Sağlığınızı, beslenme alışkanlıklarınızı ve hayat tarzınızı geliştirmek istiyorsanız Japonların hayatlarına bir göz atmanızı öneririz. İşte Japonların uzun ve sağlıklı hayatlarının sırları!

Japonların günlük hayatlarındaki tercihleri

Kanser, felç ve kalp hastalıklarının tedavisinde çok büyük ilerlemeler kaydeden Japonların bu tedavilere oldukça az ihtiyaç duyuyor olmalarının nedeni günlük yaşantılarındaki tercihlerinin sağlıklı ve ölçülü olması.

Yapılan bir araştırmaya göre dengeli beslenme alışkanlıkları, minimal obezite seviyeleri ve stresle baş etme konusundaki başarılarının bir sonucu olarak dünyanın en sağlıklı insanları seçilen Japonlar, büyük bir sağlık problemi yaşamadan ortalama 73 yaşına kadar yaşıyor. Bu oran Amerikalılarda ise 65. Peki Japonlar dünyanın kalanından farklı olarak ne yapıyorlar?

1. Hara-hachibu prensibi

Bu prensip için porsiyon kontrolü de diyebiliriz. Genellikle küçük porsiyonlar tercih eden Japonlar, yaklaşık yüzde 80 oranında doyunca yemek yemeyi bırakıyorlar. Yemeğin miktarından çok tadını önemsedikleri için göz korkutmayan porsiyonlarla hem yemeğin tadını çıkartıyor hem de yemeğin sonunda pantolon düğmelerini açmak zorunda kalmıyorlar.

İlginizi çekebilir: Yeme Farkındalığı ile Açlığınızı Tanımlayın

2. Hazır yemeklerden kaçınıyorlar

Şişkinlik yapan, gereğinden fazla yağ ve tuz içeren, kilo alımına yol açan ve kan şekeri dalgalanmalarına neden olan hazır yiyeceklere hayatlarında yer vermiyorlar. Akşam yiyecekleri yemeklerin malzemelerini de yorgun olma ihtimallerine karşı sabah vakitlerinde hazırlıyorlar.

3. Mucize gıdalara inanmıyorlar

Japonlar, “mucize gıda” olarak adlandırılan besinler yerine tabaklarının çok çeşitli olmasına önem veriyorlar. Diyetlerinin dengeli olabilmesi için yemeklerinde mutlaka her besin grubundan 15 farklı malzeme kullanmaya özen gösteriyor ve yeterli besini almayı tercih ediyorlar.

İlginizi çekebilir: İlaç Gıdalar: Bütünsel Sağlık İçin Gökkuşağını Tüketin

3. Buğday yerine pirinç tercih ediyorlar

Yüksek kalorisi nedeniyle ilk bakışta pek sağlıklı bir opsiyon olarak görülmese de buğdaydan daha besleyici olan pirinci tercih ediyorlar.

4. Çevreye duyarlı bir politika izliyorlar

Çevreyi ve doğayı koruyan pek çok yasası olan Japonya, doğayı sağlıklı ve herkes için erişilebilir tutmaya önem gösteriyor. Kalabalık şehirlerde minimum seviyede stresle yaşayabilmek için toplumsal seviyede bir işbirliği içinde olan Japonlar, her zaman yanlarında çöp torbalarını taşıyıp çöplerini ayırarak bireysel anlamda üzerlerine düşen geri dönüşüm görevini yerine getiriyorlar. Ayrıca su tüketimini düşürmek ve lokal ekosistemlerine destek olabilmek için de pek çok politika izliyorlar.

İlginizi çekebilir: Çevreye Duyarlı 6 Belgesel Önerisi

5. Aktif yaşıyorlar

Ulaşım için oldukça gelişmiş bir toplu taşıma sistemine sahip olan Japonlar, trenler ve otobüslerden oluşan bu sistemin içine sağlık için şart olan günlük yürüyüşleri de entegre ediyorlar. Toplu taşıma kullanan her bireyin, spor salonuna gitmeden, günlük ortalama 1 saat yürümesini sağlayan bu sistemle kendilerine aktif bir hayat sağlıyorlar.

6. Zen yaşam prensibi

Japonya’daki herkes düzenli olarak Zen meditasyonu yapmasa da Japonya Zen Budizm’inin doğduğu yer. Yani Japon kültürünün oldukça büyük bir parçasını oluşturan Zen, insanların günlük yaşam biçimi. Mindfulness, yavaş yaşam tarzı ve daha pek çok akımı halihazırda uygulayan Japonlar, bisiklet tamir ederken, yürürken, yemek yaparken veya çimleri biçerken Zen meditasyon pratiklerini de uyguluyor. Böylelikle daha farkında bir yaşam sürebiliyorlar.

İlginizi çekebilir: Ichigo Ichie: 10 Maddede Japonların Mutluluk Felsefesi



Sıla Bakır

1993 yılında doğan Sıla, lisans eğitimini 2017 yılında Bilkent Üniversitesi İletişim Tasarım Bölümü’nde tamamladı. Lisansüstü eğitimine devam etmeye karar vererek Politecnico di Milano’da Stratejik Tasarım Master’ı yapmaya başladı. Sağlıklı ve dengeli hayat tarzı konusundaki merakı sonucunda bol bol araştırma yapmakta, karşısında çıkan yeni fikirleri denemekten ve bunları paylaşmaktan büyük keyif...

DAHA FAZLASINI OKU

BLOOM SHOP