Her gün yanınızdan ayırmadığınız ve gün içinde en az bir kere kullandığınız ne var hayatınızda diye sorsam çoğunluğunuzun cevabı muhtemelen cep telefonu olur. İletişim kurmamıza araç olarak yaşamlarımıza giren cep telefonları “akıllı” özellikleri ile ayrı olmayı düşünemediğimiz parçalarımızdan biri haline geldi.

Akıllı telefonlar sayesinde sadece mesajlaşmak ve konuşmakla kalmıyoruz; sosyal medyada başkaları ile bağ kuruyor, internetten alışveriş yapıyor, fotoğraflarımızı başkalarına gösterebiliyor hatta hiç tanımadığımız kişilerle paylaşıyor, e-mailleri kontrol ederek haftalık programları organize ediyor, evimizin alarm sistemini kurabiliyor, eve gelmeden klimayı açabiliyoruz.

Olmazsa olmazlarımıza dönüşen akıllı telefonların özellikleri arttıkça iHunch (gergin boyun, sağlıksız omurga ve omuz duruşunu temsil eden bir rahatsızlık) olmaya başlayan bedenlerimizin farkında mıyız?

Akıllı cep telefonları duruşumuzu bozuyor

Çevrenize ellerinde telefonla bir şeyler yapanlara bir bakın ve özellikle başlarının nasıl durduğuna dikkat edin; hafif kamburumsu görünümleri dikkatinizi çekecektir.

iHunch yani iKambur, Yeni Zelandalı fizyoterapist Steve August tarafından bulundu. I-Hunch sırtta oluşan kamburla beraber omurgada yaşanan ciddi problemlerin sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlık anlamına geliyor. İnsan başının normal ağırlığı 5,5 kilogram. Başımızı öne 60 derece açıyla eğersek boyunu etkileyen stres 27 kilo oluyor. Hayal etmek isterseniz 5 adet bowling topunu başınızın üzerine yerleştirdiğinizi bir düşünün. Tahmin edin neler oluyor…

Steve August, omuz çöküklüğü yaratan üst sırt dokusunun katılaşmasını yaşayan kişilerin artan oranda kendisine başvurmaya başladığını fark edince, yaptığı araştırmalar sonucu cep telefonlarının bedenin duruşunu bozduğunu fark etmiş. Araştırmalarına devam ederken mutsuz, depresyonda olan kişilerin de aynı şekilde bir beden formuna sahip olduklarını, yani omuz çöküklüğü ile kamburluk problemi çektiklerini görmüş.

Korktuğumuzda veya kendimizi güçsüz hissettiğimizde de kamburlaşarak içe doğru çökme eğilimi gösteriyoruz. Steve August, 2010 yılında yayınlanan bir makalesinde depresyon yaşayan hastalarının başları öne eğik, omuzları çökük ve kolları iç tarafa dönük şekilde beden postürlerinin olduğunu belirtmiş.

Smart (akıllı!) telefon kullananlar ve depresyondakiler aynı beden postürüne sahip

Depresyonda olmasanız veya kendinizi mutsuz hissetmeseniz bile beden postürünüz bozuldukça, omuzlar içeri dönüp kamburlaşma ortaya çıktıkça, ruh haliniz ve duygu durumunuz da değişiyor.

Health Psychology’de yer alan bir araştırmada, depresyon yaşamamış katılımcılara 2 ayrı oturma şekli uygulatılmış. Birinde içeri çökük ve kamburlaşmış beden duruşunda kalmaları istenirken diğerinde dik ve gözler ileri bakacak şekilde oturmaları istenmiş. Deney gereği, her iki tarafa da gerginlik ve stres yaratabilecek iş görüşmeleri ayarlanmış. Kambur duranlar özgüvensiz ve duygu durumu dengesiz bir tutum sergilerken kaygılı tepkiler de göstermişler. Dik olanlar ise özgüvenlerini ortaya koyarak iş görüşmesinde olumlu etkiler yaratmışlar.

Bedenin duruşu sadece öz güvenimizi ve duygularımızı etkilemiyor aynı zamanda negatif düşünce yapısını da tetikliyor. Dik ve kambur oturma arasındaki farkı ortaya çıkaran birçok araştırma var. Pozitif ve negatif düşünce yapımızdan olayları hatırlama şeklimize, üretkenliğimizden yaratıcılığımıza kadar beden duruşumuz her şeyi etkiliyor.

iHunch – iKambur duygu durumumuzu ve davranışlarımızı nasıl etkiliyor?

New York Times’ın bir araştırmasında, insanların kullandığı teknolojik aletlerin boyutuna dikkat çekiliyor. Küçüldükçe, yani laptoptan cep telefonuna doğru gidildikçe, bedende kasılma ve kapanma yani içeriye dönük depresif ruh hali yaşatan duruşun etkisi artmaya başlıyor. Bu etkinin oluşması için cep telefonunun sadece 5 dakika kullanılması yeterli.

Ellerinizden telefonlarınızı bırakın diyemiyorum. Demem için benim de bırakmam gerekir. Akıllı telefonlar hayatımızda aktif rol oynamaya devam ediyorlar ve etmeye de devam edecekler gibi görünüyor. Yeter ki onları kullandığımız zaman beden duruşlarımızın farkında olalım.

Cep telefonu kullanırken nelere dikkat edebiliriz?

  1. Bedeninizin farkında olun
  2. Başınızı dik, çenenizi yere paralel tutun
  3. Omuzlarınız arkada, rahat olsun. (sanki hayali duvara dayanmış gibi.. ya da gerçeğine dayanın)
  4. Koltukta oturuyorsanız ayaklarınızı yere düz olarak basın

Eğer boyun veya sırt ağrılarınız başlamışsa o zaman yoga yapmaya başlamanızı öneririm. Özellikle yoga terapi, bu tarz ağrılara odaklı çalışmalar yapıyor. Fizik tedaviye gerek kalmadan kamburlaşma durumuna çözüm bulabilirsiniz. Yoga yapmaya devam ettikçe postürünüz düzelir, omurganız hizalanır ve başınızın yerinin olması gereken yerine geldiğini de zamanla fark edebilirsiniz.

Meltem Fakabasmaz kimdir?

İstanbul’da doğan Meltem, FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri Mühendisliği okumak için rotasını Kıbrıs’a çevirdi. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak tamamladığı mühendislik eğitiminin ardından dergilerle başlayan medya ilişkisi Sinema-TV master ile sinema sektörüne doğru kaydı. 5 yıla yakın filmlerle yaşadığı yakın ilişki zamanla onu televizyon reklam prodüktörlüğüne doğru yöneltti.

2015 yılından bugüne kadar ise toplam 1000 saati aşkın yoga eğitimi dersi aldı. Halen severek yapmaya devam ederken; öğretmek kadar öğrenci ruhunu da korumayı ve keyfini çıkarmayı seviyor. 

E-RYT® 200, RYT® 500, YACEP® Yoga Alliance sertifikalarımla beraber Yoga Terapi, Nefes ve Meditasyon ile ilgili ayrı uzmanlık belgelerim var. İstanbul’da çeşitli stüdyolarda grup dersleriyle beraber yogauni sitesinden evde yogasını yapmaya devam edenlerle buluşmaya çalışıyor. Şu an Chopra Center Ayurvedik Yoga Terapi eğitimime devam ediyor, NLP konusunda uzmanlaşmak için eğitim alıyorum.  

İlginizi çekebilir!