Yayınlanmaya başladığı ilk günden beri herkesin büyük ilgi ile takip ettiği HBO dizisi Game Of Thrones yeni sezonuyla tekrar ekranlara döndü. George R. R. Martin’in dünya çapında ün kazanmış ve çokça okunan kitap serisinden uyarlanan dizi, 8. sezonu ile final yapıyor.

“Tahta kim oturacak?” “John Snow ve Khalesi ilişkisi nasıl sonlanacak?” “White Walkers’ın akıbeti ne olacak?” gibi sorularla hayranlarını her hafta büyük bir sabırsızlıkla ekran başına kilitleyen dizi, genellikle erkek ekseninde ilerliyor gibi görünse de senaryonun alt metninde daha derin anlamlar yatıyor. Erkek karakterlerin fazla ön plana çıktığı konusunda eleştiriler alan dizi aslında feminist ve sivil itaatsiz bir yazar olan George R. R. Martin’in önderliğinde yazılıyor. Savaş sahnelerinin bu kadar kanlı ve vahşi sahnelenmesindeki temel amaç da yazarın savaşın ne kadar kötü ve yıkım dolu bir şey olduğunu gösterme çabasından süregeliyor.

Game Of Thrones’un güçlü kadınları

Kadın karakterlerin hikayedeki yeri direkt göze sokularak anlatılmasa da üzerine düşünüldüğünde ve çözümlemeye gidildiğinde kadınların özellikle dizi ilerledikçe aslında bütün olaylarda kilit rolde olduklarını görüyoruz. Dizinin başından beri bir erkek hikayesi şekilleniyor gibi görünüyor ama Game Of Thrones’da gücü elinde tutan tek bir taraf var; kadınlar, cüceler ve hadım edilmişlerden oluşan ötekiler.

Hazır dizi final sezonundayken Game Of Thrones kadınlarının karakter gelişimlerini ve büyük hikayedeki asıl rollerini birlikte inceleyelim. Fakat baştan uyarmakta fayda var, dizinin uzun süreli takipçisi değilseniz yazı bazı spoiler’lar içerebilir.

Arya Stark

Dizi başladığında henüz küçük bir kız çocuğu olan Arya’nın hikayesi oldukça dramatik. Ailesinin bütün üyelerinden ayrı kalan ve çoğunun ölümüne şahitlik eden Arya yıkılmak yerine ayakları üzerinde durup intikam almak için uğraşıyor. Toplumsal bakış açısı ile değerlendirdiğimizde küçük bir kızdan beklenenin tam tersi bir karakter üzerinde ilerleyen Arya, intikamı için kimliğinden bile vazgeçiyor.

Daenerys Targaryen

Dizinin en kilit karakterlerinden biri olan Daenerys Targaryen, dizi başladığında haline en çok üzüldüğümüz karakterlerden biriydi. Kendini neredeyse sıfırdan ve baştan yaratan diğer bir adıyla Khaalesi, erkekler dünyasında ayakta kalan ve en çok güç sahibi olan karakterlerden birine dönüştü. Abisi tarafından neredeyse satılarak evlendirilen fakat bütün olumsuzluklara rağmen ağlamak yerine savaşmayı seçen Khaalesi, Game Of Thrones dünyası finalinde çok büyük kilit rollerden birine sahip olacak gibi görünüyor.

Sansa Stark

Dizinin başında Joffrey Baratheon ile evlilik hayalleri kuran, hanım hanımcık, geleneksel ve mevki düşkünü tavırlar sergileyen Sansa Stark’ın 8 sezon boyunca yaşadığı karakter dönüşümü onu Game of Thrones’un en kritik kadınları arasına yerleştirmeye yetiyor. Babasının ölümünde dahi sesini çıkaramayan Sansa; Cercei’nin ve Joffrey’nin üstün zalimliği, ailesinin parçalanışı ve Ramsey ile olan imtihanıyla kraliçe olma hayali kuran bir genç kızdan kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen, varlığına ve ailesine sahip çıkan, özgüvenli bir kadına, Winterfell Leydisi’ne evriliyor.

Catelyn Stark

Stark hanedanının annesi Catelyn Tully Stark, izleyicileri (özellikle de Jon Snow hayranlarını) iki farklı düşünceye bölen karakterlerden. Kimileri Catelyn’in güçlü, korkusuz ve ailesi için her şeyi göze alan lider ruhlu bir karakter olduğunu savunurken kimileri de samimiyetsiz ve merhametsiz bir Stark olduğunu ileri sürerek pek çok olaydan Catelyn Stark’ı sorumlu tutabiliyor. Geleneksel ve muhafazakar bir motif olarak karşımıza çıkan Catelyn Stark, cesareti ve dik başlılığıyla dikkat çeken karakterler arasında yerini alıyor.

Cersei Lannister

Hayatını hanedanlığa adayan bir diğer karakter Cercei, belki de dizinin güce en düşkün kadın karakteri. Onun her şeye rağmen Lennisterları birlik içinde ve “tahtta” tutma çabası, çevresindeki herkese karşı takındığı acımasız tavır, çocuklarının ölümünün ardından bile çeşitli stratejilerle düşmanlarına fire vermeme çabası aslında kendi içinde yaşadığı tüm korku ve çaresizliği ortaya koyuyor. Ancak yaşadığı ve yaşattığı her şeye rağmen başını eğmeyen ve her türlü yöntemle her seferinde yeniden ayağı kalkan Cercei Lannister; intikam, acımasızlık, kibir, güç, tutku ve kurnazlığın Westeros’ta vücut bulmuş hali. Üzerinde oturduğu taht şu an sallantıda gibi görünüyor olsa da son sezonun kaderini değiştirecek kritik karakterlerden biri olarak dizideki baskın varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Savaşın, kanın, intikam ve güç oyunlarının yaşandığı dizide kadınların gerek arka planda gerek ön planda bariz bir şekilde tüm olayların seyrini değiştiriyor oluşu ve Ygritt, Brienne of Tarth, Missandei, Melisandre, Ellaria Sand ve kızları, Yara Greyjoy ve Tyrell kadınları gibi pek çok güçlü kadın karakterin varlığı Game of Thrones’u klasik bir savaş dizisi olmaktan ayrıştırmaya yetiyor da artıyor!

İlginizi çekebilir!