Bedeni tanımak, insanın kişisel özellikleriyle birlikte kendini tanıma ve tanımlama sürecinin aldığı kadar zaman almayacaktır. Bedeni tanıdıkça daha sağlıklı ve mutlu bir hayat mümkün hale gelir. Peki, bedeni doğru yöntemlerle keşfetmenin ve buna göre beslenme rotaları belirlemenin yolları neler olabilir?

Bedenimizi tanımaya öncelikle bir mevcut durum tespiti yaparak başlayabiliriz

Vitamin ve mineral düzeylerini bir doktor eşliğinde ölçümlemek ve kendisinin değerlendirmelerini dikkate almak iyi bir ilk adım olacaktır. Tavsiyeleri doğrultusunda gerekiyor ise takviyele almak ve beslenme konusundaki yönlendirmelerine uyum sağlamak önemlidir. Bu aşamada mevcut duruma bağlı olarak bir beslenme uzmanından da destek alınabilir.

Bir sonraki adım, izlem aşaması ve tepki kontrolü olmalı

Mevcut durum tespiti sonrası izleme aşamasına geçmeli ve vücudumuzun verdiği tepkilere kulak kabartmalıyız. Geçmiş deneyimlerimiz de bu aşamada çok işe yarayacaktır. Süt ve süt ürünleri, baklagiller, hayvansal ürünler, meyveler, gluten içerikli gıdalar vb. tüketimlerimiz sonrası vücudumuzdan aldığımız tepkileri değerlendirmek ve not almakta fayda var.

İlginizi çekebilir: Glütensiz Beslenmek Gereklilik Mi Yoksa Tercih Mi?

Tepkileri ölçümlerken denemeler de yapmak mantıklı olacaktır. Burada özellikle deneyeceğimiz bir beslenme şekli var ise etkilerini tam olarak anlayabilmek için 6-8 hafta denemeyi sürdürmek gereklidir. Bu süre sonunda ilgili beslenme şekli hakkında ve vücudumuzun bu beslenme şekline uyumu konusunda daha detaylı fikir edinmiş olabiliriz.

Tüm bu çalışmaları yapmak ve neticeleri almak biraz zaman alacaktır ancak sistematik yaklaşımla yaptığımız bu bedeni tanıma yolculuğunun bizi ulaştıracağı sonuçlar hayat boyu yardımcımız olacaktır.

Sürdürülebilir beslenme planı şart!

Sonrasında da sürdürülebilir beslenme politikalarımızı oluşturmuş olacak ve bu politikalar içerisinde beslenmeye devam ettiğimiz müddetçe bedenimizden de olumlu yanıtlar alabileceğiz. Aksi durumların ortaya çıkması halinde de bu sistematiği yeniden işletmek işe yarayacaktır.

Bu süreçte sağlıklı yaşam konusunda okumalar yapmak da bizi alternatifler konusunda zenginleştirecektir. “Ne yersek oyuz.” bence son yıllarda beslenme ile ilgili kurulmuş en iyi cümlelerden birisi. Ağzımıza attığımız her şeyin gerek fiziksel gerekse mental olarak bizi ne kadar çok etkilediğini unutmamakta fayda var.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı Beslenme Düzenine Geçişi Kolaylaştıracak 8 İpucu

Ben genellikle bir mühendis gözü ile konuya yaklaşıyorum.. Bu iş proses ile bir girdi ve çıktı meselesi aslında. Ne kadar sağlıklı girdileriniz olur ise prosesiniz o kadar sağlıklı yürüyor. Prosesinize aldığınız yabancı maddeler sizin tolerans sınırlarınız içerisinde ise sorun olmuyor ancak bunu aşan ölçülerde kimyasal içerikli girdiler varsaproses de bundan olumsuz etkileniyor. Sizin tolerans kabiliyetinizi de yine beslenme ve yaşam şekliniz belirliyor.

Ben kendi deneyimlerimden ve araştırmalarımdan edindiğim sistematik hakkında sizleri bilgilendirmeye çalıştım. Herkese bedeni tanımak ve anlamak konusunda bol şans diliyorum.

Güneş Kocamanoğlu kimdir?

Çevre mühendisi olan Güneş Kocamanoğlu, 2004 yılından bu yana yönetim sistemleri alanında çalışıyor. Sistem kurma ve uygulama tecrübesi edinirken denetçilik alanında gerekli eğitimleri alarak masanın farklı taraflarında da yer alıyor ve “Wellbeing” çalışma alanlarını hayatının en önemli parçalarından birisi haline geliyor. Haşimato ile üniversite son sınıfta tanışmasının ardından insülin direnci gelişiyor ve uzun yıllardır süregelen beslenme konularındaki ar-ge çalışmaları devam etme kararı alıyor. 2014 yılının onun için bir dönüm noktası olduğunu söylüyor ve sağlıklı yaşama dair her konunun daha fazla içine girdiğini anlatıyor. Bilgi en güzel paylaştıkça çoğalır mantığı ile açtığı Instagram sayfasında öğrendiklerini ve denediklerini paylaşıyor. Hesabı @ecofoodysun isimli adresten takip edebilirsiniz!