Çoğu insan pek çok diyeti denemiş olmasına rağmen kilo verememekten yakınır. Peki kilo verememe sorununun arkasında genlerinizin saklı olabileceğini biliyor muydunuz?

Cambridge Üniversite’sinin başlatmış olduğu bu tartışma konusu üzerine kilo verememe sorunu için pek çok araştırma yürütülmeye başlandı. Yapılan araştırmalarda (*) zayıf, normal kilolu ve aşırı kilolu insanların DNA’ları incelendi. İncelemeler sonucunda ise zayıf insanların kalıtımsal yapısının kolay kilo alan insanlardan farklı olduğu saptandı.

Kilo verememe sorununun ardındaki “genetik miras” nedir?

Araştırmada, “zayıf” kategorisinde incelenen katılımcıların vücut kitle endeksinin 18’in altında olması, herhangi bir yeme bozukluğu ya da sağlık problemlerine sahip olmaması gözetildi. Araştırmayı yürütebilmek için katılımcılardan salya örnekleri toplanarak genel sağlık durumları ve hayat tarzları hakkında da detaylı sorular soruldu. Her iki fiziksel yapıya sahip olan kişilerin, genetik geçmişinin ve soy yapısının önemli rol oynadığı fark edilirken stresin de büyük bir faktör olduğu ortaya koyuldu.

Genel ve Bariatrik Cerrah Mir Ali’ye göre, bir insanın kilosunu belirleyen en büyük faktörlerden biri genetiktir. Ancak yalnızca genetiğe odaklanarak diğer faktörleri göz ardı etmek ise sakıncalı ve hatalıdır.

Genetik mirasımıza rağmen nasıl sağlıklı bir vücut ölçüsüne sahip oluruz?

DNA yapısının inkar edilemediğini göz önünde bulundurursak kolay kilo alan insanların genel sağlıklarını ve vücut yapılarını korumaları için uygulayabilecekleri pek çok yöntem bulunmakta.

Bu yöntemlerin en başında ise egzersiz yapmak var. Dr. Mir Ali, haftanın beş günü boyunca en az 30 dakikalık egzersizler yapmak gerektiğini vurguluyor. Bir düzene girmek, aktif olmak, günde 30 dakika boyunca vücudu etkin bir şekilde çalışır vaziyette tutmak bütünsel sağlığa da iyi geliyor.

Egzersizin ardından büyük önem taşıyan faktörler arasında su içmek geliyor. Günde en az 2-3 litre arasında su tüketmenin önemini vurgulayan uzmanlar; vücuttaki lif oranının korunması, dehidrasyonun önlenmesi ve sağlıklı bir kilo seviyesine ulaşılması için bu oranın korunması gerektiği görüşünde.

Bunların haricinde sağlıklı beslenme kültürünü de bir alışkanlık haline getirmek, sağlıklı beslenmeyi geçici bir süreç olarak düşünmemek çok önemli. Aksi takdirde, hızlıca verdiğiniz 10 kiloyu üç ay içerisinde geri almanız oldukça kolay.

Kilo verme aşamasında, moral ve motivasyonda önemli faktörler arasında. Bir diyetisyenle birlikte kilo verme sürecini yürüttüğünüzde, gerekli uygulamaları yerine getirdiğinizde ve kendinize olan inancınızı kaybetmediğinizde kilo vermek için önünüzde herhangi büyük bir engel kalmamış oluyor.

Bir diyete başlamayı düşünüyor ama yapacağınız diyetten emin olamıyorsanız başlamadan önce kendinize şu iki temel soruyu sorabilirsiniz:

  • Bu diyeti hayatımın sonuna kadar yapmak ister miyim?
  • Bu diyeti çocuklarıma önerir miydim?

Genetik yapınız sizin isteğinizin dışında kodlanmış olsa bile kilo verememe sorunu ile başa çıkabilmek için sağlıklı bir hayatı tercih etmek tamamen sizin elinizde.

İlginizi çekebilir!

Kaynak:

(*) https://journals.plos.org/plosgenetics/article?id=10.1371/journal.pgen.1007603