Sağlıklı yaşam adına her geçen gün yeni terimlere rastlıyoruz. Kendi bedenimize ve bütünsel sağlığımıza iyi gelecek beslenme rutinleri hakkında daha geniş çapta bir farkındalık geliştirebilmek de günden güne önem kazanıyor.

Sık sık bahsi geçen probiyotikler hakkında neler biliyoruz? Peki ya prebiyotikler? Prebiyotik, probiyotik ve postbiyotik kavramları arasındaki farkları ve benzerlikleri daha iyi anlamak adına sizler için bir sağlık yazısı derledik.

Probiyotik nedir?

Vücudumuzda 100 trilyondan fazla denilebilecek bir sayıda bakteri bulunmakta. Bu bakteriler arasında “iyi bakteriler” olarak bilinen bakteriler, insan sağlığı için oldukça faydalı. İyi huylu bakteriler, sağlıklı bir sindirim sisteminin yapı taşları iken kötü bakteriler sindirim problemlerine sebep olabiliyor.

Yalnızca sindirime yardımcı olmakla kalmayan sağlıklı bakteriler; obezite, Alzheimer, kalp rahatsızlıkları ve hatta depresyona bile iyi geliyor.

Tam olarak bu noktada, probiyotik tüketmek çok önemli bir mesele halini alıyor. Doğal olarak fermente olan gıdalarda; örneğin yoğurt, kefir, tempeh (Endonezya mutfağına ait bir yemek) ya da kimchide (Kore mutfağına ait bir yemek) bol miktarda probiyotik bulunuyor. Ayrıca ek ürünlerle de probiyotik takviyesi yapabiliyoruz.

Prebiyotik nedir?

Probiyotiklerin faydalı olabilmesi için öncelikle uygun bir ortam yaratmak gerekiyor. Uygun koşulları yaratabilmek adına bu noktada prebiyotikler devreye giriyor.

Kısaca prebiyotikler; probiyotikleri elverişli hale getirmeye yarayan yiyecekleri kapsıyor. Bağırsaklar düzgün çalışabilmek için prebiyotik liflere sahip gıdalara ihtiyaç duyarlar. Bu faydalı gıdalar midede, bağırsakta, yutakta işlevselleşerek probiyotik faydalar gösterirler.

Prebiyotik gıdalara örnek olarak; yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, tahıllar ve tohumlar, yüksek lifli yiyecekler sıralanabilir. Beslenme ve Diyetetik Akademisi’nin araştırmalarına göre; muz, soğan, sarımsak, soya fasulyesi ve pırasa prebiyotik besinler için en iyi seçenekler arasında.

Postbiyotik nedir?

Sindirimden sonra devreye giren kısımda da postbiyotiklerin rolü büyük. Postbiyotikler huzursuz bağırsak sendromu (*), iltihabi bağırsak hastalıkları (**) ve bağırsak yangısı (***) gibi rahatsızlıkların tedavisinde görev alıyorlar.

Postbiyotikler; probiyotik ya da prebiyotikler gibi ek gıda ya da takviye hap şeklinde piyasada satışta bulunuyor. Hem probiyotik hem prebiyotik tükettiğinizde ve sindirim sisteminizi sağlıklı koşullar altına aldığınızda doğal olarak postbiyotik bir sürece olanak tanımış oluyorsunuz.

Doktor Ali Webster’a göre, probiyotikleri ya da prebiyotikleri vücuda en iyi katma yöntemi besinlerle gerçekleşiyor. Ek takviye haplar ya da ilaçlar kullanıp beslenmenize dikkat etmezseniz bu alanda herhangi bir başarı elde etmeniz söz konusu olmayabilir. Bu nedenle her zaman sebze, meyve ve tahıl tüketerek bol su içmeye odaklı bir beslenme düzeni oluşturmaya dikkat etmelisiniz.

İlginizi çekebilir!

Kaynakça:

(*) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/28410580

(**) https://www.researchgate.net/publication/233999264_Postbiotics_What_else

(***) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3575601/