YAZAN: DR. EBRU ALPER

Menopoz dönemindeki kadınlarda ortaya çıkan kuruluk yakınması cinsellikten haz alamamaya ve dolayısıyla kaçınmaya neden olabilir. Pek çok kadın bu sorunu yaşın ve menopozun getirdiği kaçınılmaz sonuçlar olarak görse de aslında pek çok etkili tedavi yolu bulunmaktadır.


Menopoz döneminde kuruluk neden olur?

Menopozun “genitoüriner sendromu” ya da “atrofik vajinit” adı verilen bu durumu, östrojen düzeylerinin düşmesiyle ortaya çıkar. Östrojene duyarlı olan vajina, üretra gibi dokularda epitelde incelmeye ve bunun sonucu olarak da yanma, sık idrara çıkma, ağrılı idrar yapma, kaşıntı, kuruluk gibi yakınmalara neden olur. Kuruluk yakınması en belirgin olarak cinsel ilişki sırasında ortaya çıkar ve bu durum hızlı bir şekilde tedavi edilmezse, cinsellikten haz alamama ya da kaçınmaya kadar gidebilir.

Menopoz döneminde kuruluk nasıl iyileştirilir?

1. Lokal östrojen kullanımı

Östrojen hormonu vajina epitelini kalınlaştırır, vajinanın nemliliğini ve dokunun esnekliğini sağlar. Bu nedenle, eksik olanı yerine koymak -yani lokal östrojen kullanımı– postmenopozal kuruluk tedavisinde “altın standart”tır. Oral östrojen tedavisi olmaksızın belli bir düzende ve uzun süreli kullanılan vajinal östrojen tedavileriyle vajinal kuruluk ve elastisite kaybı tedavi edilir. Vajinal östrojenler tablet ya da krem formunda olabilir.

2. Lubrikan

Östrojen kullanımının yanında, yine vajinal su bazlı, hormon içermeyen lubrikanlar reçete gerektirmeden kullanılabilen tedavilerdir. Tedavi edici özelliğinin yanında, lubrikan jellerin hemen ilişki öncesinde kullanımı -sürtünmeyi azaltarak cinsel ilişki sırasında yaşanan ağrı ve acıyı hafifletebileceğinden- özellikle ıslanma sorunu olan kadınlara rutinde de önerilmektedir. İlaç kullanımının istenmediği durumlarda, zeytinyağı, avokado ya da Hindistan cevizi yağı da doğal lubrikan olarak kullanılabilir. 

3. İlaç tedavisi

Östrojen dışında, oral tablet olarak Ospemifen ve vajinal tablet olarak Prasteron da reçeteyle alınabilen ve doktor kontrolünde kullanılan ilaçlardır. İlaç tedavileri süreklilik isteyen ve ancak hasta uyumunun çok iyi olduğu düzenli kullanımlarda etkili olabilecek tedavilerdir.

4. Hyalüronik asit

Hyalüronik asitin tablet ya da jelleri giderek artan sıklıkta vajinal kuruluk tedavisi listelerine girmiştir. Yine düzenli kullanım gerektiren vaginal tablet formları yanında, enjeksiyon formunda 6-8 ay süreyle etkili formları da vardır ve hasta memnuniyeti oldukça yüksektir. 

5. Lazer ve radyofrekans uygulamaları

Menopoza bağlı vajinal atrofi tedavisinde günümüzde giderek artan sıklıkta lazer ya da radyofrekans uygulamaları popülarite kazanmaktadır. Henüz tedavi yönergelerine kesin bir tedavi metodu olarak girmemiş olsa da vajinal lazerin atrofi tedavisinde etkili olduğunu gösteren pek çok çalışma vardır. Ayda bir kez, toplam 3 defa yapılan uygulamalarla hastaların ilaç, krem ve fitil uygulamalarına gereksinimleri azalmaktadır. 

Bu tedavilerin yanında, cinsel ilişkinin kendisi de dokuyu yumuşak, elastik tuttuğundan ve kanlanmayı artırdığından, yakınmaların azalmasına yardımcı olur.

Vajinal kuruluk durumunda ne zaman doktora danışmak gerekiyor?

Kendi aldığınız önlemlerle idare edemiyorsanız ve cinsel ilişki giderek daha zor ve ağrılı hale geliyorsa, mutlaka bir doktora danışmanız gerekir. Tekrarlayan travma ve ağrı hissi, vajinal kaslarda spazm oluşturarak olayın kronik hale gelmesine neden olabilir. Menopozun başında hafif bir kuruluk ve cinsel istekte, uyarılmada azalma olarak başlayan sorunlar hipoöstrojenik ortam yerleştikçe ve ağırlaştıkça yerini spazm, ağrı, yanma, akıntı, hassasiyet, vulva cildinde ve vajinada sıyrık ve kanamalara bırakabilir. Tüm bunlardan sonra cinsellikten uzaklaşma, libido kaybı ve kaçınmayla birlikte ilişkilerde sorunlar baş gösterebilir. 

Sonuç olarak, menopozda “genitoüriner sendromu” ya da “vulvovajinal atrofi” dediğimiz vajinal kuruluk, menopoza giren her kadının er ya da geç tanışacağı kronik ve ilerleyici bir sağlık sorunudur. Kadınların yaklaşık %70’i bu sorunu dile getirmekten kaçınmaktadır. Ancak, bu sorunun tedavisi mümkündür ve ne kadar erken başlanırsa o kadar etkili olacaktır.



Dr. Ebru Alper

İstanbul Çapa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümünü 1994 yılında bitiren ve uzmanlığını Bakırköy Doğumevi, Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi yapan Dr. Ebru Alper, 2006‘da Üremeye Yardımcı Teknikler Eğitimi’ni tamamlayarak Tüp Bebek Sertifikası’nı aldı. 2011’de Cinsellik ve Cinsel Tedaviler eğitimini tamamladı 20 yıllık meslek yaşamında toplam...



BLOOM SHOP