Biohacking ile bedeninizin potansiyelini optimize edebilir ve “en iyi versiyonunuza” ulaşabilirsiniz!

Silikon vadisi yatırımcısı, teknoloji girişimcisi ve “The Bulletproof Diet” isimli çok satan kitabın yazarı Dave Asprey, “biohacking” kavramını biyolojinizi, yaşamınızı ve vücudunuzu daha iyi kontrol edebilmeniz için içeriden ya da dışarıdan bedeninize temas eden ve çevrenizi sarmalayan her şeyi değiştirme sanatı ve bilimi olarak tanımlıyor. Böylece, kendinizi daha iyi hissedebiliyorsunuz.

Biyolojiyi değiştirme kavramı kadınlar için yeni bir durum değil aslında! Hormonları manipüle ederek doğurganlığı kontrol altına alabilmeyi yüzyıllar önce öğrenmiş (ayın döngüsüne bakarak yumurtlama dönemini değiştirme). Modern çağda ise doğum kontrol haplarıyla doğurganlığı kontrol altına almaya çalışmakta. Bu yüzden bedenleriyle daha uyumlu yaşayan kadınlar, erkeklere göre gerçek birer biohacker’lar!

Enerjiniz düştüğünde, yeme ihtiyacınız arttığında, yorgunluk, isteksizlik ya da ruh hali değişikliği yaşadığınızda kısaca hormonlarınız size karşı çalışmaya başladığında onları tersine çevirmeyi istemez miydiniz? Hormonlarınızın saatini tersine çevirip, biyolojinizi değiştirebileceğiniz beş maddeyi sıralıyoruz!

Beslenmenizi yönetin

Yediğiniz her şeyin bağırsak floranızı etkilediğini unutmayın. Mikrobiyom olarak bilinen ve bağırsakta yaşayan bakteriler topluluğu, sağlıklı bir bedene sahip olmanız için son derece önemlidir. Bağırsaklardaki bakteri çeşitliliği ne kadar fazlaysa otoimmün sisteminizle doğrudan ilgili olan hastalıklarla, kanserle ya da demans gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşma ihtimaliniz de o kadar düşüyor.

Lifli gıdalar burada önemli rol oynuyor. Bu nedenle her gün mutlaka lifli sebzeler tüketmeli, şeker ve fast-food gibi vücuttaki iltihabı tetikleyen besinlerden uzak durmalıyız. Başta şeker olmak üzere işlenmiş gıdalar bağırsak florasını olumsuz etkiler. Bunlar yerine avokado gibi iyi yağları, ıspanak, lahana gibi yeşil yapraklı sebzeleri tüketmekte yarar var. Karbonhidrat grubunda ise tatlı patates ya da glütensiz kepekli tahıllar tüketilebilir. Beslenmeyi doğru şekilde yönetebilmek için kalori hesabı yerine besinlerin niteliklerini değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Daha fazla (daha iyi) uyuyun

Uyku kalitesi sağlıklı bir yaşam sürmek için sanıldığından çok daha önemlidir. Uykusuzluk, glikoz kullanımını ve iştahı kontrol eden hormonların salgılanmasını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle kötü uyunan bir gecenin sabahında canınız bolca karbonhidrat tüketmek isteyebilir. Telefon ve bilgisayar gibi elektronik cihazlardan yayılan mavi ışık geceleri biyolojik saatinizi bozar ve bedeniniz de “gündüz” etkisi yaratır. Bu da bedeninizi yanıltır. Daha kaliteli ve iyi bir uyku için evdeki elektronik cihazları tamamen kapatmak etkili bir çözüm olabilir.

Stres ve gerilimi azaltın

Kadınların erkeklerden daha stresli olduğunu biliyor muydunuz? Stres hormonu olarak da bilinen kortizol, insanları yorgun ve gergin kılar. Bu da enerjimizin ve üretkenliğimizin azalmasına neden olur. Günlük hayatımızda stres elbette kaçınılmazdır ancak bunu azaltarak ya da doğru şekilde yöneterek vücudumuza vereceği zararları bertaraf edebiliriz. Sağlığımız için sabahları meditasyon yapmak, haftada bir masaj yaptırmak ve zihnimizi genç tutacak çeşitli aktiviteler gerçekleştirmek stres ve gerilimi azaltmak için işimize yarayabilir.

Daha fazla hareket edin

İnsanların ne yazık ki az bir kısmı düzenli egzersiz yapıyor. Oysa düzenli egzersiz kilonuzu kontrol atında tutmaya ve yağ dokusunu azaltmaya yardımcı olur. Vücutta biriken fazla yağlar endokrin sistemimizi bozar, insülin direnci riskini artırır ve belki de ağrılı ve iltihaplı birçok hastalığın tetikleyicisi olabilir. Egzersiz yapmak ise hem cinsel gücü hem de kas kütlesini artırır. Yoga, yürüyüş gibi düşün yoğunluklu egzersizlerle yüksek yoğunluklu egzersizler arasında bir denge kurarak daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz.

Sosyalleşin

Stresle gelen kortizol hormonuyla baş etmek için oksitosin hormonundan yararlanabiliriz. Oksitosin, sosyalleşmeyle ortaya çıkar. İyi bir sosyal yaşantısı olan kadınların vücudunda daha fazla oksitosin salgılandığı biliniyor. Bu da bir tür mutluluk hormonu… Yapılan araştırmalar sosyal açıdan aktif kadınların hastalanma riskinin de daha düşük olduğunu ortaya koyuyor.

Alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük değişikliklerle daha iyi bir yaşantıya kavuşabilir, bedenimizi daha iyi yönetebiliriz. Bunun için pahalı yöntemlere gerek yok. Bu saydığımız beş maddeyi gerçekleştirerek iyi bir başlangıç yapabiliriz.

Konu ile ilgili “daha fazla” bilgiye aşağıdaki yazılardan da ulaşabilirsiniz:

Kaynak: Harvard Health, Parsley Health

Lıve To Bloom

Daha iyi bir seçim yaptık ve yaşama çiçek açtık!...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP