Instagram @leandramedine

Bazen mutluluk gülümsemeyi getirir, bazen de gülümsemek mutluluğu. Etrafımızdaki iyi ve güzel olan her şeyde gülümsemenin dokunuşlarını görebiliriz. Mutluluk, pozitif olduğu kadar da bulaşıcı; keyif verici ve iyileştirici özellikler taşır. Gülümsemenin gücü beynimizi etkisi altına alarak bizleri hem fiziksel hem de psikolojik olarak daha iyi bir seviyeye ulaştırmaya yardımcıdır.

Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle dolaşanlara müjde: Gülümsemeye devam etmek için çok sebebiniz var. İşte gülümsemenin gücü hakkında merak ettiğiniz her şey!

1. Gülümsemek, iyi hissetmemize yardımcı olan nörotransmitterleri harekete geçirir

Endorfin, dopamin ve serotonin hormonlarından oluşan ve kişinin iyi hissetmesine yardımcı olan nörotransmitterler gülümseme eylemiyle aktive olurlar. Gülümseme eylemi nöropeptid isimli molekülleri harekete geçirir ve bu moleküller tüm vücuda sinirsel mesajlar iletir. Gülümsemenin yarattığı pozitif mesaj, bedenen ve zihnen rahatlayıp iyi hissetmeyi mümkün kılar.

İlginizi çekebilir: Mutluluğun Sırrı Bulundu: Dopamin, Serotonin, Endorfin ve Oksitosin Hormonları Ne İşe Yarar?

2. Gülümsemek, stresi azaltır

Gülümsemeyle meydana gelen serotonin artışıyla beyinde antidepresan etkiler meydana gelir. Bu sayede kalp atış hızı yavaşlar ve kan basıncı azalır. Stres yaratan düşünceler yerini mutlu düşüncelere bırakır.

İlginizi çekebilir: Stres Nedir? Şehir Stresi ile Başa Çıkma Yolları Nelerdir?

3. Gülümsemek, sosyal ilişkileri iyileştirir

Gülümsemek gerçekten de bulaşıcıdır. Sokaktan geçen tanımadığınız birinin size gülümsediği ve sizin de otomatik olarak gülümsemeyle karşılık verdiğiniz mutlaka olmuştur. “Ayna nöron” adı verilen etki tepki sistemiyle ilgili araştırmalar, gülümsemenin karşı taraf tarafından gülümseme eylemiyle yanıtlandığını ortaya koymaktadır. Bu sayede gülümsemek, sosyal ilişkileri kuvvetlendirir, kişiler arasındaki bağı onarır ve anlaşmazlıkları çözümlemeye yardımcı olur.

4. Gülümsemek, gençleştirir

Çok mimik kullanan insanların yüzlerinin çabuk kırıştığı, göz ve dudak çevresinde derin çizgiler oluştuğu söyleniyor. Cilt kırışıklığı genetik ve çevresel etkenlere bağlıdır. Cilt doğru uygulamalarla temizlenmediği, nemlenmediği veya zararlı ışınlara maruz kaldığında kırışma eğilimine yatkındır. Mimik kullanmanın kırışıklık artışına kesinlikle etki etmediğini söylemek doğru bir genelleme olmaz ancak cilt kırışıklıklarını tamamen gülümseme eylemiyle bağdaştırmak da yanlış bir yaklaşımdır.

Bilinenin aksine, gülümsemek yüz kaslarını yukarı kaldırdığı için kişinin daha genç görünmesine yardımcı olur. Yapılan araştırmalar, gülümseyen insanların gerçek yaşından ortalama 3 yaş daha genç göründüğünü ortaya koymaktadır.

5. Gülümsemek, enerjiyi ve verimi artırır

Gülümseme eylemi genel sağlığa da pozitif etkilerde bulunur. Stresin azalmasına yardımcı olup nörotransmitter aktivitesini artırarak bağışıklık sisteminin daha verimli çalışmasına katkı sağlar. Rahatlayan vücut, düşük kan basıncı, dengeli ruh hali gibi etkenler sayesinde de kişinin strese ve kaygıya bağlı hastalıklardan korunma şansı artış gösterir.

Bir diğer yandan, gülümsemenin iş hayatındaki verimi yükselttiği de birçok araştırma tarafından kanıtlanmış durumdadır. Gülümseyen kişiler kendine güvenen ve çevresine güven aşılayan bir profil çizdikleri için iş hayatında başarılı olurlar. Aynı zamanda iş arkadaşlarıyla pozitif ilişkiler geliştirebilir, daha yaratıcı, uyumlu ve verimli bir çalışma ortamı yaratmaya destek sağlarlar.

İlginizi çekebilir: Gün Boyu Enerjik ve Dinç Kalmanın Yolları