Gün ışığının, insan psikolojisi üzerinde etkili olduğu tüm araştırmalarca kanıtlanmış bir gerçektir! Yeterince güneş ışınlarını almak kişileri çok daha mutlu, depresyondan uzak ve enerjik yapmaktadır. Yaz günlerini düşündüğümüzde, kışa göre daha erken ve dinç bir şekilde uyanıyor olmamız tesadüf değildir.

Psikologlar olarak bizler de, sonbahar dönemlerinde yaz ve ilkbahara göre çok daha fazla kişinin terapiye ihtiyaç duyduğunu gözlemliyoruz. Bu durum bile güneşin insan psikolojisi üzerinde ne kadar önemli bir etkisi olduğunu göstermekte.

Bilimsel olarak da açıklamak gerekirse, kişileri bitkin, yorgun, halsiz hissettiren, fiziksel hareketlerimizi yavaşlatan “melatonin” hormonunun karanlık ve ışıksız ortamda salgılanıyor olması. Kış depresyonu olarak adlandırdığımız psikolojik bozukluğun da sebebi, melatonin hormonunun normal zamanlardan daha fazla salgılanması. Bu şikayetle başvuran bireylerin ortak özellikleri sürekli bir yorgunluk ve bitkinlik içinde olmalarının yanı sıra kol, bacak, sırt gibi bölgelerinde sebepsiz ağrılar hissetmeleridir.

Yılın en güzel aylarından birisi olan, her yerin ışıl ışıl olduğu, yeni yıl heyecan ve coşkusunu içinde barındıran aralık ayının belki de tek dezavantajı bu uzun karanlık günler. Danışanlarımın konu ile ilgili sıkça dile getirdiği şey sabahları güne başlamakta zorluk çektikleri oluyor. “Uykumu alamamış bir şekilde uyanıyorum, sanki hala geceymiş, uykuya devam etmeliymişim gibi hissediyorum ve bu yorgunluk halini tüm gün üzerimden atamıyorum” diyerek anlatıyorlar durumu.

Aslında birçok işveren de, çalışanlarının dikkatlerini toplamakta güçlük çekmesinden, unutkanlıklarından ve isteksizliklerinden yakınmakta. Tahmin edersiniz ki karanlık bir sabaha uyanmak ve sabahın oldukça uzun bir kısmını güneş ışınları olmaksızın yaşamak tüm bu durumların tetikleyicisi.

Peki bu durumla nasıl başa çıkabiliriz derseniz, sizlere kış depresyonuna girmemeniz, motivasyon ve performansınızın düşmemesi için bazı tavsiyeler vermek isterim!

İyi uyuyun

İlk önerim uyku üzerine olacak. Uyku düzeninizi sabitlememiz çok önemli. Her gün aşağı yukarı aynı saatlerde uykuya geçmek ve uyanmak, gerekenden az uyumamak vücut direncimize iyi gelmekte.

Beslenmenize dikkat edin

Beslenme yine bu süreçte önemli noktalardan birisi. Dengeli ve sağlıklı beslenme güneşsiz kalmanın olumsuz etkilerini dengeleyebilmek için iyi bir yoldur. Bazı doktorlar bu kısa günlerde kişilere vitamin takviyesi de önermektedir.

Yürüyüş yapın

Hafta içi çalışma temponuz yoğun olsa bile hafta sonu mutlaka 30 dakikalık açık hava yürüyüşleri yapmaya çalışın. Hafta içi de çalıştığınız binanın balkon, teras ya da bahçesinde kendinize küçük molalar verin. Eğer ki güneşli bir çalışma günüdeyseniz bu molaları biraz daha uzun tutmaya çalışın. Alternatif olarak bilgisayarınızı yanınıza alıp yarım saat açık havada çalışmayı deneyebilirsiniz.

Stresten uzak durun

Her şeyin düşmanı olan stresi de unutmamak lazım. Stresi olabildiğince hayatınızdan uzak tutmaya çalışın. Kış aylarında evinizdeki kalın perde ve panjurları minimumda kullanın, gün ışığının içeri girmesine izin verin.

Tüm bu önerileri uyguladığınız halde yorgunluk, bitkinlik haliniz devam ediyorsa ve dahası depresyon halinin sizi çoktan pençelerine aldığını düşünüyorsanız, yapmanız gereken, daha doğru ve kalıcı çözüm için bir uzman psikoloğa başvurmak olacaktır.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:



Klinik Psk. Nazlı Kocabaşa

1986 yılında İstanbul'da doğan Nazlı, Notre Dame de Sion Fransız Lisesini bitirdikten sonra Koç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. Uzmanlığına klinik psikoloji üzerinde devam eden Nazlı aynı zamanda psikodrama, aile danışmanlığı ve emdr terapistliği eğitimleri aldı. Şuanda "Tempora Aile Danışmanlık Merkezi"nde yetişkin ve çift-aile terapisti olarak hizmet vermektedir....



BLOOM SHOP