Mevsim geçişlerinde doğa, kendini yenileyip ritmini değiştirirken bedenimiz de bu geçiş sürecine adapte olmak ister. Bu süreçlerde doğanın ritmiyle uyumlanabilmek için yaşam şeklimizde bazı değişikliklere gitme ihtiyacı hissedebiliriz. Fakat şehir hayatının stresli, gürültülü ve kirli atmosferi içerisinde, doğanın sesini duymakta güçlük çekebiliriz. İç ritmimiz, doğanın ritminden uzaklaştıkça biz de dengemizi kaybetmeye başlarız. Bedenimizin ihtiyaçlarını fark edemediğimiz durumlarda Ayurveda’nın bize rehberlik etmesine izin vererek doğal döngüsel ritmimizle uyumlanabiliriz. İşte sonbahar mevsimi geçişinde Ayurvedik öneriler!

İlginizi çekebilir: Ayurveda’ya Göre Zerdeçalı Nasıl Tüketmelisiniz?

Doğanın ritmine uyumlanmak

Dış dünyadaki mevsimsel değişimin, iç dünyamızda da bir yansıması vardır. Birbiriyle uyumlu olması gereken iç ve dış dünyalar arasındaki bağlantıyı sağlayabilmemiz için de mevsimlerin niteliklerine ve mevsimler arası geçiş süreçlerine dair bilgi sahibi olmamız gerekir.

Kadim öğretilerde yer alan mevsimsel 6 döngü vardır ve tarihleri şu şekildedir;

Mevsim Sanskrit İsmi Tarihler
Erken Kış Hemanta 15 Kasım-15 Ocak
Kış Sisira 15 Ocak-15 Mart
Bahar Vasanta 15 Mart-15 Mayıs
Yaz Grisma 15 Mayıs-15 Temmuz
Erken Sonbahar Varsa 15 Temmuz-15 Eylül
Sonbahar   Sarada 15 Eylül-15 Kasım

Mevsimsel geçiş tarihlerine dikkat etmek gerekir çünkü bu tarihlerde beden hassaslaşır. “Rtu sandhi” olarak adlandırılan bu geçiş tarihleri hastalığın bedene kolaylıkla girmesi ile ilişkilendirilir.

Tablodaki tarihlerin 1 hafta öncesi ve sonrası, fiziksel ve zihinsel sağlığımıza öz bakımımıza fazladan özen göstermemiz gereken dönemlerdir. Bu tarihlerde iyi beslenmeli, yeterince dinlenmeli, iyi uyumalı ve günlük rutinlerimizi takip etmemiz gerekir. Ayurveda’nın kadim ustaları, vücutta biriken dosha’nın atılabilmesi için bu tarihlerde arınma pratiklerini uygulamayı önerirler.

Sonbahar dönemi bedenimizde yazdan kalan Pitta’yla vedalaşma dönemidir. Pitta, bedeni terk ederken gastrit, kızarıklık, asabiyet ve baş ağrısı hissettirebilir. Bu belirtilere ek olarak, Vata ile ilişkili durumlar yani anksiyete, eklem sorunları, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve soğuğa karşı hassasiyet gözlemlenebilir.

Tüm bu durumları önlemek için sakin ve dingin bir yaşam tarzına geçmek gerekir. Böylelikle mevsimsel geçiş süreçlerinin beden üzerinde yarattığı olumsuz enerjilere karşı bedenin uyum kapasitesini artırabiliriz.

Bedenin uyum kapasitesini arttırmak

  • Yağlı masajlar uygulamak (Abhyanga gibi)
  • Bitkisel vücut peeling’leri uygulamak
  • Ilık banyo yapmak
  • Esansiyel yağlar kullanmak
  • Meditasyon yapmak
  • Sabahları burnu temizlemek
  • Dil temizliği ve oil pulling yapmak
  • Gündüz uyumamak
  • Aşırı fiziksel aktivite ve cinsel ilişkiden kaçınmak
  • Soğuk su ve buz tüketmemek
  • Öğünlerinizde pişmiş, ılık ve sıcak yemekler tercih etmek
  • Böğürtlen, kuşburnu, alıç gibi C vitamininden zengin meyveler tüketmek
  • Kara mürver ve elma tüketmek
  • Kök sebzeler, tohumlar, tahıllar tüketmek
  • İncir ve hurma gibi lif bakımından zengin meyveler tüketmek
  • Ilık su içerisine bir miktar bal karıştırıp içmek
  • Altın süt içmek

Bu basit stratejiler doğanın güçlü kalkanlarıdır. Sonbahar dönemini sağlıkla, keyifle ve dengede geçirmeniz dileğiyle!  

İlginizi çekebilir: Koronovirüs Sürecinde Ayurveda ile Bağışıklığı Güçlendirme



Burcu Babayiğit

1988 yılında doğan Burcu, Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. 2011 yılında, ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Bölümün yüksek lisans programından mezun oldu. 2019 yılında doktora sürecindeyken, ODTÜ’deki görevinden istifa ederek Zeynep Aksoy ve David Cornwell ile Temel Yoga Uzmanlık Programını tamamladı ve yoga eğitmenliğine...



BLOOM SHOP