Antik çağlardan beri şifa kaynağı olarak görülen bal, 19. yüzyılda bilimsel çalışmaların odağı haline geldi. Araştırmalar sırasında balların gösterdiği farklı özellikler ve bazı bölgelerdeki balların diğerlerine göre daha yoğun anti bakteriyel bileşenlere sahip olduğu gerçekleri ortaya çıktı. Avusturalya ve Yeni Zellanda bölgesindeki manuka bitkisinin polenlerinden elde edilen manuka balı da güçlü içeriğe sahip olan ballardan bir tanesiydi. İşte Manuka balı ve zengin içeriği hakkında bilinmesi gerekenler!

Balların şifalı özellikleri

Bilimsel çalışmalarla doğal anti-bakteriyel özellikleri kanıtlanan ballar, sadece bakterilerin neden olduğu hasarın ve hastalıkların önüne geçmekle kalmıyor, doku iyileşmesinde rol alan hücrelerin üretimini de arttırıyor. Anti-enflamatuar özellikler de gösteren ballar, ağrı ve enflamasyon üzerinde de iyileştirici etkiler gösteriyor.

Bu bilgiler saf ve kaliteli ballar için genel anlamda doğru olsa da balların nasıl ve hangi özden üretildiği sağlık üzerindeki etkilerini doğrudan belirliyor. Balların antibakteriyel özellikleri içerdikleri hidrojen peroksitten geliyor; fakat bazı ballar çok daha özel içeriklere sahip oluyor. Etkileri ve etken maddeleri de bu içerikler doğrultusunda değişiyor.

İşte manuka balının diğer ballardan ayrışmasının temel nedenleri!

İlginizi çekebilir: Dilediğimiz Kadar Meyve Yiyebilir Miyiz?

Manuka balının içeriği

Tek tip bitkinin polenlerinden meydana gelen bu bal, sadece belirli tür arılar tarafından üretilebiliyor. İçeriğinde karbonhidrat, mineral, protein, yağ asitleri, flavnoid ve fenolik kompleks bileşenleri bulunuyor. Bu sağlıklı içerikler farklı oranlarda olsa da aşağı yukarı her balda mevcut.

Manuka balını özel kılan en önemli şey; içeriğinde olağanüstü miktarlarda bulunan methylgloksal oranıdır. Anti-bakteriyel özellik gösteren bu madde manuka balının içinde o kadar yüksek ki kendine has bir skalası bile var. UMF yani “ Unique Manuka Factor” olarak adlandırılan bu skala sadece manuka balının saflığını, kalitesini ve gücünü hesaplamak için kullanılıyor. Manuka balını bu kadar özel yapan bir başka içerik ise içinde yine yoğun şekilde bulunan leptosperin seviyesi.

İlginizi çekebilir: Cilt Bakımında Soğuk Sıkım Yağlar

Manuka balının sağlık üzerindeki etkileri

Manuka balı sadece yiyecek olarak tüketildiği zaman değil, yaraların üzerine sürüldüğü zaman da olumlu etkiler gösteriyor. İşte bu balın bilimsel verilerle kanıtlanmış faydaları:

  • Kesik ve yara iyileşmesinde rol oynar,
  • Enfeksiyonları temizler,
  • Mide ağrılarına iyi gelir,
  • Sindirimi güçlendirir,
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir,
  • Enerji sağlar.

Manuka balı kullanımı

Zengin içeriği sayesinde sağlık konusuna pek çok fayda sağlayan manuka balı yenerek veya sürülerek kullanılabiliyor. Diyabet gibi hastalıklar söz konusu olmadıkça kullanımının sınırlandırılması şart görülmüyor. Sağlıklı ve dengeli miktarlarda tüketmek içinse, ekten maddelerin belirtildiği skalalara sadık kalmak gerekiyor.

Ortalama olarak günde 1-2 kaşık tüketmek öneriliyor. Tek başına veya gıdaların içine eklenerek tüketilebilen bu içerik, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve boğaz ağrısı gibi istenmeyen semptomları hafifletiyor.

Manuka balı, ciltte beliren enflamasyon ve akneler üzerinde de olumlu etkiler yaratıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar manuka balının egzama üzerinde de etkili olduğunu ortaya koyuyor. Egzama durumunda, irrite olmuş bölgelere günde birkaç defa uygulama yapmak öneriliyor.

İlginizi çekebilir: Sivilceler Sağlığımız Hakkında Ne Söylüyor?

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP