Pek çok insan dönem dönem iştahsızlık, mide bulantısı, öğün atlama isteği veya tam tersi olarak aşırı iştah, sürekli acıkma gibi durumlarla karşılaşabilir. Ancak bu durum dönemsel süreçlerin dışına çıkarak hayatınıza, sağlığınıza ve kilo seviyenize etki ediyorsa ortada dikkat edilmesi gereken bir konu var demektir. Aşırı kilo almanın veya aşırı kilo vermenin temelinde yeme bozukluğu problemi yatıyor.

Sadece Amerika’da yaklaşık olarak 20 milyon kadın ve 10 milyon erkek, hayatlarının belirli bir döneminde yeme bozukluğu probleminin sonuçlarına maruz kalmış durumdalar.

Cinsiyete, yaşa, sosyo-ekonomik duruma bağlı olarak değişim gösteren yeme bozukluğu problemi nedir, türleri ve semptomları nelerdir birlikte inceleyelim!

Yeme bozukluğu nedir?

Yeme bozukluğu, normal olmayan yeme alışkanlığına ve beslenme kaygılarına sahip olma durumudur. Yemeğe takıntılı hale gelen birey, yeme bozukluğu sorunu için çözüme gitmezse işler ciddileşebilir, çeşitli hastalıklar ve hatta ölüm riski söz konusu hale gelebilir.

Yeme bozukluğu problemi hayatınızın herhangi bir zamanında, hiç beklemediğiniz bir anda ve koşulda karşınıza çıkabilir. Yapılan bazı araştırmalar, gençlerin yüzde 13’ünün yaklaşık olarak 20’li yaşlarda yeme bozukluğuyla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.

Yeme bozukluğunun sebepleri

Genetik sebepler: Aile geçmişinizde yeme bozukluğu problemine sahip birisi varsa genetik olarak sizin de bu problemden etkilenme ihtimaliniz yüksek. İkizler üzerinde yapılan bir araştırmada, aralarından birinde yeme bozukluğuna rastlandığında ikizinde de yeme bozukluğunun tespit edilme ihtimalinin yüzde 50 olduğu saptanmıştır. (*)

Psikolojik sebepler: Duygusal değişimler, mükemmeliyetçilik, stres, anksiyete gibi psikolojik etkenler yeme bozukluğuna yol açarak normal beslenme döngüsünü sekteye uğratabilir.

Hormonal sebepler: Henüz kesin bir sonuca varmamış olsa da bazı araştırmalar, beyin yapısı ve hormonal düzeyin yeme bozukluğuna sebep olabilecek faktörler olduğunu ortaya koymaktadır. Mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin ve dopamin hormonlarının düzensizliği, yeme bozukluğu sorununa yol açabilir. (**)

Toplum baskısı: Genel güzellik algısı, beğenilme dürtüsü, bazı kültürlerde öne çıkan zayıflık-güzellik denklemi ve kötü eleştiriler kişiyi baskı altında hissettirerek normal yeme düzeninden saptırabilir.

6 farklı yeme bozukluğu türü

1. Anoreksiya nervoza

En iyi bilinen yeme bozukluğu türlerinden biridir. Erkeklere oranla kadınları daha fazla etkisi altında bırakmaktadır. Fazla kilolu olduğunu düşünen bireyin yemek yeme fikrinden uzaklaşarak, öğün atlayarak, kalori hesapları yaparak veya aşırı egzersiz ve kusma yöntemleriyle kalorilerden kurtulmaya çalışarak günden güne kilo vermesiyle ortaya çıkan bir durumdur.

Anoreksiya nervozanın başlıca belirtileri:

  • Olması gereken kilo seviyesinin çok daha altında olma
  • Katı beslenme kuralları
  • Önüne geçilemeyen kilo alma korkusu
  • Özgüven problemi, depresyon
  • Dışarıda yemek yiyememe durumu
  • Mide bulantısı, kusma
  • Saç, deri, kemik, kas rahatsızlıkları veya çeşitli sağlık problemleri
  • Sindirim problemleri
  • Menstruasyon döneminde dengesizlik

2. Bulimiya nervoza

Bulimiya nervoza hastalığı, bireyin kısa sürede fazla miktarlarda besin tüketmeye eğilimli olmasıyla ilişkilidir. Kişi, yeme krizi geçirerek kalorisi fazla, şeker, karbonhidrat ve yağ oranları yüksek besinlere yönelir.

Bu yönelimin ardından yediklerinden pişman olarak kusma, aşırı egzersiz gibi yöntemlere başvurabilir. Ciddi seviyelerde bulimiya, vücutta eksilen sodyum, potasyum ve kalsiyum gibi mineraller sebebiyle ciddi rahatsızlıklara ve kalp krizine yol açabilir.

Bulimiya nervozanın başlıca belirtileri:

  • Kontrolsüz bir şekilde yeme isteği
  • Zararlı besine yönelim
  • Yeme aktivitesinden duyulan pişmanlık
  • Önüne geçilemeyen kilo alma korkusu
  • Özgüven problemi, depresyon
  • Kusma
  • Kusmaya bağlı olarak ağız, diş, yutak ve mide sağlığında problemler
  • Sindirim problemleri

3. Binge yeme bozukluğu

Binge yeme bozukluğu, tıkanırcasına yeme bozukluğu olarak da bilinmektedir. Ergenlik ve yetişkin çağlarında başlayarak ileri dönemlerde devamlılık gösterebilir. Bulimiya nervozada olduğu gibi kişi, yeme krizi geçirerek çok kısa bir süre içerisinde fazla miktarda yiyecek tüketebilir.

Diğer iki hastalık türünden farklı olarak bu yeme bozukluğunda kalori hesaplama, kilo alma korkusu, kusma, egzersiz yöntemine başvurma gibi konular söz konusu değildir. Binge yeme bozukluğu görülen kişiler genellikle obezite veya aşırı kilo problemleriyle karşı karşıya kalırlar.

Binge yeme bozukluğunun başlıca belirtileri:

  • Kontrolsüz bir şekilde yeme isteği
  • Çok hızlı yemek yeme
  • Çiğnemeden yutma
  • Açlık hissedilmemesine rağmen yemek yeme dürtüsü
  • Özgüven problemi, depresyon
  • Kilo problemiyle birlikte gelen sağlık sorunları

4. Pika yeme bozukluğu

Deterjan, buz, toprak, sabun, iplik gibi yemek dışı maddelerin tüketilme arzusu pika yeme bozukluğu olarak adlandırılır. Bu hastalığa sahip olan kişilerde tükettiği yabancı maddeye bağlı olarak ciddi derecede sağlık problemleri, zehirlenme vakaları ve hayati riskler gözlemlenebilir.

Pika; küçük çocuklarda, hamilelerde, ergenlik çağında, mental rahatsızlığa sahip bireylerde görülebilir.

Pita yeme bozukluğunun başlıca belirtisi:

  • Besin olmayan maddeleri kontrolsüzce yeme isteği
  • Bunun sonucunda maddeye bağlı olarak ortaya çıkan ağız, mide, yutak problemleri, sindirim rahatsızlıkları veya çeşitli sağlık sorunları

5. Ruminasyon bozukluğu  

Ruminasyon bozukluğunda yutulan bir yiyeceğin tekrar ağza gelerek yeniden çiğnenmesi ve yutulması durumu söz konusudur. Genellikle yemek yedikten hemen sonra, 30 dakika içerisinde ruminasyon durumu oluşur. Yaygın olarak bebeklerde ve çocuklarda görülür, 3 ila 12 ay arasında kendi kendine düzelme gösterebilir.

Ruminasyon bozukluğunun başlıca belirtileri:

  • Tekrar çiğneme ve yutma eyleminden haz alma
  • Mide problemleri
  • Psikolojik problemler
  • Katı yemek kuralları
  • Toplum içinde yemek yemekten kaçınma

6. Kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu

Anoreksiya veya bulimiya gibi rahatsızlıkların başlangıç seviyesi olabilecek olan kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğu, 7 yaş altı çocuklarda görülür. Çocukluktan başlayarak tedavi edilmediği durumda yetişkinlik dönemine kadar ilerleyebilir ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.

Kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğunda kişi belirli yiyecekleri yemeyi reddeder, az yiyecek tüketir, kokusu, tadı, görünüşü ne kadar güzel olursa olsun yemek yemeye ilgi duymaz.

Kısıtlayıcı gıda alımı bozukluğunun belirtileri:

  • Olması gereken kilo seviyesinin çok daha altında olma
  • Katı beslenme kuralları
  • Açlık hissini reddetme
  • Vitaminsizlik nedeniyle çeşitli sağlık sorunları
  • Mide bulantısı

Birbirinden farklı özelliklere sahip yeme bozukluğu türlerinin tedavisi için en doğru öneri; belirtilerin ilk tespit edildiği zamanda uzman birinden yardım alarak yeme bozukluğu probleminin temeline inmek (problemin temeli psikolojik, hormonal, çevresel ve genetik faktörler olabilir) ve soruna sebep olan etkenleri çözmek için adımlar atmaktır.

Kaynakça:

(*) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/26095891

(**) https://www.biologicalpsychiatryjournal.com/article/S0006-3223(13)00647-1/fulltext