Bağırsak sağlığı ve probiyotikler, son yıllarda en sık duyduğumuz sağlık konularından bazıları. Peki neden probiyotiklerin önemi bu kadar vurgulanıyor? Pro ve biota kelimelerinden türeyen probiyotikler, sindirim ve bağışıklık sistemimize fayda sağlayan, genel sağlığımız için önem arz eden canlı mikroorganizmalardır.

İçimizde yaşayan bakteriler

Vücudumuzun çeşitli bölgelerinde; örneğin ağzımızda, solunum yolunda, cildimizde, üriner-genital yollarda ve bağırsaklarımızda, hem yararlı hem de zararlı pek çok bakteri yaşar. Bu türün yaşaması organizma olarak var olabilmemiz, yaşam etkinliğimizi ideal seviyede sürdürebilmemiz için oldukça önemlidir. Bağırsaklarımızdaki bakteriler vücudumuzda bulunan tüm bakterilerin yüzde 90’ını oluşturur ve yaklaşık 1000’den fazla farklı türü vardır.

Bilimsel çalışmalarla probiyotiklerin önemi

Probiyotiklerin insan sağlığı üzerine olumlu etkileri, ilk olarak 1908 yılında Nobel ödüllü araştırmacı Elie Metchnikoff tarafından ortaya atılmıştır. Rus araştırmacı yıllar önce Bulgar köylülerinin daha uzun yaşadığını fark etmiş ve bu konuyu araştırdığında oradaki halkın bol miktarda yoğurt tükettiğini tespit etmiştir.

Metchnikoff, yoğurdu incelediğinde canlı bakterilere rastlamış ve bunlara “Lactobacillus Bulgaricus” adını vermiştir. Bu bakteri türü, sütten beslenip laktik asit fermantasyonu yaparak sütü yoğurda dönüştürür. Probiyotik yani yararlı dost bakteriler, binlerce yıldır besin maddeleri ile tüketilmektedir.

Probiyotiklerin yanı sıra bir de bu probiyotiklerin elverişli bir şekilde çalışmasına destek sağlayan prebiyotikler vardır. Özellikle bağırsaklar, düzgün çalışabilmek için prebiyotik liflere sahip gıdalara ihtiyaç duyarlar. Bol lifli bir yapıya sahip olan prebiyotikler, yararlı bakterilerin mide, bağırsak, yutak gibi bölgelerde aktivite göstermesine yardım eder.

  • Prebiyotik yönünden zengin besinlere örnek olarak; yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, tahıllar, kuru baklagiller, tohumlar gibi yüksek lifli yiyecekler sıralanabilir.
  • Probiyotik yönünden zengin besinlerlere örnek olarak; kemik suyu, ev yoğurdu, kefir, fermente süt, peynir, ayran, ev yapımı turşu, tarhana, şalgam, pancar sıralanabilir.

İlginizi çekebilir: İlginizi çekebilir: Probiyotik, Prebiyotik ve Postbiyotik Nedir?

Sindirim ve bağışıklık sistemi sağlığında probiyotiklerin önemi

  • Yediğimiz besinleri sindirmeye yardımcı dost bakterileri dengeler.
  • Bağırsak duvarımızdaki boşluklara geçerek buralara hastalık yapıcı bakterilerin yerleşmesini engeller.
  • Hastalandığımızda kullandığımız antibiyotiklerin oluşturduğu tahribata karşı, bozulan bağırsak mikroflorasını yerine getirir.
  • Asitik ortam oluşturarak bazı mayaların ve hastalık yapıcı bakterilerin ürettiği toksinlerin çoğalmasını önler.
  • Kolesterol seviyesinin dengede olmasına yardımcı olur.
  • İshal ya da kabızlık durumlarında bağırsak fonksiyonlarımızı düzenler.
  • Kanı temizlemeye yardımcı olarak kalbimize yarar sağlar.
  • Vitaminlerin sentezlenmesini sağlar.
  • Yaşlanmayı yavaşlatır.
  • Alerjik reaksiyonlara ve çeşitli cilt rahatsızlıklarına karşı koruyucudur.
  • Kilo dengesinde önemli bir role sahiptir.
  • Otizm bulgularını hafifletmeye yardımcıdır.
  • Depresyon rahatsızlıklarına karşı koruyucudur.

Kısa süreli yaşanan stres durumunda bağırsak floramız olumsuz etkilenir. Ancak kısa süreli stres durumu geçtiğinde bağırsak florası tekrar eski haline döner. Uzun süreli yaşanan stres ise bağırsaklarımızda kalıcı hasarlara neden olabilir. Böyle durumlarda probiyotik takviyesi alabilmek için mutlaka bir uzmana başvurmak gerekir.

Mikrobiyotamızın yaklaşık 2 kg kadar olması ve hem işlevi hem de ağırlığı nedeniyle artık bir organ olarak kabul gören bağırsaklarımız, sanıyorum gözümüzde artık daha farklı bir boyut kazandı.

Beynimizden sonra en fazla sinir hücresinin burada bulunduğunu ve bağırsaklarımız ile beynimiz arasında bir bağlantı olduğunu da göz önünde bulundurursak strese olabildiğince uzak, probiyotik bakımından zengin gıdalara da olabildiğince yakın durmamızda büyük yarar var.

Kaynak:

Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi Cilt 16, Sayı 1, 2010, Sayfa 95-104 Probiyotikler ve Kullanım Alanları Probiotics and Their Use Başar UYMAZ* Sağlık Bakanlığı, Etlik İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 06210, Ankara Geliş Tarihi/Received : 07.08.2009, Kabul Tarihi/Accepted : 01.09.2009

Sağlık Akademisi :PROBİYOTİKLER, PREBİYOTİKLER VE SİNBİYOTİKLER Probiotics, Prebıotics and Synviotics Aysun TAŞDEMİR Kastamonu Üniversitesi

PROBİYOTİKLER: Yavuz YEŞİLOVA, 1 Bilal SULA, 2 Engin YAVUZ, 3 Derya UÇMAK 4 1 Silvan Devlet Hastanesi, Dermatoloji Kliniği, Diyarbakır; 2 Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı, Diyarbakır; 3 Mardin Devlet Hastanesi, Dermatoloji Kliniği, Mardin; 4 Bismil Devlet Hastanesi, Dermatoloji Kliniği, Diyarbakır

PROBİYOTİKLER: Hakan IŞIDAN – SUMAE

Güncel Gastroenteroloji: Probiyotik “Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı Dost Bakteriler” Ali ÖZDEN

Uzman Diyetisyen Ayça Alara Özcan tarafından onaylanmıştır.

Ayşen Tan Gökyar

1984 yılında Muğla’da doğdu. 2007 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Yüzme ve voleybol branşlarında hakemlik yaptı. 2014 yılından bu yana Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde Rekreasyon Uzmanı olarak görev yapmakta. 2015 yılında Pedagojik formasyonumu tamamladı. Now We Moove Avrupa Hareket Haftası Yerel yönetimler hareket temsilcisi olarak görev aldı. Spora, sağlıklı beslenmeye, motive yaşama karşı hep ilgisi oldu. Personal Training konusunda danışmanlık hizmeti vermekte.





BLOOM SHOP