıların ve uzmanların da tek bir tanımda anlaşamadığı bu kavramı, kısaca “en iyiyi en hatasız şekilde gerçekleştirme beklentisi” olarak tanımlayabiliriz. Bir nevi kusursuzluk arayışı içinde olmak…

Gordon H. Flett ve Paul L. Hewitt, bu konuyla ilgili yaptıkları uzun çalışmalar sonucunda, üç çeşit mükemmeliyetçilik saptamıştır (2002).

1. Kendine yönelik mükemmeliyetçilik

Kişi kendisinden çok yüksek beklentileri vardır. Kendisi için olanaksız, gerçek dışı standartlar belirler ve hata kabul etmez. Sürekli kendisini eleştiren bir iç sese sahiptir.

“Şu yaptığım işe bak, hiç yapmasam daha iyiydi, şimdi beni işten atsalar yerden göğe kadar haklılar.”

2. Başkasına yönelik mükemmeliyetçilik

Kişinin çevresinden çok yüksek beklentileri vardır. Çoğunluklar o insanların yapamayacaklarından fazlasını beklerler. Yapılan işi beğenmezler, hatalar bulur ve sadece bu hatalara odaklanırlar.

“Bu kadar basit bir resim ödevini beceremediğine inanamıyorum, ver bana ben yapayım, rezil olacaksın sınıfta.”

3. Sosyal beklentiler

Bu kişiler, çevresindekilerin ondan çok yüksek beklentileri olduğuna inanırlar. Ancak bu çok yüksek standartları gerçekleştirebilirlerse takdir ve onay alabileceklerini düşünürler. Sosyal kaygı sorunları, başkaları tarafından yargılanacakları korkuları çok baskındır.

“Bana güvenip bu işi bana verdiler, kusursuz yapmalıyım.”

Bazı kişiler bu üç çeşide de uyarken, bazı mükemmeliyetçiler sadece kendine yönelik, sadece başkasına yönelik ya da sosyal beklentilere yönelik de olabilmektedir. Fakat çeşidi ne olursa olsun mükemmeliyetçilik kişinin ruh sağlığına iyi gelmemektedir. Bu kişiler karar vermekte zorlanmaktadır çünkü her yönden en doğru kararı veriyor olmaları gerekmektedir. Sürekli bir plan yapma içindelerdir, her şeyi kontrol etmek isterler. Başarılarından çok başarısızlıklarına odaklanmaktadırlar. Tüm bunlar da onları sadece ruhen değil, bedenen de yormaktadır. Yapılan araştırmalar bu kişilerde migren tipi baş ağrısı, mide sorunları, yeme bozuklukları, fibromiyalji gibi fiziksel durumlara da sıkça rastlandığını göstermektedir.

Mükemmeliyetçiliği kendi kendinize de törpülemeniz mümkündür. Öncelikle hedef ve amaçlarını gözden geçirin, bunlar gerçekten sizin yapabileceğiniz şeyler mi? Cevabınız hayırsa daha gerçekçi amaç ve hedefler saptamaya çalışın.

“Ya hep ya hiç” düşünce yapısını değiştirmeye çalışın. Bizler insanız ve hatalar insanlar için. “En iyisi olmayacaksa hiç yapmayayım” kalıbı sizi üretken olmaktan, yaratıcı olmaktan, adım atmaktan alıkoymaktadır.

Mükemmel olmadan da değerli olduğuna sizi ikna edecek kanıtlar bulmaya çalışın. Unutmayın kusursuzluk, gerçekleşmeyecek bir beklentidir.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:



Klinik Psk. Nazlı Kocabaşa

1986 yılında İstanbul'da doğan Nazlı, Notre Dame de Sion Fransız Lisesini bitirdikten sonra Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Uzmanlığına klinik psikoloji üzerinde devam eden Nazlı aynı zamanda psikodrama, aile danışmanlığı ve emdr terapistliği eğitimleri aldı. Şuanda "Tempora Aile Danışmanlık Merkezi"nde yetişkin ve çift-aile terapisti olarak hizmet vermektedir....



BLOOM SHOP