Şehir hayatının yorucu temposunda koştururken gün içerisinde bedeninize yüklenen negatif enerjinin farkına varamıyor, farkında olsanız bile üzerinizdeki elektriği atmaya vakit yaratamıyor olabilirsiniz. Aslında bu negatif enerjiyi atmak için saatlere ihtiyacınız yok. Haftada birkaç kez yoğun temponuza kısa bir mola verip kendinize biraz özel zaman ayırmanız ve doğa ile iç içe olarak “topraklanmayı” keşfetmeniz yeterli.

Evet, şehir hayatı hepimizi doğadan uzaklaştırıyor ancak sağlığımız için yeşil ile buluşmak ve kötü enerjiyi iyi enerjiye dönüştüren topraklanmaya fırsat vermek şart. Topraklanma sonucunda doğadan aldığınız enerji ile kendinizi çok daha sağlıklı ve dinç hissedeceğinize emin olabilirsiniz. Topraklanma hakkında bilmeniz gereken tüm detayları bir araya getirdik.

Topraklanma nedir?

Topraklanma; doğa ile bağ kurmak, onunla bedeni dengelemek, fiziksel ve zihinsel olarak iyileşmek anlamına geliyor. Doğa ile kurduğunuz bağ sonucunda, dış ve iç etkenler sebebiyle vücudunuza yüklenen fazla elektriği yani negatif enerjiyi atmış oluyorsunuz. Dolayısıyla tamamen sağlıklı bir bedene ve zihne kavuşuyorsunuz. Peki, topraklama işlemi nasıl yapılıyor?

Topraklama yapmanın yolları ve faydaları

1. Çıplak ayak ile toprağa basın

Vücutta biriken fazla elektrik, hücresel faaliyetlerin düzgün çalışmamasına yol açıyor. Bu da beraberinde çeşitli hastalıklar getiriyor. Fazla elektriği atmanın en güzel yollarından biri çıplak ayakla toprağa, kuma basmak. Üzerinizdeki tüm negatif enerjiyi çeken toprak, en etkili antioksidan!

Toprağa basmak, vücudun temel savunma mekanizmasını güçlendirip kan hücrelerinizin artmasını sağlayarak sizi başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklardan koruyor. Kalp krizi riskini önlüyor, uyku problemleriniz varsa tamamen geçirip rahat uyumanıza destek veriyor. Stres hormonu kortizolün salgılanma oranını da en aza indiriyor.

2. Ağaçlara dokunun

Doğa ile iletişime geçmenin başka bir yolu ağaçlara dokunmak hatta sarılmak! Ağaçların yaydığı titreşimin insan bedenini ve psikolojisini olumlu yönde etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda.

Düzenli olarak ağaçlarla iletişim halinde olduğunuz zaman, bağışıklık ve sinir sistemleriniz güçleniyor. Dikkat eksikliği, depresyon gibi problemler çözülüyor. Ağacın yaydığı bol oksijen miktarı ise hücrelerinizin tazelenmesine yardımcı oluyor. Ağaçlar ile iç içe olmak için illa ki ormanlık alana gitmek zorunda değilsiniz. Sabah evden çıktığınızda karşınıza çıkan ilk ağaca dokunup sarılmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

3. Tuz banyosu yapın

En az toprak ve ağaç kadar tuz da vücudunuzdaki elektriği alma konusunda etkili. Kaya tuzunu sevdiğiniz bir doğal yağ ile karıştırıp küvetinize dökebilirsiniz. Yağı birkaç damla dökmeniz yeterli olacaktır.

Yaklaşık 20 dakika boyunca tuzlu suyun içinde kalarak tuzun bedeninizdeki kötü enerjiyi almasına izin verin. Banyo ritüelinizi meditasyon müzikleri ve mumlar ile zenginleştirebilirsiniz. Tuz banyosundan sonra kendinizi çok daha dinç hissedeceksiniz.

4. Üzerinizde toprakla etkisi olan taşlar taşıyın

Siyah turmalin, obsidyen manyetit gibi negatif enerjiyi çekme ve çakraları açma özelliğine sahip taşları üzerinizde taşıyabilirsiniz. Hatta bu taşlar üzerinizdeyken meditasyon yapabilirsiniz. Her günün sonunda bu taşlardan birini avuçlarınızda tutarak yapacağınız meditasyonun, özellikle duygusal ve zihinsel açıdan size çok faydası dokunacaktır.