UVA, UVB ve UVC olmak üzere 3 farklı güneş ışını bulunmaktadır.

UVA güneşin dünya üzerine etki olarak en geniş dalga boyuna sahip, etki alanı en derin olanıdır. Deniz seviyesinin altına inebilir, insan derisinin epidermis bölümünü geçer ve dermis bölümüne kadar ulaşır. Güneşin dik gelmediği saatler olan 08.00-11.00 / 16.00- 18.00 saat aralığında etkili olan UVA ışınları cilt renginin bronzlaşmasını sağlayan ve kansere neden olan ışınlardır.

UVB ışınları insan derisinin ön yüzey alanına etki eder. Güneşin en dik geldiği saat dilimleri olan öğle saatlerinde etkili olan UVB ışınları, ciltte D vitamini sentezi sağlayan ışınlardır.

UVC ışınları ise ozon tabakasına takılarak dünya yüzeyine kadar inemez. 

Bu yüzden dikkate almamız gereken ultraviyole ışınları UVA ve UVB ışınlarıdır.

UVA ışınlarının bedenimize etkileri

Cildin yaşlanmasından direk sorumlu olan UVA ışınları cildin kolajen yapısını değiştirir ve elastikiyetini bozar. UVA ışınlarından etkilenmemek neredeyse imkansızdır çünkü dış mekanlarda elbiselerin, iç mekanlarda da perdelerin içinden geçerek deriye kadar ulaşır.

Güneşin dik gelmediği saatler olan 08.00-11.00 / 16.00-19.00 saat aralığında etkili olan UVA ışınları, ciltteki melanin hücrelerini uyararak bronzlaşmayı, yani kararmayı artırır fakat D vitamini üretimine bir katkı sağlamaz, hatta D vitamini üretimini azaltıcı bir etki bile yapabilir.

UVA ışınları ayrıca ciltteki serbest radikalleri çoğaltarak, cilde hasar verir ve cilt kanserine neden olabilmektedir. Bu serbest radikaller aynı zamanda yaşlanmayı ve deri kırışıklığını da hızlandırır.

Birçok güneş yağı deri kanserine neden olan UVA’yı önlemez ama D vitamini sentezi yapan UVB’yi önler. Güneş koruyucu kremlerinizi seçerken lütfen buna dikkat etmeyi unutmayın! Ayrıca UVA ışınları ile gelişen aşırı bronzlaşma UVB ışınlarının cildin derin tabakalarına temasını engelleyerek D vitamini üretimini de bloke edebilmektedir.

UVB ışınlarının bedenimize etkileri

Güneşin en dik geldiği saat dilimleri olan öğle saatlerinde  11.00-15.00 aralığında etkili olan UVB ışınları D vitamini sentezini sağlar. Yani D vitamini UVB ışınları yoluyla vücudumuzda emilim kazanır. Ayrıca UVB ışınlarının antikanserojen etkisi bulunur.

Cildin D vitamini üretmesini sağlayan UVB ışınları güneşsiz ve bulutlu havalarda cilde yeterince ulaşamaz. Pencere veya araba camı gibi bir engelle temas ettiğinde ise engeli aşamaz ve cilde etki edemez. Yani özellikle kış aylarında pencere ardında güneşlenerek D vitamini aldığınızı düşünüyor iseniz, yanılıyorsunuz.

Derinin D vitamini üretmesi için güneş ile engelsiz bir şekilde, açık havada buluşması ve güneş ışınlarını dik bir açı ile alması gerekir. Yani pencere ardında güneşlenirseniz UVA ışınları camı geçtiği için esmerleşebilirsiniz ama yeteri kadar UVB alamadığınız için cildinizde D vitamini üretimi sağlanamaz. Bu nedenle D vitamini üretimi en iyi öğle saatlerinde olmaktadır.

D vitamini dengesi için ne zaman ve ne kadar güneşlenmeliyiz? 

Biz çocukken “öğlen saatinde sakın güneşine çıkmayın” denirdi. Çünkü özellikle güneş ışınlarının atmosfere dik açıyla düştüğü bu saatler, en güçlü radyoaktif bileşkeleri de yeryüzüne taşımakta. Fakat yapılan bazı araştırmalar tam da bu saatlerde insan vücudunun D vitamini emilimini sağladığını ortaya koymaktadır.

Güneş ışınları ile ilgili öncü araştırmaları ile tanınan Dr. Joseph Mercola güneş ve D vitamini üzerine yaptığı çalışmalarda güneşin dik açıda olduğu saatlerde UVB ışınlarının D vitamini enzimlerini taşıdığını ve D vitamini üretimi için gerekli olan UVB ışınlarının etkili olabilmesi için en az 50º bir açıda olması gerektiğini belirtmiştir. Merhum Prof. Dr. Ahmet Aydın da bu açıklamaya katılarak, kendi araştırmalarının da bu doğrultuda olduğunu açıklamıştır.

Boston Üniversitesi’nde Vitamin D, Cilt ve Kemik Araştırma Laboratuarını yöneten Prof. Michael F. Holick de sağlıklı bir güneş ışığının bedenimizde depolanabilmesi üzere kollar ve bacaklara odaklanmamız gerektiğini belirtiyor. The UV Advantage isimli kitabın yazarı da olan Prof. Holick, haftada 3 defa çıplak kol ve bacaklar ile dik gelen güneş ışığı altında 10 dakika kalmanın bütünsel sağlığımız açısından öneminin altını çiziyor.

Eğer daha uzun süre güneş altında kalınacaksa, 10-15 dakika sonrasında ise kesinlikle bir güneş koruyucu kullanılmasını öneriyor. Eğer kış aylarında bu imkanı bulamıyorsanız, 1000IU’lik D vitamini takviyesinin destekleyici olabileceğini de ekliyor.

İlginizi çekebilir!