Uyku ve beslenme arasında sandığımızdan daha karmaşık bir ilişki var. Şeker ve yağ tüketiminin uyku problemlerine yol açtığı son yıllarda yapılan araştırmalarla ortaya koyuldu. Journal of Clinical Sleep Medicine’de yayınlanan bir araştırma, doymuş yağ ve şeker ağırlıklı beslenen kişilerin gece boyunca daha sık uyandığını ve kaliteli bir uyku da uyumadığını göstermekte.

Enerji veren bol kalorili, glisemik indeksi yüksek besinler tüketmekle kalitesiz bir uyku doğrudan bağlantılı.

Bu şekilde beslenen kişiler, uykunun vücudu onarıcı etkilerinden yararlanamıyorlar. Hatta tam aksine uykunun bu evresini hafif olarak geçirdikleri için bir türlü derin ve dinlendirici uyuyamıyorlar. Dolayısıyla da vücutları zayıf düşüyor. Bunun sonucunda ise açlık ve tokluk hissini düzenleyen hormonların dengesi bozuluyor. Açlık hissi veren hormon salgılandıkça uykumuz azalıyor. Böylece istemediğimiz bir kısır döngü içine giriyoruz.

Uykudan yoksun kalan bedenimiz vücudumuzun ihtiyaç duyduğu miktardan daha fazla kalori tüketmeye meyillidir.

Genel olarak iştahımızı artıran da budur. Bu da yağlı ve şekerli gıdalar tüketme isteğimizi artırır. Uykusuzluk bu isteği artırdığı gibi eğer bir diyet yapıyorsanız bu besinlere karşı koyma gücünüzü de elinizden alır. İşte yine bir kısır döngü… Dolayısıyla yetersiz uyku ile obezite arasında da güçlü bir bilimsel bağlantı bulunmaktadır.

Kaliteli ve deliksiz bir uyku elbette mümkün!

Beslenme ve uyku rutini ilişkisini kabullenerek mutlu uykulara doğru ilk adımı atabiliriz. Akşam yemeklerinde uykuyu teşvik eden, yani potasyum, kalsiyum, magnezyum gibi minerallerden ve amino asitlerden yana zengin, antioksidan gıdaları tüketerek sağlıklı bir uykunun kapılarını aralayabiliriz. Örneğin, sebzeler, meyveler, baklagiller, fındık ve ceviz gibi iyi yağlar, tam tahıllar gibi doymamış yağlar açısından zengin gıdalar tüketebiliriz.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:

Kaynak: Fitness Magazine, Help Guide