Mutluluğun formülü hala bulunmamış olsa da mutluluğa açılan kapının anahtarı aslında vücudumuzdaki hormonlarda!  Dopamin, serotonin, oksitosin ve endorfin mutluluğumuzdan sorumlu olan dörtlü. Birçok olay bu nörotransmitterleri tetiklemekte. Motivasyonumuz, üretkenliğimiz ve huzurumuz üzerinde önemli etkiye sahip olan mutluluk hormonlarını, kimse daha fazla üretebilme şansına hayır demeyecektir.  

İşte mutluluk hormonlarının üretimini artırmanın en kolay yolları!

Dopamin

Dopamin, bizi hedeflere ulaşmak için harekete geçme konusunda motive eder ve onlara ulaşma isteğimizi arttırır. İşleri sürekli erteleme, kişinin kendinden şüphe duyması ve motivasyon eksikliği düşük dopamin seviyeleri ile bağlantılıdır.

Peki dopamini artırmak için neler yapabilirsiniz?

Büyük hedefleri küçük parçalara ayırarak başlayın. Sadece ana bitiş çizgisine geldiğinizde beyninizin kutlamasına izin vermek yerine, dopamini aşamalı olarak salgılayabilmek için bir dizi küçük bitiş çizgisi oluşturabilirsiniz. Ayrıca kutlamalar başlı başına çok önemlidir. Bu yüzden hedefinize ulaştığınızda, en sevdiğiniz şeylerle kendinizi ödüllendirmeyi ihmal etmeyin.

Hedefe ulaştıktan sonra dopamin yoksunluğu yaşamamak için mevcut olan hedefe ulaşmadan önce bir sonraki hedeflerinizi belirleyin. Bu, dopamin için sürekli bir akış sağlayacaktır. Bir işverenseniz, ekibinizin başarılarını takdir edin, örneğin onlara bir e-posta göndermek veya bir bonus vermek, dopamin üretimlerinin ve gelecekteki motivasyonlarının artmasını sağlayacaktır.

Serotonin

Serotonin kendimizi değerli hissettiğiniz zaman artar. Yalnızlık duygusu ve depresyon serotonin olmadığı zaman ortaya çıkar. İnsanların suç çetelerine dahil olma ve suç faaliyetlerinde bulunmalarının bir nedeni yetiştirilme tarzı olsa da bir diğer sebep de bu eylemlerin serotonin salınımını arttırmasıdır. Ayrıca antidepresanların çoğu da serotonin üretimini artırma prensibine dayanır.                                                   

Geçmişte gerçekleştirdiğiniz önemli başarılara odaklanmak, beynin bu deneyimi yeniden yaşamasına izin verir. Beynimiz, gerçek ve hayal edilen geçmiş arasındaki farkı anlatmakta güçlük çeker, bu yüzden her iki durumda da ayrım yapmaksızın serotonin üretir. Şükran günlükleri yazmak ve sevdiklerimize teşekkür notları göndermek de bu açıdan faydalıdır. Bize değerli olduğumuzu ve hayata da değer verdiğimizi hatırlatırlar. Stresli bir günde serotonin desteğine ihtiyacınız varsa, geçmiş başarıları ve zaferleri düşünmek için birkaç dakikanızı ayırın. 

En az 20 dakika güneşlenmek de cildinizin D vitamini ve serotonin üretimini destekleyen UV ışınlarını emmesine yardımcı olur. Çok fazla ultraviyole ışın almak iyi olmamasına rağmen, her gün bir miktar güneş ışığı serotonin seviyelerini artırmak için gereklidir.

Oksitosin 

Oksitosin samimiyeti yaratır, güven duyulan sağlıklı ilişkilerin temelini oluşturur. Erkek ve kadınlar tarafından orgazm sırasında, kadınlar tarafından da doğum sırasında salgılanır. Canlıları birbirine bağlayan oksitosinin salınması engellendiğinde hayvanlar yavrularını reddeder. Oksitosin sadakati artırır.  

Yapılan bir çalışmada, tek eşli erkeklerin bir kısmına oksitosin verildi ve diğerlerine böyle bir takviye yapılmadı. Daha sonra erkeklerin davranışları gözlendiğinde, oksitosin verilmiş olan erkeklerin oksitosin verilmemiş erkeklere kıyasla, bekar kadınlarla konuşurken fiziksel olarak daha uzak bir mesafede durduğu görüldü.  

Oksitosin akışını sürdürmenin basit bir yolu ise birisine sarılmaktır. Paul Zak, kişilerarası iletişimin sadece oksitosin arttırmakla kalmayıp, kardiyovasküler stresi azalttığını ve bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirtmekte. Sadece uzaktan selamlaşmak yerine, sevdiğiniz birine sarılarak selam verin. Zak, her gün sekiz kez sevdiklerinize sarılmayı önermekte.

İnsanlar bir hediye aldıklarında, oksitosin seviyeleri yükselir. Bir doğum günü veya yıldönümü hediyesi vererek kişisel ilişkilerinizi ve iş ilişkilerinizi güçlendirebilirsiniz. 

Endorfin 

Endorfin, ağrı ve strese karşı savaşan bir hormondur. Anksiyete ve depresyonun hafifletilmesine yardımcı olur. Kuvvetli bir antrenman veya yarış sırasında tüm yorgunluğa karşın sporcuların son kez atağa geçmesi endorfin sayesinde mümkün olur. Morfine benzer şekilde, ağrı algımızı azaltarak, vücudumuzda analjezik ve yatıştırıcı görevi görürler.

Düzenli egzersizin yanı sıra, gülmek de endorfin salınımını tetiklemenin en kolay yollarından biridir. Örneğin, bir stand up gösterisi veya komedi filmi izleyerek kahkaha atmak ve her an kahkaha atma beklentisinde olmak endorfin seviyelerinizi arttırır. Komik videolar izlemek veya arada arkadaşlarınızla şakalaşmak da endorfin seviyenizi yükselten iyi bir yoldur. 

Aromaterapi yapın! Vanilya ve lavanta kokuları endorfin üretimi ile doğrudan bağlantılıdır. Araştırmalar, bitter çikolata ve baharatlı yiyeceklerin beyne endorfin salgılatabildiğini göstermektedir. Hızlı bir endorfin takviyesi için masanızda birkaç farklı aromaterapik yağ ve biraz da bitter çikolata bulundurmayı ihmal etmeyin.