Pantone her sene yılın rengini açıklar. 2018’in renginin Ultra-Violet, 2017’nin renginin Greenery, 2016’nın renklerinin Rose Quartz ve Serenity olması gibi. Moda dünyası ile ilgisi olmayanların dahi kulağına çalınır bu. Peki merak ediyor musunuz bu renkler nasıl seçilir, kim karar verir?

2018’in rengine 2016’da karar verildiğini biliyor muydunuz?

Tam 2 sene önceden o senenin rengine karar veriyorlar çünkü takibinde yapılacak çok iş var! O renklerin çerçevesinde iplikler dokunacak, kumaşa dönecek, kumaşlar satın alınacak ve moda tasarımcıları koleksiyonunda kullanacak. Sonra satın almacılar mağazalarına yerleştirecekleri tasarımları seçecekler, satın aldıkları koleksiyonlar yüksek adette üretilecek, mağazalara gelecek ve biz onları raflarda göreceğiz. Beğenip, deneyip, kasaya yöneleceğiz.

Rengin seçimi bütün süreci fitilleyen adım ise ve tüketici olarak bir kıyafeti alırken ilk renge bakıyorsak bu seçim oldukça önemli bir karar olsa gerek, değil mi? Peki kim veriyor böyle önemli bir kararı?

Pantone, Intercolor, WGSN, The Color Association of United States (“CAUS”) gibi bu alanda uzman lider şirketler ve kuruluşlar tarafından belirleniyor. Kulağa “Hadi bu senenin tonu nil yeşili olsun!” gibi geliyor olsa da hiç küçümsemeyelim çünkü arkada buzdağı gibi bir süreç var. Pantone’de isimleri açıklanmayan 8-12 kişilik bir grubun örtülü kapılar arkasındaki toplantısından, WGSN’de farklı farklı ülkelerden gelen 150 kişilik bir zirveden çıkma kararlar var. Rengin seçimi noktasına daraltana kadar bu toplantılarda ilk önce dünyayı etkileyen makro trendler masaya yatırılıyor.

Büyük resim teknolojik, sosyolojik, tüketim, ekonomi, çevre duyarlılığı gibi dünyanın gidişatını şekillendiren etkenlerden oluşuyor.

Sadece makro değil, mikro platformda; sinema, spor karşılaşmaları, global etkinlikler ve mimari tasarımlar gibi faktörlerin de etkisi var.

Toplantılara katılan ve bunun karar vericisi olan kişiler bu gözlemi yapabilmek için Milano, Paris, Londra, New York gibi önemli şehirlerin yanı sıra Orta Doğu’dan Güney Afrika’ya, Brezilya’dan Asya’ya kadar dünyanın her bir köşesini geziyorlar. Gözlemlerle, örneklerle, önerilerle dönüyorlar. Karar masasının çevresinde toplandıklarında ortaya onlarca fikir ve konsept koyuyorlar. Bunları süzüp 3-4 ana fikre indirmek kolay olmasa gerek!

Seçimi etkileyen sadece makro trendler değil rengin aura’sındaki psikolojik etkiler de göz önünde bulunduruluyor. Örneğin öncesinde kahverengi; ölüm, toprak ve kiri hatırlatan bir renk iken 3. Nesil kahveciler ve kahvenin envaye çeşidi moda olduğundan beri kahverenginin “Iced Coffee / Buzlu Kahve” tonunun yılın en önemli 12 renginden biri arasına girmesi de sosyal hayatın renklerin algısını nasıl şekillendirdiğine bir örnek.

Pantone firmasının Başkan Yardımcısı Laurie Pressman renkleri “Fizyolojinin ve psikolojinin sessiz dili” olarak betimliyor. Renklerin insanın modunu değiştirdiğini biliyoruz, bunun için ne güzel bir tasvir yapmış. Gelinliklerin beyaz oluşunun saflığı, polis üniformalarının lacivert oluşunun güveni tetiklemesi gibi…

2018’nin rengi olan Ultra-Violet, mistik morun bir tonu olmasından ileri gelen bir gizem barındırıyor.

7. Çakranın rengi olması da gizeminin üstünü fosforlu kalemle çiziyor olsa gerek. Bu imgelemenin yarattığı gizemli ve soyut çerçeve ile morun kompleks ve yoğun bir renk oluşu bir araya gelince işin içine karizma katıyor, öyle değil mi?

Pek tabii ki “2018’de mutlaka koleksiyonlarında bu rengi kullanmalısın.” gibi bir dikteden bahsetmiyoruz. Lakin sessizce altını çizelim ki kullanmamak da ticari risk getiriyor çünkü tüketicinin eli moda olan renge uzanıyor. Bu renk bana gitmez diye düşünüyor olsanız bile; mağazanın vitrininde, arkadaşınızın üstünde, koltuk kılıfında, bir araba renginde hatta yatak nevresiminde bile bu renk karşımıza çıkınca göz aşinalığı istek uyandırmaya başlıyor.

Mesela 2013’ün Emerald Green / Zümrüt yeşili’nde bu durum yaşanmıştı. En başta bu renge eli gitmeyenler bile er ya da geç dolaplarına bu rengi soktular. Ultra-violet sarışına, esmere ve kumrala herkese yakışacak bir mor tonu! Bu sebeple satımlı olması bekleniyor. O halde Gucci’den Moschino’ya, Versace’den Salvatore Ferragamo’ya birçok moda evinin koleksiyonlarında bu rengi kullanmasına şaşmamak gerekir, değil mi?

Peki, siz dolabınızda ultra-violet rengine yer açacak mısınız?

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:



Zehra Elif Zevulun

Elif, ODTÜ İşletme ve University of Illinois Chicago MBA mezunudur. Uzun yıllar, uluslar arası şirketlerin pazarlama departmanında çalıştıktan sonra 2007 yılında moda internet sitesi, Zelfist.com’u kurmuştur. Website, sosyal medya ve Zelfist Youtube kanalının 300.000’e yakın takipçisi bulunmaktadır. Bu süreç içerisinde Elele Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmüştür. Hepsiburada’da Moda İletişim Müdürü...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP